Hakkari Geçitli Köyündeki Patlamanın Ardından

Hakkari'nin Geçitli köyü yolunda gerçekleşen mayınlı saldırıda paramparça olan araçtan sağ kurtulan Berivan Dayan, ilk kez konuştu

Hakkari Geçitli Köyündeki Patlamanın Ardından
Hakkari'nin Geçitli köyü yolunda gerçekleşen mayınlı saldırıda paramparça olan araçtan sağ kurtulan Berivan Dayan, ilk kez konuştu. Berivan şimdi en küçüğü 2 yaşında olan 5 kardeşi ile birlikte hasta bir babayla hayatta kalmaya çalışacak.
Patlamanın üzerinden 5 gün geçmesine rağmen yaşadığı korkuyu üzerinden atamayan Berivan Dayan (12), hain saldırı sırasında annesi Semiha ve babaannesi Cane ile birlikte aynı araçta Yüksekova'ya geliyordu. Patlamada annesini ve babaannesini kaybeden Berivan, paramparça olan aracın arka koltuğunun arkasında bacaklarından yaralanan Zeynep Kurt ile birlikte bulunuyordu. Olaydan hiçbir yara almadan kurtulduğunu ancak dakikalarca kendisine gelemediğini söyleyen Berivan, patlama ile herkesin araçtan fırladığını
gördüğünü gözyaşları içinde anlatarak, "Bizler arabayla köy yolundan gidiyorduk. Aniden bir patlama sesi geldi. Biz arabanın suya düştüğünü sandık. Arabadan fırladığım zaman annemi o halde gördüm. Annem, 'Yardım et' diye bağırıyordu ama yardım edemiyordum. Annemin bacağı kopmuştu. Rüyada olduğumu zannettim. Kendimi tokatladım ama rüya olmadığını fark ettim. Daha sonra yerde yatan bir kadın gördüm, her iki bacağı kopmuş haldeydi. Küçük çocuk yaralı annesini yanaklarından ve boğazından ısırarak uyandırmaya
çalışıyordu ama annesi ölmüştü. Babaannemi, şoförü ve dayımın oğlumu göremedim. Onların dışında herkesi gördüm. Bunun yapanların Allah belasını versin. Nasıl kıydılar? Allah da onlara aynısı yaşatır inşallah. Ardından yardıma gelen insanlar ambulans çağırdı. Eğer ambulanslar zamanında gelseydi belki çok insanın hayatı kurtulurdu. Kalabalıkta annemi öpmeye çalıştım ama izin vermediler. Annem ambulansa getirilene kadar da yaşıyordu. Annem daha sonra öldü ama bana o zaman söylememişlerdi. Annemin ölüm
haberini aldıktan sonra ciğerim yandı. Dayımın oğlu da askerden yeni gelmişti, o da patlamada hayatını kaybetti" dedi.
Berivan, annesine söz verdiği gibi öğretmen olacağını belirterek, "Annem, bir daha böyle olaylar yaşanmasın diye çocukları eğitmemi, öğretmen olmamı istiyordu. Annem artık yok. Ablamla birlikte artık biz kardeşlerimize bakacağız" diye konuştu.

"KARDEŞLERİM ENİNDE SONUNDA BANA, 'ANNEMİZ NEREDE?' DİYE SORACAK"
Annesi öldükten sonra 5 kardeşine bakmak zorunda kalan 16 yaşındaki abla Yağmur Dayan ise, "Ben belki kardeşlerime bakabilirim ama şunu söylemek istiyorum, asla annemin yerini tutamam. Gerçekten hepimizin yüreği acıyor. Kardeşlerimin hepsi okula gidiyor. Eninde sonunda bana, 'Annemiz nerede?' diye soracaklar. O zaman geldiğinde kardeşlerime nasıl bir cevap vereceğimi bilmiyorum. Allah bunu yapanların belasını versin" dedi.
Eşini ve annesini kaybeden Ayhan Dayan ise 14 yıldır Behçet hastalığının pençesinde olduğunu söyledi. Dayan, "Biz çok perişan bir haldeyiz. 6 çocuğum var. Evlenmeyen bir kardeşim var ve hala kiralarda yaşıyoruz. Bundan daha zor bir hayat bizi bekliyor. Dünyada en çok değer verdiğim, beni doğuran, beni bu yaşıma getiren annemi benden aldılar. Bana hayat veren, bu yolda bana eşlik eden biricik eşimi aldılar. Kısacası benim her şeyimi aldılar. Bu hayatta bana hiçbir şey bırakmadılar. Bu çocuklarla ne
yapacağım ve bizi bundan sonra neler bekliyor bilmiyorum. Tek umudum bu olayı yapanların bir an önce bulunmasıdır" şeklinde konuştu.
Berivan Dayan, şimdi hasta bir baba ve 5 kardeşi ile toprak ve kiralık bir evde, yoksulluk içinde, yaşamaya dört elle sarılarak geri kalan hayatını devam ettirmeye çalışacak. Çocukların en küçük kardeşleri Merve ise olanlardan habersiz annesinin köyden geleceği günü bekliyor.