Tarım İşçilerinin Çileli Yaşamı

Mevsimlik tarım işçilerinin çilesi bitmiyor.

Mevsimlik Gezici Tarım İşçilerinin Çalışma ve Sosyal Hayatlarının İyileştirilmesi’ne ilişkin genelgeye rağmen bir sosyal güvenceleri olmaksızın sabahın erken saatlerinden akşama kadar tarlalarda çalışan işçiler yorgunluklarını atmak üzere gittikleri çadırlarında da ayrı ayrı sorunlarla boğuşuyor. Hatay’ın Kırıkhan ilçesine havuç toplamak için gelen aileler, zorlu kış şartlarına dayanmaya çalışıyor. Çadırlarda yaşam mücadelesi veren aileler için yayınlanan genelgeye rağmen bir iyileştirme yapılmadı. Tarlalarda günlük en fazla 25 TL yevmiye ile çalışan Gülten İstekli, 3 çocuğunun doktor parasını bile karşılayamamaktan şikayetçi oldu. Çalıştıkları firmanın yakınına kurdukları çadırlarında hayatın çok zor geçtiğini anlatan İstekli, "Zor şartlar altında bir de çocuklarla birlikte olmak çok zor.Üşüyorlar, acıkıyorlar. Kızım okul çağında ama eşimle çalışmak zorunda olduğumuz için kızım okula gidemiyor. Hastalıktan kurtulamadık. Aldığımız yevmiyeyi yemek ve ısınmak için aldığımız odun kömüre harcıyoruz. Çağdışı bir ortamda susuz, tuvaletsiz yaşam büyükleri bir derece ama çocukları çok etkiliyor. Çocukları durdurabilmek çok zor. Toprağın içindeler. Kaldığımız çadırlar korunaklı değil. Her şey bir yana ben üşümeye razıyım ancak çocuklarımın okula gidebilmeleri için devletin bize yardımetmesini bekliyorum. Yılın 11 ayı buralardayız, tarlalardayız. Çocukların eğitimi için çok geç bile kaldık. Ama durumumuz belli"Memleketlerindeki kısıtlı iş imkanı nedeniyle yevmiyeyle çalışmak için şehir şehir dolaştıklarını söyleyen Salih Çelik de, beraberlerinde getirdikleri çocuklarını kendi imkanları ile okula gönderdiklerini ancak uzak mesafedeki okula çocukların yaya olarak gidip gelmek zorunda kaldıklarını söyledi. Yaşadıkları alanda kurulan çadırlarda kalanların sayısına bakıldığında köy statüsünde olduklarını ve burada yaşayan çocukların okula gidebilmeleri için servise ihtiyaç duyduklarını söyleyen Çelik, sözlerine şöyle devam etti: "Şu an buradan yaya olarak okula giden çocuk sayısı 5’i geçmez. Ancak bir servis imkanı sağlanırsa eğer bu sayı 15-20’yi bulur. Bunu devletten bekliyoruz. Odun yardımı bize yapılmıyor. Kışın bir muşamba altında yaşamanın zorluğunu biz çok iyi biliriz. Geceleri soğuk olduğu için soğukoluyor. Devlet bir an önce bizlere yardım elini uzatmalı"Adem Saykı da çok sayıda okula gidebilecek çocuklarının bulunduğunu, fakat imkanların sağlanamamasından dolayı gönderemediklerinden şikayet etti. 2010 yılında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan imzalı "Mevsimlik Gezici Tarım İşçilerinin Çalışma ve Sosyal Hayatlarının İyileştirilmesi" genelgesi Resmi Gazete’de yayınlanmıştı. Genelgede işçilerin ihtiyaç duyduğu ekmek ve yemek pişirme, çamaşır ve bulaşık yıkama ile tuvalet ve banyo mahalleri gibi asgari ihtiyaçların karşılanacağı barınma yerlerinin işverenlerce karşılanmasının sağlanacağı kararı bulunuyor. Mevsimlik işçilerin yerleşim alanlarının doğa olaylarından fazla etkilenmeyecek, elektrik, su, kanalizasyon, yol gibi hizmetlerin sunumunun kolaylıkla sağlanabileceği, sağlık şartları uygun, tehlikeli tesislere ve girilmesi yasak yerlere yeterli mesafede, barınacak işçilerin sayısına uygun büyüklükteki hazine arazileri arasından seçilmesine özen gösterilmesi istenmişti. Genelgede ayrıca toplulaştırılmış çadır yerleşim yerlerinde il özel idarelerince seyyar kolaylık tesisleri kurulması bu tesislerde tuvalet, banyo, çamaşır ve bulaşık yıkama yerleri ile ekmek pişirme imkanları ve gerektiğinde derslik olarak kullanılabilecek sosyal tesis bulundurulması planlanmıştı.
Kaynak: İHA