Tbmm’de Görüşülen Torba Yasası

AK Parti Kilis Milletvekili ve Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu Üyesi Hüseyin Devecioğlu, TBMM gündeminde bulunan torba yasasındaki düzenlemelere ilişkin bir kısım sendika ve meslek kuruluşlarınca ortaya atılan iddiaların gerçeklerle ilgisi

Milletvekili Devecioğlu, yaptığı yazılı açıklamada, TBMM gündeminde kamuoyunda Torba Yasa olarak bilinen bir dizi düzenleme yapılmakta olduğunu belirterek, "Başta emeklilerimizin maaşlarına ek artış sağlamaya yönelik yapılan bu düzenlemede; çalışanlarımızın lehine birçok hak getirilmekte çalışma hayatı içinde yer alan pek çok bürokratik engel ortadan kaldırılmaktadır. Vatandaşlarımızın ve özellikle çalışanlarımızın çalışma koşullarını iyileştiren düzenlemenin asıl amacı, işsizlik mücadele edecek ektedbirlerin getirilmesi yanında; genel olarak çalışma hayatının kalitesini artırmaktır. Kamuoyunun yakından takip ettiği ve yeni haklar getiren yasayla ilgili nedense bazı sendikalar ve meslek kuruluşlarınca bir süredir aleyhte propaganda faaliyetleri yapılmaktadır. Her yasal düzenlemenin eleştirel yanlarının bulunması doğaldır. Ancak, DİSK, KESK, TMMOB ve TTB tarafından Torba Yasayla ilgili yapılan yazılı açıklamada kamuoyu bilinçli olarak yanıltılmaya çalışılmış ve gerçek dışı iddialar ortaya atılmıştır.İddia edildiği gibi; İşsizlik Sigortası Fonu’nun amaçları dışında kullanılması söz konusu değildir. Aksine yapılan düzenlemelerle işsizlik sigortası fonundan çalışanların yararlanmaları kolaylaştırılmakta, kısmi süreli çalışanların dahi işsizlik ödeneğinden yararlanmalarına imkânı sağlanmaktadır. Aktif istihdam programları ile işgücü piyasası araştırma ve planlama çalışmaları yapmak üzere fondan ayrılacak payındaha etkin ve verimli bir şekilde kullanılması ve mevcut kullanım alanlarına ilave olarak,işgücünün istihdam edilebilirliğini artırmak, istihdamı artırıcı ve koruyucu tedbirler alma ve uygulama amacıyla kullanmaya yönelik düzenleme yapılmaktadır.Ülkemizin öncelikli sorunu işsizlik olduğuna göre fonun işgücünün istihdam edilebilirliğini artırmak, istihdamı artırıcı ve koruyucu tedbirler alma ve uygulama amacıyla kullanılması doğal bir gerekliliktir. Mahalli idarelerde istihdam edilen ihtiyaç fazlası işçilerin kanunda belirtilen kamu kurumlarına aktarılmaları işçilerimizin lehine olan biruygulamadır. Bilindiği üzere adrese dayalı nüfus kayıt sistemine geçilmesi üzerine bazı belediyelerin nüfusu büyük oranda azalmıştır. Bu belediyelerin merkezi idareden aldıkları pay da nüfusa paralel olarak azalmış personeli norm kadronun üzerinde olan belediyeler personel maaşlarını ödeme güçlüğüne düşmüşlerdir. Halen mahalli idarelerde 122 bin 343 işçi norm kadrosu bulunmasına karşın 174 bin 644 işçi çalışmakta, norm kadro fazlası 52 bin 301 personel bulunmaktadır. Bu işçilerimiz de bir kısmı aylarcaücretlerini alamamakta aileleri ile birlikte geçim sıkıntısı yaşamaktadırlar. Bu durumun düzeltilmesi için sürekli olarak ilgili mercilere talepte bulunmaktadırlar. Diğer yandan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nca yürütülen toplum yararına çalışma programına en yoğun başvuru yapılan alanlardan biri de okulların temizlik hizmetlerinin yapılması olmuştur. Yapılan düzenleme belediyelerde uzun süredir mali imkânsızlıklardan dolayı maaşlarını alamayan işçilerin ihtiyaç duyulan ve maddede belirtilen kamu kurumlarına aktarılmasından ibarettir. Böylece mahalli idarelerdeki ihtiyaç fazlası işçilerimiz kanunda gösterilen kamu kurum ve kuruluşlarına aktarılarak aylıkücretlerini, kıdem tazminatlarını ve diğer sosyal haklarını düzenli bir şekilde alabilmelerine imkan sağlanmaktadır. Bu düzenleme ile belediyelerde hizmet alımı yolu ile taşeronlaşmanın yaygınlaşacağı yönündeki iddianın da hiçbir dayanağı bulunmamaktadır. Zira aktarılacak işçiler zaten mahalli idarelerdeki ihtiyaç fazlası işçiler olup, yerlerine işçi alınmayacağı gibi bu ayrılacak işçiler gerekçe gösterilerek ilave hizmet alımı yapılmasına müsaade edilmeyecektir. Memurların kurumlar arasında 6 aya kadar kamu yararı ve hizmet gerekleri gibi gerekçelerle geçici görevlendirileceği, memurların ve işçilerin başka kurumlaraödünç verileceği iddiaları da tamamen gerçek dışıdır. Zira memurların geçici görevlendirilmelerini düzenleyen maddede bu geçici görevlendirmelerde memurun muvafakatinin aranacağı açıkça belirtilmiş, istisnai durumlar için kamu yararı ve hizmet gerekleri gözetilerek üstelik Devlet Personel Başkanlığının görüşü alınmak suretiyle geçici görevlendirme yapılabileceği belirtilmiştir. Tasarıda norm kadrosu fazlası memurların ihtiyaç fazlası personel olarak 4/C statüsüne geçirilmesine yönelik bir düzenlemeolmadığı gibi böyle bir niyette yoktur. Kanun tasarısı ile evden çalışma uzaktan çalışma ve çağrı üzerine çalışma biçiminde esnek çalışma modelleri getirilerek iş yaşamının esnek ve kuralsız hale getirildiği bu şekilde çalışanların eksik çalışmalarına ilişkin primlerini ceplerinden ödeyecekleri, sağlık sigortasından yararlanamayacakları, asla emekli olamayacakları, gelirinin yüzde 12’si oranında prim ödemeyenlerin sağlık hizmetlerinden yararlanamayacakları, kadın emeğinin sömürüleceği yönündeki iddialar dakamuoyunu yanlış ve yanlı bilgilendirmeye yönelik tamamen gerçeklerden uzak iddialardır.çağrı üzerine çalışma yeni getirilen bir çalışma modeli değil halen İş Kanununda mevcut olan bir çalışma şeklidir. Çağrı üzerine çalışmanın yeni getiriliyormuş belirtilmesi dahi ortaya atılan iddiaların asılsızlığının ve önyargılığın bir göstergesidir" dedi.Bütün dünyada olduğu gibi Türkiye’de gelişen teknolojik imkanlar ve çalışma hayatındaki yenilikler nedeniyle ortaya çıkan evden çalışma ve uzaktan çalışma olarak tabir edilen çalışma şekillerine yönelik şu anda her hangi bir düzenleme olmadığından bu şekilde çalışanlar bu gün kayıt dışı çalışmakta dolayısıyla sosyal güvenceden ve İş Kanunundan kaynaklanan güvencelerinden yoksun bulunduğunu vurgulayan Devecioğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Yapılan düzenleme ile hali hazırda evden çalışma ve uzaktançalışma yöntemine göre çalışanlar hukuki güvence ve kaypdüzeltilmesi için sürekli olarak ilgili mercilere taleptıt altına alınmakta, İş Kanunundan ve sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan bütün haklardan yararlanabilmelerine imkan tanınmaktadır. Kısmi çalışanların çalışmadıkları günlere ilişkin sigorta primlerini yatırmalarına imkan sağlanarak iddiaların aksine zamanında emekli olabilmelerine imkan sağlanmaktadır. Bugün ayda 16 gün çalışan kısmi süreli çalışan bir işçinin emekli olabilmesi için60 yıl çalışması gerekmektedir. Yapılan düzenleme ile kısmi süreli çalışanlara da tam süreli çalışanlarla aynı süre ve şartlarda emekli olma imkanı getirilmektedir. Tasarının genelinde kadınlarımız için getirilen düzenlemelerin göz ardı edilerek kadın emeğinin sömürüleceği iddialarında bulunmak en hafif tabirle insafsızlıktır. Evlerinden firmalara parça başı iş yapan kadınlarımız tasarı ile kayıt altına alınmakta, sosyal güvenceye ve iş kanunundan kaynaklanan diğer bütün hak ve güvencelerekavuşturulmaktadır. Ayrıca kadın istihdamına yönelik teşvikler getirilmekte, bu çerçevede kadınlarımızın sigorta işveren prim payı 54 aya kadar süreyle devlet tarafından karşılanmaktadır. Ayrıca, erken doğum (prematüre) yapan kadınlarımıza doğum öncesi izinlerini doğum sonrası kullanma imkanı verilmektedir. Kamuda çalışan kadınların emzirme izinleri ilk 6 ay için günde 3 saate sonraki 6 ay için günde 1,5 saate çıkarılmaktadır. Meslek lisesi öğrencileri, meslek yüksek okulu öğrencileri ve çıraklıkokulu öğrencilerinin aynı kategori içine sokulacağı stajyerlik uygulamasıyla bunların mağdur edileceği yönündeki iddialarda tamamen gerçeklerden uzaktır. Tasarıda çırakların mevcut durumunu değiştiren hiç bir düzenleme yer almamaktadır. Hali hazırda mesleki öğrenim gören öğrencilerin staj imkânı hemen hemen hiç yokken, staj yapanlara doğru dürüst ücret ödenmezken hatta staj yapabilmek için öğrenciler işyeri bulamazken staj imkânının geliştirilebilmesi için 10 personel çalıştıran işyerlerinde de öğrencilerinstaj yapabilmelerine imkan tanınmaktadır. Ayrıca, meslek yüksek okullarının öğrencilerine ve mesleki teknik eğitim veren yüksek okulların öğrencilerine de staj imkanı getirilmektedir. Mesleki eğitim veren okullarda staj eğitim eğitimin bir parçası olup kapsamın genişletilmemesi halinde gerekli biçimde eğitim almaları mümkün olmayacaktır. ihbar tazminatına hiçbir etkisi bulunmamaktadır. Kaldı ki bu düzenleme hali hazırdaki kanunda da mevcut olup toplu iş sözleşmesi ile bütün işçiler için dört aya kadararttırılabilmesine yönelik hüküm bulunmaktadır. Tasarı ile bu husus ilk defa işe girenler içinde dört ay olabilecek şekilde düzenlenmektedir. İlk defa işe girecekler için deneyimin nedenli önemli olduğu açıktır. İşverenler işe alacakları işçilerin deneyim sahibi olmalarını tercih etmektedir. Nitekim genç işsizliği oranı ortalama işsizlik oranının oldukça üzerindedir. Böylece ilk defa işe girecek olanların istihdamı kolaylaştırılmaktadır".
Kaynak: İHA