Mtso Başkanı Şerafettin Aşut:

Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Şerafettin Aşut, Türkiye'nin zenginleşmek, büyümek ve işsizlik sorununu aşabilmesi için girişimci sayısını mutlaka artırması gerektiğini söyledi

Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Şerafettin Aşut, Türkiye'nin zenginleşmek, büyümek ve işsizlik sorununu aşabilmesi için girişimci sayısını mutlaka artırması gerektiğini söyledi.
Türk özel sektörü ve Mersin iş dünyası olarak yaşamış oldukları coğrafyanın 'fırsatlar bölgesi' haline gelmesi için çaba sarf ettiklerini belirten Aşut, bölgenin 'lider kenti' olabilme gibi bir hedefe ulaşma gibi bir çaba içerisinde olduklarını anlattı. Ancak, buna rağmen Türkiye'de köklü bir girişimcilik kültüründen bahsedilemeyeceğini belirten Aşut, 1980'li yıllara kadar da İstanbul, İzmir ve Adana dışında ülke genelinde doğru düzgün bir üretimden, girişimcilik ruhundan da bahsedilmesinin mümkün
olmadığını hatırlattı. "Her şey devletten bekleniyordu" diyen Aşut, sözlerine şöyle devam etti: "Bakınız, 1912 yılında bir yabancı Anadolu'yu geziyor, inceliyor ve diyor ki; Bu Türkler iki şeye meraklı. Bürokrat olmak, yani devlet memuru olmak, asker olmak, en aşağıladıkları meslekse; ticaret. Almanya ve Japonya, 2. Dünya Savaşı'nda yerlebir oldu. Küllerin arasından çıkıp bu gün dünyanın 2. ve 3. büyük ekonomisi durumundalar. Nasıl mı? Onların ciddi bir girişimcilik kültürü vardı. Sermaye ölür, her
şey biter ama girişimcilik ölmez. Zenginleşmek mi istiyoruz, o zaman girişimci sayımızı artırmak zorundayız. Büyümek mi istiyoruz, girişimci sayımızı artırmak zorundayız. İşsizliği bitirmek mi istiyoruz, girişimci sayımızı artırmak zorundayız."
İş dünyası olarak girişimciliği artırmak ve her ne iş yapılırsa yapılsın 'marka' haline gelme gibi bir zorunlulukları olduğuna dikkat çeken Şerafettin Aşut, bugün Türkiye'nin kısa girişimcilik tarihine bakıldığında; Türk girişimciliğinin geldiği noktanın takdire şayan olduğunu ifade etti.
Sorunlarla birlikte eksiklerin de olduğunu dile getiren Aşut, iş dünyasını da; 'güçlü yanlarının yanı sıra zayıf yanlarını da bilen, gerçekçi, realist insanlar' olarak tanımladı. Hedefi olmayan gemiye hiçbir rüzgarın fayda getirmeyeceğini vurgulayan Aşut, "13 yıl sonra Cumhuriyetimiz 100 yaşına basacak. Türk iş dünyası olarak bir hedefimiz var; dünyanın en büyük ilk 10 ekonomisinden biri olabilmek. Ar-Ge'ye ve inovasyona dayalı, yani yenilikçi ve rekabetçi bir ekonomik model oluşturmak. Dünya markaları
üretmek" diye konuştu.
Aşut, söz konusu zenginliğin nasıl yakalanacağı sorusuna şöyle karşılık verdi: "Bizim petrolümüz yok, doğalgazımız yok, Çin gibi abartılı bir insan kaynağımız yok. Ancak, bizim şehrini ve ülkesini zenginleştirmek isteyen, iş ve aş verdikçe mutlu olan, ülkemizin gururu girişimcilerimiz var. Bizim zenginliğimiz insanımızdır. Sadece kendi zenginlikleri için değil, Mersin'in ve ülkemizin zenginliği için çalışan, dünyanın en ücra bölgelerine kadar cesaretle giden, iş yapan, iş ve aş vererek ülkesine en büyük
hizmeti yapan işadamlarımızı, iş kadınlarımızı, tüm girişimcilerimizi kutluyorum."