Mhp Tbmm Grup Toplantısı...(1)
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Dersim olaylarının Başbakan Erdoğan`ın sunduğu gibi katliam değil apaçık bir ayaklanma olduğunu belirterek, "Başbakan Erdoğan çıkmış, katliam diyerek sunduğu isyanla ilgili olarak, `eğer devlet adına özür dilemek gerekiyorsa ve böyle bir literatür varsa ben özür dilerim ve diliyorum` diyebilmiştir.

Bahçeli, partisinin TBMM`deki grup toplantısında yaptığı konuşmanın büyük bölümünü Dersim tartışmalarına ayırdı. Bahçeli, Dersim isyanı hakkında yapılan yorumların, gündeme taşınan belgelerin ve şuursuz suçlamaların Türkiye`de ana gündem maddelerinden birisi haline geldiğini söyledi. Başbakan Erdoğan`ın, belge diye açıkladığı ve yaşanmış diyerek anlattığı hadiselerin kardeşliğe değil, ayrımcılığa prim vereceğini belirten Bahçeli, "Murat suyunun rengine kadar izahlarda bulunan bu şahsiyetin, çok tehlikelibir oyun oynadığı tartışmasızdır. AKP ile CHP işte bu konu etrafında bilek güreşi yapmakta, bir dönemin kapaklarını kaldırarak aslı astarı olmayan yaklaşımlarla, tarihimizi utanmadan hedef tahtasına haline getirmektedirler" dedi
"DERSİM KATLİAM DEĞİL, İSYANDIR" Dersim`de meydana gelen olayların tanımını ve ismini koymak gerektiğine işaret eden Bahçeli, milletin bu konuda daha iyi aydınlatılması için siyasiler değil tarihçiler ve milli vicdanlarını ipotek ettirmemiş aydınların konuşması gerektiğini söyledi. Bahçeli, şöyle konuştu: "Fakat üzeri örtülemeyecek kadar bariz bir gerçek vardır ki, o da Dersim olaylarının Başbakan`ın sunduğu gibi katliam değil; apaçık bir ayaklanma olduğu hususudur. Düşünebiliyor musunuz; Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı, kendi tarihimizdeki bir isyana katliam diyebilmektedir. Sayın Başbakan eğer biraz onurun, merhametin ve şerefin varsa bu iftirandan dolayı özür dilersin ve sözünü geri alırsın. Hele hele huzurlarında bu yalanı ve temelsiz suçlamayı dile getirdiğin kendi partinin il başkanlarından helallikalırsın. Şundan emin ol ki, şu an hayatta olmayanların haklarını çiğnemen, pervasızca haklarını yemen karşılıksız kalmayacak ve bunun vebali iki cihanda da yakanı bırakmayacaktır. Başbakan ve kol kola girdiği teslimiyet korosu ne söylerse söylesin; Dersim vakası bir isyan girişimidir ve Türk devletinin egemenlik haklarına küstahça meydan okumadır.Bugünün PKK`sı, KCK`sı neyse, Dersim kalkışmasına tevessül edenler de aynısıdır. Bu aşamada sormak isterim ki; bu zaman diliminde bölücü teröre karşı alınan tedbirlerin, yapılan operasyonların özrünü gün gelecek birileri de dileyecek midir?" Cumhuriyet`in ilk yıllarında kurucu kahramanların, demokrasiyi tabana yaymaya çabalarken, aynı zamanda da devlet kurmak için mücadele verdiklerini belirten Bahçeli, "Türkiye Cumhuriyeti kendi varlığına, devlet olmaktan kaynaklanan haklarına ve yetkilerine el ve dil uzatan kanlı niyetlere tabiidir ki haddini bildirmiş ve gerekirse yine bildirecektir" dedi
"ŞEYH SAİD`İN BUGÜN ALKIŞLANMASI UTANÇ VERİCİ" Tunceli il ve havalisinin gerek Cumhuriyet öncesinde gerekse de sonrasında vahim ve son derece düşündürücü olayların merkezinde yer aldığını ifade eden Bahçeli, şunları kaydetti: "Devlet gücünün bölgeye ulaşmasını istemeyen, yardımları reddeden, ıslah ve imar faaliyetlerine direnen yerel güç odakları, dar ve son derece güdük hâkimiyet alanlarını kaybetmemek için durmadan nifak saçmışlardır. Kimi zaman mezhep aidiyetini, kimi zaman etnik kökeni, kimi zaman da dini hassasiyetleri istismar ederek isyan ateşini diri tutmaya çalışan gafillere her devirde fazlasıyla tesadüf edilmiştir. Bunlar çoğunlukla yabancıların güdümüne girmişler, Şark Meselesinin piyonları olmayı gönüllü birşekilde kabul etmişlerdir. Bu itibarla, Türk milletine diklenmekten, kardeş ihtilafını körüklemekten ahlaken ve manen hiç rahatsızlık duymamışlardır. O dönem itibariyle, otorite ve nüfuzlarının kırılacağı, aşiret yapılanmasının bozulacağı endişesine kapılanların başında, son günlerin en çok bahsi geçen ve Dersim`in elebaşlarından birisi olan bölücü şahsiyeti gelmektedir.Şu kadarını söyleyebilirim ki; Batı`nın kışkırtmalarına kucak açanların, yabancılara aman dileyerek yardım talebinde bulunanların, Tunceli`yi özerk ve dokunulmaz bir yer haline getirme aymazlığına soyunanların bugünlerde alkışlanması hazin olduğu kadar da utanç vericidir. Tuncelili vatandaşlarımı ve Alevi kardeşlerimi bütün bu aşağılık sürecin dışında tuttuğumuzu ifade etmeliyim. Onların pırlanta gibi geçmişlerini, isyanla bağdaştırmaya çalışmanın büyük bir densizlik ve ahlaksızlık olduğunu duyurmakisterim." "ADI AYAKLANMA, FAİLLERİ HAİNDİR" Başbakan Erdoğan bilmese de ya da bildiği halde kabul etmese de Türk devlet geleneğinin temelinin düzene, dirliğe ve adalete dayalı olduğunu belirten Bahçeli, "Kurulu düzene ve meşru yönetime karşı silahlı eylem ya da saldırılar dünyanın her tarafında aynı isimle ve yaklaşımla değerlendirilmektedir ve bunun da ismi elbette ayaklanmadır, failleri de haindir" dedi
"İSYANIN BASTIRILMASI DÖNEMİN ANAYASASINA UYGUN" Bahçeli, havaalanı isimlerinin değiştirilmesi ve Mustafa Kemal Atatürk`e kadar dayanan ithamları şiddetle ret ve telin ettiklerini de vurgulayarak, "Dersim isyanı; hükümeti devirme, yeni kurulan Cumhuriyeti yıkma ve ülkeyi parçalama sürecinin ara bir aşamasıdır ve doğru olarak da dönemin devlet yöneticileri Türk milletinin kendilerine yüklediği sorumluluğun gereğini yapmışlardır. Kuşkusuz Dersim isyanına karışanlar devleti yıkmaya tam teşebbüs etmişler ve bu yüzden dönemin Anayasa`sının 149`ncu maddesinegöre de suçlu bulunmuşlardır" diye konuştu
"TÜRK DEVLET LİTERATÜRÜNDE BÖYLE BİR ÖZÜR YOK" Başbakan Erdoğan`ın, katliam diyerek sunduğu isyanla ilgili olarak, `eğer devlet adına özür dilemek gerekiyorsa ve böyle bir literatür varsa ben özür dilerim ve diliyorum` dediğini hatırlatan Bahçeli, "Sayın Başbakan bizzat sana hatırlatırım ki, Türk devlet geleneğinde böyle bir literatür yoktur. Böyle bir melanet ve rezalet hiçbir dönemde vuku bulmamıştır. Bu şekildeki bir pespayelik ve kifayetsizlik ancak seninle görünür olmuştur. Öte yandan ana muhalefet partisi CHP`nin Genel Başkanı da; devlet adınaCumhurbaşkanından özür beklediğini ifade etmiştir. `Özür koalisyonu` bu şekilde kurulmuş ve saflar iyice belirginlik kazanmıştır" diye konuştu
Başbakan Erdoğan`ın, Dersim`in ardından PKK`dan, İmralı canisinden, Türk milletinin tökezlemesini ve sonra da dağılmasını bekleyen yüreksiz ve insanlık müsveddelerinden de özür dileyip dilemeyeceğini soran Bahçeli, "Başbakan Erdoğan ille de özür dileyecekse, yaptıklarından, verdiği zararlardan, milletimize yaşattığı hayal kırıklarından dolayı bunu yapmalıdır" dedi
BAHÇELİ`DEN DERSİM ÖNERİSİ Dersim tartışmalarıyla ilgili üç öneride bulunan Bahçeli şöyle konuştu: "1- Acilen ve kısa süre içinde bir `Tarih Şurası` toplanmalıdır.
2- Bu Şura`da yer alan objektif ve araştırmacı niteliğe haiz değerli tarihçilerden kurulan bir heyete, devletin her türlü imkanı sunulmalı, başta Genel Kurmay Arşivi, TBMM tutanakları, Cumhuriyet arşivi olmak üzere bilgi ve belge edinecekleri tüm kapılar açılmalıdır.
3- Aynı zamanda araştırma ve incelemelerde bulunmak üzere; Rus, Birleşik Krallık ve Fransız arşivlerine girmeleri de sağlanmalı ve her türlü destek verilmelidir.
Yapılacak çalışmalar neticesinde ulaşılan sonuçlar değerlendirmeye tabi tutulmalı ve gerçekler neyse, nelerden ibaretse Türk ve Dünya kamuoyuna açıklanmalıdır.İşte bu durum karşısında; her şey tüm çıplaklığıyla ortaya çıkacak; kimin haklı kimin haksız, kimin hıyanetin tarafında kimin ise milletin yanında durduğu açıklıkla görülebilecektir. O zaman Başbakan Erdoğan`ın foyası resmen ortaya çıktığı takdirde; kendisi Türk milletine kin ve düşmanlık aşılamaktan, tarihimizi keyfince yorumlamaktan ve neden olduğu yıkımdan dolayı Allah`ın izniyle Yüce Divan`da hesaba çekilmekten asla kaçamayacaktır."
