Maden Mühendisleri Odası Zonguldak Şubesi Başkanı Erdoğan Kaymak, Kaza Raporunu Değerlendirdi
Türk Mühendis Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Maden Mühendisleri Odası Zonguldak Şubesi Başkanı Maden Mühendisi Erdoğan Kaymakçı, Zonguldak Karadon'da 30 madencinin hayatını kaybettiği kazaya ilişkin Çalışma Bakanlığı İş Teftiş Kurulu tarafından hazırlanan raporu değerlendirdi
Türk Mühendis Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Maden Mühendisleri Odası Zonguldak Şubesi Başkanı Maden Mühendisi Erdoğan Kaymakçı, Zonguldak Karadon'da 30 madencinin hayatını kaybettiği kazaya ilişkin Çalışma Bakanlığı İş Teftiş Kurulu tarafından hazırlanan raporu değerlendirdi. Kaymak, önemli tespitler olmasına rağmen raporun bağlayıcı olmadığını ifade etti.
TMMOB Maden Mühendisleri Odası Zonguldak Şube Başkanı Erdoğan Kaymakçı, Çalışma Bakanlığı İş teftiş Kurulu'nda görevli 2 maden mühendisi ve bir endüstri mühendisi tarafından hazırlandığını kaydetti. Raporu incelediğini belirten Kaymakçı, "TTK'nın yüzde 30, firmanın da yüzde 70 oranında hatalı olduğu sonucuna varmışlar. Olayın mahkeme boyutu var. Mevcut bilir kişinin hazırlayacağı rapordan sonra konu hakkında daha net ve ayrıntılı bilgi sahibi olacağız. Bu Teftiş kurulundaki 2 maden mühendisi bir de endüstri mühendisinin yaptığı inceleme sonuçlarıdır. Kesin olarak, bir rapor değildir" diye konuştu. Raporda ve ifadelerde önemli çelişkilerin bulunmasına rağmen önemli tespitlerin de yer aldığını anlatan Kaymakçı, "Kazada hayatını kaybedenlerin dosyalarına da baktım. Koray Kebapçı, maden mühendisi. Sicilinde İş güvenliği mühendisi olarak geçiyor. Tanıtım kartında ise yaptığı iş olarak da vardiya mühendisi olarak nitelendirilmiş. Burada bir çelişki var. Arkadaşımız vardiya mühendisi mi, yoksa iş güvenliği mühendisi mi? Bunlar birbirinden farklı. Bazı ifadelerde çelişkiler var. Denetlemelerin, yer altında kullanılan cihazların bakımlarının, zamanında yapılmadığı şeklinde tespitler. Patlamanın meydana geldiği galerilerde kontrol, degaj sondajlarının yeteri kadar uzunluk yapılmadığı yönünde tespitler var. Sensörlerin olması gerektiği yerlerde olmadığı yönünde tespitler var. Bu ne kadar bağlayıcıdır. Asıl olan bilir kişi heyetinin vereceği rapor. Olay net olarak ortaya çıkar, ihmaller belirlenir. Tabiki bu raporda önemlidir. Önemli tespitlerde bulunmuştur. İhmal olarak nitelendirilebilen olaylar tespit edilmiştir" dedi.
SİSTEMİ ELEŞTİRDİ
Raporda Gaz izleme İstasyon'unda görevli teknikerin puantaja bakmaya, maden mühendisinin ise tuvalete gitmesi gibi kişisel durumların ön plana çıktığını belirten Kaymakçı, şöyle devam etti;
"İnsanlar, ihtiyaçlarını da giderecek.Gayri ihtiyarı durumlar. Böyle durumlar çok ön plana çıkmış. Kişisel, suçlular bulunup, olay örtülmemelidir. Maden mühendisleri odası olarak söylemek istediğimiz, bir suçlu oluşturup, tüm sorunu o suçlunun üzerine yüklemek olmamalıdır. Asıl olan durum, TTK'nın kendisinin yaparak uzmanlaştığı hazırlık işlerini bir taşeron firmaya gördürmesidir. Bu doğru bir yöntem değildir. TTK bu yöntemden vazgeçmelidir. Kurum, bu işi kendisi de yapabilirken, başka bir firmaya gördürmesi bir başıbozukluk getirmiştir. Bu başıbozukluk sayesinde de maalesef ülkemiz böyle bir faciayı yaşamak zorunda kalmıştır. buradan çıkan ders şudur, biz Maden Mühendisleri olarak bu uygulamadan vazgeçilmesi yönündeki tavrımızın doğrulu, bu raporu okuduktan sonra bir kez daha net olarak ortaya çıkmıştır.
Asıl suçlunun hazırlık işlerinde uzmanlaşan kurumun, bu işlerini taşerona ihale eden idari zihniyetin olduğunu savunun Kaymakçı, bu durumun ise 4857 sayılı iş yasasına da aykırı olduğunu ileri sürdü. Kaymakçı;
"Bu asıl işveren, alt işveren ilişkisi de aslında 4857 sayılı iş yasasına da aykırı bir durumdur. Tabiki alt işveren uygulamasına gidebilirsiniz ama bu kurum olarak yapamadığınız bir iş söz konusu olursa, ancak bu işe, bu taşeron hizmetine gidebilirsiniz. Siz yıllarca bu işi yaparak uzman kuruluş haline gelmişsiniz. Taşeron firmaya zaten bir çok kurum imkanı sağlanıyor. Vagonundan, kuyusuna, bazı cihazları kullanma şansı gibi imkanları sağlıyor" diye konuştu.
Kaza da 2 maden mühendisi bulunması nedeniyle kazayla ilgili rapor ve gelişmeleri yakından takip ettiklerini belirten Kaymakçı, şuan için hukuki bir girişimde bulunmadıklarını kaydetti. Savcılıktan aldıkları özel izinle Maden Mühendisleri Odası'nı temsilen kendisinin de bilir kişi heyeti ile ocağa girerek, incelemelere katıldığını hatırlatan Kaymakçı, olayın mahkeme boyutundaki gelişmelere göre hukuki sürece dahil olacaklarını ifade etti.
Ayrıca Kaymakçı, böyle önemli bir raporun erkenden basına kasıtlı olarak sızdırılmış olabileceğini ifade etti.
Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Genel Müdürü Burhan İnam'da, maden kazası ile ilgi adli yönden de soruşturmanın devam etmesi nedeniyle rapor ve kazayla ilgili değerlendirme yapamayacağını ifade etti. İnam, soruşturmanın büyük bir hassasiyetle, her yönden sürdürüldüğünü söyledi.
TMMOB Maden Mühendisleri Odası Zonguldak Şube Başkanı Erdoğan Kaymakçı, Çalışma Bakanlığı İş teftiş Kurulu'nda görevli 2 maden mühendisi ve bir endüstri mühendisi tarafından hazırlandığını kaydetti. Raporu incelediğini belirten Kaymakçı, "TTK'nın yüzde 30, firmanın da yüzde 70 oranında hatalı olduğu sonucuna varmışlar. Olayın mahkeme boyutu var. Mevcut bilir kişinin hazırlayacağı rapordan sonra konu hakkında daha net ve ayrıntılı bilgi sahibi olacağız. Bu Teftiş kurulundaki 2 maden mühendisi bir de endüstri mühendisinin yaptığı inceleme sonuçlarıdır. Kesin olarak, bir rapor değildir" diye konuştu. Raporda ve ifadelerde önemli çelişkilerin bulunmasına rağmen önemli tespitlerin de yer aldığını anlatan Kaymakçı, "Kazada hayatını kaybedenlerin dosyalarına da baktım. Koray Kebapçı, maden mühendisi. Sicilinde İş güvenliği mühendisi olarak geçiyor. Tanıtım kartında ise yaptığı iş olarak da vardiya mühendisi olarak nitelendirilmiş. Burada bir çelişki var. Arkadaşımız vardiya mühendisi mi, yoksa iş güvenliği mühendisi mi? Bunlar birbirinden farklı. Bazı ifadelerde çelişkiler var. Denetlemelerin, yer altında kullanılan cihazların bakımlarının, zamanında yapılmadığı şeklinde tespitler. Patlamanın meydana geldiği galerilerde kontrol, degaj sondajlarının yeteri kadar uzunluk yapılmadığı yönünde tespitler var. Sensörlerin olması gerektiği yerlerde olmadığı yönünde tespitler var. Bu ne kadar bağlayıcıdır. Asıl olan bilir kişi heyetinin vereceği rapor. Olay net olarak ortaya çıkar, ihmaller belirlenir. Tabiki bu raporda önemlidir. Önemli tespitlerde bulunmuştur. İhmal olarak nitelendirilebilen olaylar tespit edilmiştir" dedi.
SİSTEMİ ELEŞTİRDİ
Raporda Gaz izleme İstasyon'unda görevli teknikerin puantaja bakmaya, maden mühendisinin ise tuvalete gitmesi gibi kişisel durumların ön plana çıktığını belirten Kaymakçı, şöyle devam etti;
"İnsanlar, ihtiyaçlarını da giderecek.Gayri ihtiyarı durumlar. Böyle durumlar çok ön plana çıkmış. Kişisel, suçlular bulunup, olay örtülmemelidir. Maden mühendisleri odası olarak söylemek istediğimiz, bir suçlu oluşturup, tüm sorunu o suçlunun üzerine yüklemek olmamalıdır. Asıl olan durum, TTK'nın kendisinin yaparak uzmanlaştığı hazırlık işlerini bir taşeron firmaya gördürmesidir. Bu doğru bir yöntem değildir. TTK bu yöntemden vazgeçmelidir. Kurum, bu işi kendisi de yapabilirken, başka bir firmaya gördürmesi bir başıbozukluk getirmiştir. Bu başıbozukluk sayesinde de maalesef ülkemiz böyle bir faciayı yaşamak zorunda kalmıştır. buradan çıkan ders şudur, biz Maden Mühendisleri olarak bu uygulamadan vazgeçilmesi yönündeki tavrımızın doğrulu, bu raporu okuduktan sonra bir kez daha net olarak ortaya çıkmıştır.
Asıl suçlunun hazırlık işlerinde uzmanlaşan kurumun, bu işlerini taşerona ihale eden idari zihniyetin olduğunu savunun Kaymakçı, bu durumun ise 4857 sayılı iş yasasına da aykırı olduğunu ileri sürdü. Kaymakçı;
"Bu asıl işveren, alt işveren ilişkisi de aslında 4857 sayılı iş yasasına da aykırı bir durumdur. Tabiki alt işveren uygulamasına gidebilirsiniz ama bu kurum olarak yapamadığınız bir iş söz konusu olursa, ancak bu işe, bu taşeron hizmetine gidebilirsiniz. Siz yıllarca bu işi yaparak uzman kuruluş haline gelmişsiniz. Taşeron firmaya zaten bir çok kurum imkanı sağlanıyor. Vagonundan, kuyusuna, bazı cihazları kullanma şansı gibi imkanları sağlıyor" diye konuştu.
Kaza da 2 maden mühendisi bulunması nedeniyle kazayla ilgili rapor ve gelişmeleri yakından takip ettiklerini belirten Kaymakçı, şuan için hukuki bir girişimde bulunmadıklarını kaydetti. Savcılıktan aldıkları özel izinle Maden Mühendisleri Odası'nı temsilen kendisinin de bilir kişi heyeti ile ocağa girerek, incelemelere katıldığını hatırlatan Kaymakçı, olayın mahkeme boyutundaki gelişmelere göre hukuki sürece dahil olacaklarını ifade etti.
Ayrıca Kaymakçı, böyle önemli bir raporun erkenden basına kasıtlı olarak sızdırılmış olabileceğini ifade etti.
Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Genel Müdürü Burhan İnam'da, maden kazası ile ilgi adli yönden de soruşturmanın devam etmesi nedeniyle rapor ve kazayla ilgili değerlendirme yapamayacağını ifade etti. İnam, soruşturmanın büyük bir hassasiyetle, her yönden sürdürüldüğünü söyledi.
