Adıyaman Üniversitesine Cezaevi Benzetmesi
Eğitim Bir-Sen Adıyaman Şubesi, adı ihaleye fesat karıştırma ve yolsuzluk operasyonlarıyla anılan Adıyaman Üniversitesine YÖK’ten istenilen soruşturma izninin verilmesini istiyor. Eğitimciler, üniversitedeki operasyonların ardından ’Kişisel çıkar gözetenl
Eğitim Bir-Sen Adıyaman Şubesi tarafından yapılan açıklamada, geçtiğimiz günlerde adı 3. dalga operasyonla gündeme gelen Adıyaman Üniversitesi’ndeki usulsüzlüklerin aydınlatılması istendi. Sendika üyeleri, geçtiğimiz günlerde Adıyaman Üniversitesine ihaleye fesat karıştırma ve yolsuzluk iddiaları üzerine yapılan 3. dalga operasyonun ardından ’Kişisel çıkar gözetenler Adıyaman’a büyük zarar vermiştir’ diyen AK Parti Adana Milletvekili Dengir Fırat’ın, kişisel çıkar gözetenleri açıklamak zorunda olduğunusöyledi. Dengir Fırat’ın yaptığı açıklama sonrasında taraf olduğunu ima eden Eğitim Bir-Sen Adıyaman Şube Başkanı Gaffari İzci, bütün siyasileri ve üniversite yöneticilerini yargıya intikal eden bu konuda daha duyarlı, tarafsız ve hukuka yardımcı olmaya davet etti. İzci, "Son günlerde Adıyaman Üniversitesinde yapılan ihaleye fesat karıştırma ve yolsuzluk operasyonları Adıyaman kamuoyunda en yoğun tartışılan konu olma özelliğini korurken ulusal medyada Adıyaman Üniversitesi ile ilgili yolsuzluk haberleriningündeme gelmiş olması hepimizi derinden üzmüştür. Eğitim sendikalarının sendikal faaliyet alanı içinde olan Adıyaman Üniversitesinin özellikle Sayın Dengir Fırat’ın Adıyaman’a gelmesi ve yargıya intikal eden konu hakkında Adıyaman Üniversitesi yöneticilerine açıkça taraf olabilecek anlamına gelen açıklamalar yapması konuyu gündemin birinci sırasına taşımıştır. Adli soruşturma ve yargıya intikal eden, ondan fazla kişinin tutuklandığı ve savcılık iddianamesinin hazırlandığı böyle bir süreçte, AdanaMilletvekili ve aynı zamanda bir hukukçu olan Sayın Dengir Fırat’ın bu tutumu yargıya müdahale anlamına geleceği ve açıkça taraf olmak niyeti taşıdığı izlenimi vermektedir. Sayın Fırat ’Kişisel çıkar gözetenler Adıyaman’a büyük zarar vermiştir’ sözünde kastedilen ’kişisel çıkar gözetenleri’ açıklamak zorundadır. Muğlak ve adresi belli olmayan ithamlarla bütün Adıyaman halkını vebalden sorumlu tutmak insaf, vicdan ve hukuk diline ne kadar uymaktadır? Soruşturmaya konu olan suçlamaların gerçek olmamasıelbette bizim de temennimizdir. Ancak bunu belirleyecek olan müdahil, siyasi ve zamansız mülahaza ve beyanatlar değil bizzat yargının kendisidir. Eğer yargı süreci sonunda suçlamalar gerçek olursa taraf olan siyasiler ve yöneticiler nasıl bir tavır sergileyeceklerdir?" dedi. İzci ayrıca, YÖK’ten Adıyaman Savcılığı’nın talebi olan bu süreçle ilgili soruşturma iznine onay vermesini istedi. Soruşturma tamamlanmadığı sürece Adıyaman Üniversitesi ve yöneticilerinin töhmet altında kaldığını hatırlatan İzci, soruşturma izni verilerek suçsuzların aklanmalarına fırsat verileceğini dile getirdi. İzci, sürecin bu şekilde uzaması halinde yöneticiler dahil herkese zarar vermeye devam edeceğini sözlerine ekledi. ADIYAMAN ÜNİVERSİTESİNİ CEZAEVİNE ÇEVİRDİLER Adıyaman Üniversitesine yönelik yapılan operasyonların ardından yolsuzluk yapan ve ihaleye fesat karıştıranların üniversiteyi cezaevine çevirdiğini söyleyen İzci, "Talihsiz bir beyan olduğunu düşündüğümüz açıklamada ’Adıyaman Cezaevi’ni Adıyaman Üniversitesi’ne çevirdiler. Yakında öğrencilerine cezaevinde eğitim vermek zorunda kalınırsa hiç şaşırmam" ifadesi ile sanki öğretim görevlileri ihale yapıyormuş ve bu yüzden tutuklanmış mesajı verilmektedir. Olaylarla alakası ve haberi olmayan sade Adıyamanlıvatandaşlarımız ne hakla ve nasıl sorumlu tutuluyor? ’Adıyaman Üniversitesi Türkiye’nin en çok ödenek alan üniversitesidir’ diye övülen üniversite yöneticilerinin 25.000.000 TL ödeneğin geri gitmesinde ve bu ihmalde hiç mi dahli yok? Hastaların başka illere gitmek zorunda kalmasından, soruşturma nedeni ile ilgililerin tutuklanmasından, bu yüzden ihalelerin yapılamadığından, dolayısıyla ödeneğin geri gitmesinden ötürü Adıyaman’ın 10 yıl geriye gittiğinden savcılık, emniyet ve yargı mı mesul tutmak isteniyor?Olay bu şekilde dramatize edilerek sürecin sulandırılması ve suçluların kamufle edilmesi mi hedefleniyor?" diye konuştu.
Kaynak: İHA
