2010 Yılı Yeni Türkiye'nin Miladı Olmuştur

Memur-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu, 2010 yılının Yeni Türkiye'nin miladı olduğunu ve demokrasinin yönünün şeffaflaştığını kaydetti.

2010 Yılı Yeni Türkiye'nin Miladı Olmuştur
Bozdoğan Otel'de Memur-Sen Adıyaman Şube Başkanı Gaffari İzci ve Memur-Sen Konfederasyonuna bağlı sendika başkanlarının katıldığı toplantıda konuşan Memur-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu, sendikanın ülkenin geleceğine ilişkin duruşu ve memurların haklarını koruma adına verdiği mücadeleye vurgu yaptı.
2010 yılının Türkiye için çok önemli bir yıl olduğuna dikkat çeken Ahmet Gündoğdu, 2010 yılının milad olduğunu ve Eski Türkiye ile Yeni Türkiye arasındaki demokrasinin yönünün şeffaflaştığına vurgu yaptı.
Demokrasinin milletle barışık hale geldiğini ifade eden Gündoğdu, 12 Eylül 2010 tarihinin egemenliğin kayıtsız şartsız milletin elinde olduğunun bir göstergesi olduğunu söyledi.
Referandumun hem demokrasi hem de çalışma hayatı adına çok önemli olduğuna işaret eden Gündoğdu, "Referandum paketinin onlarca eksiği var ama bu paket bu güne kadar Anayasayı sadece 'darbeler yapar' anlayışından kurtulma fırsatı olarak gördük. Eğer referandumdan 'Hayır' çıksaydı anamız ağlamaya devam edecekti. Çünkü bu milletin anasını ağlatıyorlar, ekmeğini yok ediyorlar ve kaostan besleniyorlar. Memur-Sen sendikacılığını yapmada tarafsızdır ama haktan, adaletten ve özgürlükten yana taraftır. Bir
taraftan darbecilere ev sahipliği yaparak, darbecilere selam gönderenler, diğer tarafta darbesavarlığını ortaya koyan Memur-sen vardır" dedi.
Sendika olarak milletin sesi olmaya gayret gösterdiklerini ve kuruluş aşamalarının bu olduğunu belirten Gündoğdu, "Bu Anayasanın bazı mevzuat kirlerinden arınması gerekiyor. Emasya protokolünün kalkması bir arınmadır, Başbakanlık Takip Kurulunun kalkmış olması bir arınmadır, ama maalesef Cumhurumuzun 61 model TSK İç Hizmet Kanununda Cumhuru koruma görevi askerimize verilmiştir. Dünyanın hiçbir ülkesinde Cumhuru koruma görevi güvenlik güçlerinin işi değildir, cumhuriyeti koruma görevi güvenlik güçlerinin
işi değildir. Cumhuriyeti Cumhur korur; halk korur. Polis ve asker iç ve dış güvenlikten sorumludur. Bununda kaldırılması gerekir" şeklinde konuştu.
Başörtüsü sorununun da bir an evvel çözülmesi gerektiğine işaret eden Gündoğdu, "Bu ülkede idamlık mahkumlara bile, terörist başlarına bile haddini bildirmek için mecliste hiddetlenip ayakta katlıklarına tanıklık etmediğimiz Başbakan ve Bakanların, haddini bildirdiği Merve Kavakçı yüzde 99'u Müslüman olan bu ülkenin seçtiği bir milletvekiline Bayanlar Tayyör Giyer iç tüzüğü gereğince haddi bildirilmiştir. Türkiye adına utanılacak bir tablodur. Artık başörtüsü yasağının, mecliste, üniversitelerde ve kamu
kuruluşlarında konuşuluyor olmaması lazım. Yeni Anayasada olmazsa olmaz gördüğümüz temel değişimler biriside Anayasamızın nitelikleri ile ilgili değil, bu niteliklerden demokratik, sosyal, hukuk, laik tanımlarından laikliğin tanımı ile ilgilidir. Artık Türkiye'de laikliğin dindarı dövmenin sopası olmaktan çıkarmak zorundadır. Anayasada laiklik tanımı ile her önüne gelenin kendine göre tanım yapmasının önüne geçilmelidir" diye konuştu.