Sağlık Bakanı Akdağ'ın Referandum Gezileri
Başbakan Adnan Menderes'in idamından kısa sürece önce hasta yatağında çekilen fotoğrafının yer aldığı dergiyi gösteren Sağlık Bakanı Recep Akdağ, "Bu fotoğrafa bu ülkede gözyaşı dökmeyecek kimse yoktur
Başbakan Adnan Menderes'in idamından kısa sürece önce hasta yatağında çekilen fotoğrafının yer aldığı dergiyi gösteren Sağlık Bakanı Recep Akdağ, "Bu fotoğrafa bu ülkede gözyaşı dökmeyecek kimse yoktur. Ama MHP Lideri Bahçeli bunu timsah gözyaşı olarak değerlendirir. Buna gözü yaşarmayana insan denmez" dedi.
Anayasa değişikliğinin oylanacağı 12 Eylül'deki referandum öncesi memleketi Erzurum'da gezilerini sürdüren Sağlık Bakanı Recep Akdağ, Doğu Anadolu Gazeteciler Cemiyeti'ni ziyaret etti. Basın mensuplarıyla sohbet eden Bakan Akdağ, Anayasa değişikliğiyle ilgili bilgi verdi. Aydın'da bir vatandaş tarafından verilen 21 Eylül 1961 tarihli Hayat Mecmuası'nın orta sayfasındaki darbe sonrası tutuklanan Başbakan Adnan Menderes'in hasta yatağındaki fotoğrafını gösteren Bakan Akdağ, bu resme yüreği sızlamayacak,
gözü yaşarmayacak bir tek insanın dahi olamayacağını söyledi.
Darbecilere göre Menderes'in suçunun Başbakan olmak olduğunu kaydeden Bakan Akdağ, "Ne yapmıştı bu insan? Ülkesini sevmiş, hizmet etmiş ve halkın sevgilisi olmuştu. Şimdi bu resme bakıp gözünüz yaşarsa, MHP lideri Devlet Bahçeli bunu timsah gözyaşı olarak değerlendirir. Bunun timsah gözyaşıyla ne alakası var? Buna gözü yaşarmayana insan denir mi? Aynı dergi arka kapağında 'Birinci demokrasi devri kapandı, açılan ikinci demokrasi devri millete hayırlı ve uğurlu olsun' diye yazmış. Bu nasıl bir anlayıştır.
Gerçi yıllar sonra devlet itibarlarını geri verdi ama yine de yapılan haksızlığı kabullenemeyiz" diye konuştu.
Bahçeli'nin sürekli olarak Yüce Divan'ı gündeme getirmesine tepki gösteren Bakan Akdağ, şöyle konuştu:
"Yüce Divan lafını ağzına sakız etmiş, her yerde onu söylüyor. Söyler misiniz, ülkesine hizmet etmek için gece gündüz çalışan bir Başbakan'a bu reva mıdır? Bu haksız bir saldırıdan başka bir şey değildir. Geçmişte bir başsavcı bir takım bahanelerle partiyi kapatmaya kalktı. Her iki kişiden birinin oyunu alan bir Başbakan'ı yasaklı hale getirmeye, partisini kapatmaya çalıştı. Buna cesaret edemediler ve başaramadılar. Açıkçası cesaret edebilmiş olsalardı bunu yaparlardı. Hukuku falan hiçe sayarlardı. Şimdi
Bahçeli bu çeşitten Yüce Divan'ların yeniden çabası içerisinde."
Anayasa değişikliğinin oylanacağı 12 Eylül'deki referandum öncesi memleketi Erzurum'da gezilerini sürdüren Sağlık Bakanı Recep Akdağ, Doğu Anadolu Gazeteciler Cemiyeti'ni ziyaret etti. Basın mensuplarıyla sohbet eden Bakan Akdağ, Anayasa değişikliğiyle ilgili bilgi verdi. Aydın'da bir vatandaş tarafından verilen 21 Eylül 1961 tarihli Hayat Mecmuası'nın orta sayfasındaki darbe sonrası tutuklanan Başbakan Adnan Menderes'in hasta yatağındaki fotoğrafını gösteren Bakan Akdağ, bu resme yüreği sızlamayacak,
gözü yaşarmayacak bir tek insanın dahi olamayacağını söyledi.
Darbecilere göre Menderes'in suçunun Başbakan olmak olduğunu kaydeden Bakan Akdağ, "Ne yapmıştı bu insan? Ülkesini sevmiş, hizmet etmiş ve halkın sevgilisi olmuştu. Şimdi bu resme bakıp gözünüz yaşarsa, MHP lideri Devlet Bahçeli bunu timsah gözyaşı olarak değerlendirir. Bunun timsah gözyaşıyla ne alakası var? Buna gözü yaşarmayana insan denir mi? Aynı dergi arka kapağında 'Birinci demokrasi devri kapandı, açılan ikinci demokrasi devri millete hayırlı ve uğurlu olsun' diye yazmış. Bu nasıl bir anlayıştır.
Gerçi yıllar sonra devlet itibarlarını geri verdi ama yine de yapılan haksızlığı kabullenemeyiz" diye konuştu.
Bahçeli'nin sürekli olarak Yüce Divan'ı gündeme getirmesine tepki gösteren Bakan Akdağ, şöyle konuştu:
"Yüce Divan lafını ağzına sakız etmiş, her yerde onu söylüyor. Söyler misiniz, ülkesine hizmet etmek için gece gündüz çalışan bir Başbakan'a bu reva mıdır? Bu haksız bir saldırıdan başka bir şey değildir. Geçmişte bir başsavcı bir takım bahanelerle partiyi kapatmaya kalktı. Her iki kişiden birinin oyunu alan bir Başbakan'ı yasaklı hale getirmeye, partisini kapatmaya çalıştı. Buna cesaret edemediler ve başaramadılar. Açıkçası cesaret edebilmiş olsalardı bunu yaparlardı. Hukuku falan hiçe sayarlardı. Şimdi
Bahçeli bu çeşitten Yüce Divan'ların yeniden çabası içerisinde."
