Milli Görüş Genel Sekreteri Üçüncü hakkındaki soruşturma durduruldu

Münih Savcılığı, İslam Toplumu Milli Görüş (IGMG) Genel Sekreteri Oğuz Üçüncü hakkında yürütülen soruşturmaya son verdi. IGMG Genel Sekreteri Oğuz Üç

Münih Savcılığı, İslam Toplumu Milli Görüş (IGMG) Genel Sekreteri Oğuz Üçüncü hakkında yürütülen soruşturmaya son verdi. IGMG Genel Sekreteri Oğuz Üçüncü, suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçlamasıyla kendisi hakkında Münih Birinci Savcılığı tarafından 19 aydır yürütülen soruşturmanın durdurulmasına ilişkin bir açıklama yaptı.

"Şahsıma karşı, başka kişilerle beraber suç örgütü kurmak ve böylece "Batı toplumu ve Batı değerlerine karşı çıkarak Müslüman dünyayı inançsızlara karşı savunmak" için bir araya gelmek suçları isnat edilmişti." diyen Üçüncü, yürütülen soruşturmanın durdurulduğunu kendisine resmen bildirildiğini açıkladı.

Oğuz Üçüncü, "Soruşturmanın medyatik bir biçimde açılması ve ortada hiçbir somut veri olmaksızın uzun bir süre devam ettirilmesiyle birlikte, başta Müslüman toplumun tanınmış isimlerinin itibarının sarsılması gibi, amaçlanan siyasî hedeflere ulaşılmış oldu. Hukukun temel ilkelerinden olan "kişi suçu ispatlanana kadar suçsuzdur" anlayışı, bu olayın başından beri geçerli değildi." açıklamasını yaptı.

Kamuoyunun da bu olaya sessiz kaldığını hatırlatan Üçüncü, "Bu noktada olaya eleştirel yaklaşan bir kamuoyu var olabilseydi, soruşturmanın inandırıcılığından şüphe etmek için suç duyurusunda yer alan iddialara bakılması yeterli olurdu." dedi. Bu süreçte yalnız bırakıldıklarını belirten Üçüncü, "Özellikle hukuk devletinin temel ilkelerine riayet etme ve özgürlükçü-demokratik tartışma kültürünün korunması hususundaki açıklar düşünüldüğünde, kamuoyunun, devlet gücünün genelde Müslümanlar, özelde ise IGMG'ye reva gördüğü muameleye sessiz kalması büyük bir talihsizliktir." dedi.

Oğuz Üçüncü, şöyle devam etti: "Her halükarda, yapılanlar, Müslümanların IGMG'ye yönelik teveccühünde bir değişikliğe neden olmadı. IGMG'nin ülkemizdeki özgürlükçü demokratik düzen ve çoğulculuk için taviz vermeden çalışması, aynı zamanda Müslümanların anayasada korunan haklarını her ortamda kararlı bir biçimde savunması, ayrımcı tedbir politikalarını ve Müslümanlara yapılan asimilasyon baskısını reddetmesi, bu teveccühün başlıca sebeplerindendir."