GTB Başkanı Karadere: Giresun ekonomisi ortak hareket etmekle gelişir
Giresun Ticaret Borsası (GTB) Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Karadere, "Giresun ekonomisinin daha yüksek mertebelere erişebilmesi için ortak amaç için
Karadere, CİHAN muhabirine yaptığı açıklamada, Giresun ekonomisi denildiğinde aklına ilk gelenin ister istemez fındık olduğunu söyledi. Giresunlu'nun, fındıkla yattığını, fındıkla kalktığını ifade eden Karadere, yöre insanının adeta hayatın her alanında fındık konuştuğuna dikkat çekti. Giresun'da, fındıktan başka bir şey olmaz gibi çeşitli düşüncelerin insanları karamsarlığa düşürdüğünü kaydeden Karadere, "Yıllarca ilimizin ve bölgemizin adeta fındığa dayalı bir ekonomisi olduğu çeşitli platformlarda dile getirilmiş ve bu misyon Karadeniz insanına bir dar alan yaratılmak suretiyle adeta rol biçilmiş bulunmaktadır. Bu bölgede fındıktan başka bir şey olmaz gibi çeşitli düşünceler insanlarımızı karamsarlığa düşürmektedir. Bu dünde böyleydi bugünde böyle." diye konuştu.
Karadere, geçmişte Giresun ekonomisini ayakta tutan bazı önemli sanayi kurumlarının faaliyette olduklarını anımsatarak, şunları aktardı: "Bilindiği üzere Giresun ili Aksu deresi üzerine 1970'li yıllarda kurulmuş bulunan SEKA Kağıt Fabrikası şu an için atıl ve metruk bir vaziyettedir. FİSKOBİLİK ve bünyesindeki Entegre tesisleri de dahil olmak üzere yarım, hatta düşük kapasitelerle çalışmaktadır. Geçmişte Giresun ekonomisine yön veren büyük ihracatçılar, fındık entegre tesisleri ve bir çok yatırımcı yine gelişen ekonomik koşullar veya ticari hayatın risklerinden nasiplerini alarak terki diyar edip gitmiş bulunmaktadır. Geçmişte sadece Giresun merkezde 60-70 tane fındık fabrikası var iken, bugün bu sayı tüm ili toplasanız 25-30'u geçememektedir. Bu fabrikaların hepsi geçmişte istihdam yaratan il ve ülke ekonomisine kaynak yaratan fabrikalardı. Dolaylı yoldan da sadece istihdama değil, diğer iş kollarına da katma değer yaratabiliyorlardı. Ne yazık ki bugün bunu görebilmemiz mümkün değil. Bizim gibi özel sektör fındık entegre tesis işleticileri ve ihracatçılar, fındık sektörüne yeterli finansman kaynağı yaratılamaması gibi nedenlere rağmen zar zor da olsa ilin ekonomisine ve istihdama bir nebze de olsa fayda yaratabilmekte, ancak bu durum sorunlara çok fazla çare üretememektedir."
"Giresun'da hükümetin değerli gayretleri ile yapılan teşvikler sayesinde çeşitli tekstil yatırımları gelmiş ve gelmeye de devam etmektedir. Ama buna rağmen ilimiz hala çok göç veren iller arasında başı çekmektedir." diyen Karadere, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bunun önlenebilmesi için büyük gayret sarf edilerek yapılan teşvik çalışmaları ne yazık ki, hali hazırda ilimize gereken ivmeyi kazandıramamış, ama var olan sanayinin de rahat çalışabilmesi için gerekeni sağlamıştır. Bunun için devletimiz gereken yasaları çıkarmaktadır. Ama bu yasaların hayata geçirilebilmesi için büyük yatırımlara sağlanan önemli teşviklerin özellikle ilimize gelebilmesi için ilk önce bizlere görev düşmektedir."
Giresun'a herkesin bir şeyler yapması gerektiğini, aksi takdirde Giresun'un yükünün ilerleyen yıllara sari birkaç kişinin yatırımı ile aşması mümkün olmayacağını savunan Karadere,"Onun için diyoruz ki, sermaye tabana yayılsın, herkes taşın altına elini koysun. Aksi takdirde biz yine Giresun'un ve Karadeniz'in kalkınmasını fındığa endeksler, yeni iş ve girişim alanlarının geliştirilmesi gerektiğinden dem vurur yerimizde sayarız. Şunu bitmeliyiz ki, fındığın ne kadar önemli bir ürünümüz olduğunu bilsek de bu ürün artık bizim tek kurtuluşumuzdur dememiz kanaatimce mümkün değildir. İlimizin ekonomisinin daha yüksek mertebelere erişebilmesi için ilk önce kendimizden başlayarak ortak amaç için hareket edici, ortak yaşamayı, ortak kazanmayı kendimize düstur edinmemiz lazım gelmektedir. Ben kazanayım değil hepimiz kazanalım modelini seçmemiz lazım. Bunları hepimiz kemlimize adapte edebilirsek Giresun'u ve Giresunluları çok çok iyi yerlerde göreceğimize inanmaktayım."
