Ak Parti Mkyk Açıklaması (1)
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, basında yer alan Başbakan Erdoğan’ın Libya Lideri Kaddafi’ye de Mısır Devlet Başkanı Mübarek’e yaptığı çağrıyı yapması beklentisi ile ilgili, "Sayın Başbakanın kime, ne zaman, ne şekilde hitap edeceğinde esa
IHA007B179-SIY/21-ŞUB-016C-1DCB- AK PARTİ MKYK AÇIKLAMASI (1)- AK PARTİ GENEL BAŞKAN YARDIMCISI ÇELİK: - (BAŞBAKAN ERDOĞAN’IN KADDAFİ’YE ÇAĞRI YAPMASI BEKLENTİSİ) "SAYIN BAŞBAKANIN KİME, NE ZAMAN, NE ŞEKİLDE HİTAP EDECEĞİNDE ESAS BELİRLEYİCİ OLAN ŞEY BİRİLERİNİN ARZUSU VE ISMARLAMASI DEĞİL, KENDİ VATANDAŞIMIZIN CAN VE MAL EMNİYETİ, SÖZ KONUSU HALKLARIN CAN VE MAL GÜVENLİĞİ VE KARŞILIKLI MENFAATLERDİR"- "DIŞ POLİTİKA ÖFKE VE DUYGUSALLIKLA YAPILMAZ. AK PARTİ’NİN DIŞ POLİTİKASI ÇOK YÖNLÜDÜR, ÇOK HASSAS OLARAK YAPILMAKTADIR" - "LİBYA’YA MÜTEŞEBBİS OLARAK GİDEN VE ÇALIŞAN HİÇBİR VATANDAŞIMIZIN LİBYA’NIN İÇİŞLERİNE KARIŞTIĞI VE OLAYLAR İÇERİSİNDE YER ALDIĞI KESİNLİKTE TESPİT EDİLEMEMİŞTİR" - "ORADA OLUP BİTENLERDEN TÜRKLERİ SORUMLU TUTMAK, KESİNLİKLE KABUL EDİLEBİLECEK BİRŞEY DEĞİLDİR" MÜGE TUTCALI ANKARA (İHA) - AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, basında yer alan Başbakan Erdoğan’ın Libya Lideri Kaddafi’ye de Mısır Devlet Başkanı Mübarek’e yaptığı çağrıyı yapması beklentisi ile ilgili, "Sayın Başbakanın kime, ne zaman, ne şekilde hitap edeceğinde esas belirleyici olan şey; birilerinin arzusu ve ısmarlaması değil, kendi vatandaşımızın can ve mal emniyeti, söz konusu halkların can ve mal güvenliği ve karşılıklı menfaatlerdir" dedi. Çelik ayrıca, dış politikanın öfke ve duygusallıklayapılmayacağını belirterek, "Adeta sırtımızda yumurta küfesi ve yumurtaların arasında yürür gibi büyük bir hassasiyetle dış politika yapılmaktadır" diye konuştu. Çelik, AK Parti MKYK toplantısının ardından düzenlediği basın toplantısında, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu ve basın mensuplarının sorularını cevaplandırdı. Çelik, Libya’da yaşanan halk ayaklanmasına ilişkin de değerlendirmelerde bulundu. Parti ve hükümet olarak olayları dikkatle ve endişeyle izlediklerini vurgulayan Çelik, Libya’nın dost ve kardeş bir ülke olduğunu, Libya halkı ile Türk halkı arasında ciddi tarihi kardeşlik bağları olduğunu anlattı. Libya’nın Türkiye için herhangi bir ülkeolmadığını, Libya’da 25 binin üzerinde ekonomik faaliyet gösteren ve çalışan Türk vatandaşı olduğunu ifade eden Çelik, "Meselenin bu cephesi bizi ilgilendiriyor. Arzu ederiz ki, dost ve kardeş Libya halkı bu süreci şiddete, daha fazla can kaybına gitmeden; talana ve yağmalara müsaade etmeden huzur ve barış içerisinde atlatır. Gayretimiz ve temennimiz bu yöndedir" diye konuştu. "BAŞBAKANIN KİME NE SÖYLEYECEĞİ ISMARLAMA İLE BELİRLENMEZ"Kuzey Afrika ülkelerinde ve Ortadoğu’daki halk hareketlerini aynı format içinde görmenin temel bir yanlış olduğunu da belirten Çelik, "Her ülkenin ayrı bir yapısı ve olayların farklı bir karakteri vardır. Hepsine toptancı olarak aynı gözle bakmak bizi yanılgıya düşürür" dedi. Basında, Başbakan Erdoğan’ın Mısır Devlet Başkanı Mübarek’e yönelik ’halka kulak ver’ çağrısının hatırlatıldığını ve Libya için de benzer açıklamaların beklendiğini kaydeden Çelik, şunları kaydetti: "Sayın Başbakanın kime, ne zaman, ne şekilde hitap edeceğinde esas belirleyici olan şey; birilerinin arzusu ve ısmarlaması değil, bizatihi kendi vatandaşımızın can ve mal emniyeti, milli menfaatlerimiz ve söz konusu halkların can ve mal güvenliği, huzur içinde yaşaması ve karşılıklı menfaatlerdir. Esas olan budur. Kime neyin, ne zaman söyleneceği malumunuz ciddiyet gerektirir. Dış politika öfke ve duygusallıkla yapılmaz. AK Parti’nin dış politikası çok yönlüdür, çok hassas olarak yapılmaktadır, çok ciddidengeler gözetilerek yapılmaktadır. Adeta sırtımızda yumurta küfesi ve yumurtaların arasında yürür gibi büyük bir hassasiyetle dış politika yapılmaktadır. Bunların göz ardı edilmemesi gerekiyor." "AİLELER ENDİŞE DUYMASIN" Çelik, başta Başbakan Erdoğan olmak üzere ilgili tüm bakanlık ve kuruluşların Libya’daki vatandaşların öncelikle can güvenliği sağlanarak ülkelerine dönmeleri için çaba harcadığını da belirterek, tüm zorluklara rağmen uçakların havalandığını ve gemilerin yola çıktığını söyledi. Libya’daki Türk vatandaşlarının sağ salim ülkelerine kavuşmalarının birincil meseleleri olduğunu da vurgulayan Çelik, Başbakan Erdoğan’ın meseleyi bizatihi kendisinin takip ettiğini kaydetti. Olaylarla ilgili sağlıklı haber alınamadığını ve bu yüzden de vatandaşlarda panik havası oluştuğunu belirten Çelik, paniğe gerek olmadığını vurguladı. Çelik, Libya’da akrabası olanların endişe duymamasını istediklerini de belirterek, gerekenlerin yapıldığını söyledi. Çelik ayrıca uçakların bir kaz daha inememesi durumunda en kötü ihtimalle İskenderiye üzerinden vatandaşların tahliyesi yoluna gidileceğini de bildirdi. "TÜRKLERİN SORUMLU TUTULMASI KABUL EDİLEMEZ" Basın mensuplarının sorularını da cevaplandıran Çelik, Libya Lideri Kaddafi’nin oğlu Seyfülislam Kaddafi’nin isyandan Türkleri de sorumlu tutan ve ’Ülkeyi İtalyan ve Türklere bırakmayacağız’ şeklindeki açıklamasının hatırlatılması üzerine, şunları kaydetti: "Bugüne kadar Libya’ya ekonomik faaliyetler dolayısıyla oraya müteşebbis olarak giden ve çalışan hiçbir vatandaşımızın Libya’nın içişlerine karıştığı ve olaylar içerisinde yer aldığı kesinlikte tespit edilememiştir. Bizim başkasının işine karışmak gibi bir niyetimiz olmadı, bundan sonra da olmaz. Vatandaşlarımızı da özellikle bundan alıkoymaya çalışıyoruz. Orada olup bitenlerden Türkleri sorumlu tutmak, kesinlikle kabul edilebilecek bir şey değildir."Seyfülislam Kaddafi’nin açıklamasında daha çok tarihe atıf olduğunu belirten Çelik, tarihte Osmanlıların asırlarca Libya’da bulunduklarını hatırlattı. Çelik, "Buraya atıfta bulunarak, bugün Libya’nın Libyalılara ait olduğunu söylüyor. Ama eğer bu formatta söylenmiş bir söz ise bu çok talihsiz bir beyandır. Bunu da kabul etmek mümkün değildir" dedi. "DURUŞUMUZ VE BAKIŞ AÇIMIZ EVRENSEL" Libya’nın bu süreci en az zararla geçirmesini temenni ettiklerini belirten Çelik, "Biz demokratik standartlar ve evrensel hukuk prensipleri, insan hak ve özgürlükleri konusunda şu veya bu ülke arasında bir fark gözetmeyiz. Bu konudaki bakışımız ve duruşumuz evrensel bir duruş ve bakış açısıdır. Her ülkenin farklı bir yapısı ve her ülkede olup bitenlerin farklı şartları vardır. Bu şartlar ve yapı göz önüne alınarak hareket edilmelidir. Türk hükümetinin de hareket tarzı budur" diye konuştu. "ARİFE TARİF GEREKMEZ" CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Başbakan Erdoğan’ın Libya konusunda açıklama yapmamasını Kaddafi’den ödül almasına bağlaması, ödülün iadesinin gündeme gelip gelmeyeceğinin ve Libya’da Türklerin sayısının çok olmasının Erdoğan’ın Libya konusunda açıklama yapmasına engel olup olmadığının sorulması üzerine, şunları söyledi: "25 bin vatandaşımız orada. Onların can ve mal emniyeti bizim milli menfaatlerimiz, Libya halkının menfaatleri, huzur ve barış içinde olması bizim önceliğimizdir. Sayın Başbakanın kime, ne zaman, ne söyleyeceği siparişle temin edilmez. Devlet yönetimi milli menfaatleri öncelikle gözetmeyi gerektirir. Herhalde bu sözlerim size çok şey anlatmış olmalı. Onun için ’Sayın Başbakan şunu yapacak mı’ şeklinde bir ülke için olan, bir toplum için olan şeyi ille de diğeri için de uyarlamak huyumuzdan vazgeçmeliyiz.Biz insan hakkının her yerde insan hakkı olduğunu düşünüyoruz. Dünyanın neresinde olursa olsun halklar kendi geleceklerini tayin etme hakkına sahip olmalıdırlar. Buradaki duruşumuz evrensel bir duruştur. Bu sözlerimden sonra arif olanlar gereğini almıştır, ariflere fazla tarife gerek yok."
Kaynak: İHA
