Gül'ün uyarıları

Gül, aynı zamanda Başkomutan sıfatıyla sürecin kontrolünü ele alma hazırlığında, ya da almış görünüyor


Anayasa değişiklik paketi 6 Mayıs’ın 7 Mayıs’a döndüğü saatlerde iki fireyle de olsa kabul edildi.
Kimi AK Parti vekillerine göre, parti kapatmaları zorlaştıran maddenin paketten düşmesi (ve ona bağlı maddenin feda edilmesi) hayırlı bile oldu. Çünkü kapatmayı Meclis komisyonlarının kararına bağlayan hüküm yargı-yasama-yürütme çelişkisine yol açıyordu ve Anayasa Mahkemesi’nden (AYM) geri dönme riski taşıyordu. Bu da bir teselli türü olabilir.
Değişiklik paketi dün Meclis Başkanı Mehmet Ali Şahin tarafından Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e resmen gönderildi ve böylece Cumhurbaşkanı’nın 15 günlük inceleme süresi başladı.
Ancak Cumhurbaşkanı bu süreyi sonuna dek kullanmayacağının işaretini verdi.
Dün Ankara-Sincan’da sanayi tesislerini gezerken gazetecilerin sorusu üzerine, zaten görüşmeler sürerken Köşk hukukçularının bir yandan metin üzerine çalıştıklarını ve kararının ‘Fazla gecikmeyeceğini’ söyledi.
Cumhurbaşkanı’nın paketi olduğu gibi referanduma sunma ihtimali yüksek.
Paketin Anayasa’nın ruhuna aykırı olduğu gerekçesiyle Mahkeme’ye taşımayı planlayan
siyasi güç CHP.
Meclis’te Anayasa oylamasının bitmek üzere olduğu dakikalarda internete düşen ve CHP lideri Deniz Baykal’a ait olduğu öne sürülen bazı görüntülerin CHP’de meydana getirdiği sıkıntılar ise ortada.
Bir yönüyle kişi haklarına saldırı niteliğindeki (ve yayın yasağı nedeniyle ayrıntılarına giremediğimiz) bu gelişme CHP’nin siyasi planlarını ne kadar etkileyecek? Bunu şu anda kestirmek güç. Ancak tam da 22-23 Mayıs Kurultayı öncesinde CHP yönetiminin yükünü artırdığı söylenebilir.
Başbakan Tayyip Erdoğan ise dün partisine referandum için çalışma talimatını verdi bile.
Siyaset ve hukukun iç içe geçtiği ve belki de belden aşağı yöntemlerin yeni örneklerini de görme ihtimalimiz olan bir süreç var önümüzde.
Gül, bir yandan referandum sürecinin kendi yüzünden gecikeceği iddialarının önüne geçmek, diğer yandan da bu tartışmanın içine çekilmemek için kararında gecikmemeyi tercih edecektir.

PKK ile mücadelede gelişmeler
Gül’ün dünkü açıklamalarında PKK ile mücadele üzerine söyledikleri de Ankara’da bu alanda oluşan yeni bakışı, belki eski bakışa yeni bir açıdan dönüşü gösteriyordu.
Gül, Hakkâri’nin Irak sınırındaki Dağlıca karakolu yakınlarında devriye gezen askerlerle PKK’lılar arasında çıkan ve iki askerin şehit olmasına beş PKK’lının da öldürülmesine neden olan çatışma sorulduğunda, ‘bahar gelince inlerinden çıkıyorlar’ gibi sert bir söylem
kullanarak “Taviz yok, sonuna kadar mücadele edilecek” dedi. Yine de bu söylemin çerçevesini ‘Türkiye toprakları üzerinde güvenlik güçleri dışında kimse silah taşıyamaz’ diye çizdi.
Gül geçen hafta Tunceli’deki Sarıyayla karakoluna yapılan saldırı üzerine medyada dile getirilen ihmal kuşkuları üzerine de, daha önce örneği görülmedik şekilde Genelkurmay’dan bilgi istemişti. Jandarma’nın iki numarası Korgeneral Mustafa Bıyık Köşk’e çıkıp Gül’ün sorularını yanıtlamaya çalışırken, Jandarma Komutanı Orgeneral Atilla Işık da Tunceli’ye gidip teftiş etmişti.
İçişleri Bakanı Beşir Atalay, bu gelişme ardından bir tümgeneral başkanlığında müfettiş heyeti oluşturulduğunu ve rapor sonucuna göre karar vereceklerini açıklamıştı.
Şimdi, Dağlıca çatışmasıyla birlikte, Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ’un da Brüksel’deki NATO temaslarını yarıda keserek Ankara’ya döndüğünü öğreniyoruz.
ABD ile Irak’taki PKK’ya karşı işbirliğinin bir üst seviyeye çıkartılacağı ve Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi Başkanı Mesud Barzani’nin Dışişleri Müsteşarı Feridun Sinirlioğlu tarafından Ankara’ya davet edildiği, diğer yandan Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) yönetiminde değişiklik yapılma hazırlığında olduğu bir dönemde bu gelişmeler, doğal olarak yakın dönemde yeni gelişmelere işaret ediyor. Bunu sezmiş olmalılar ki, Anayasa oylamasında Başbakan Tayyip Erdoğan’ın tepkisini alan BDP’liler ‘operasyonlar dursun’ sloganıyla askeri sevkıyat konvoylarını durdurmak, ‘gerekirse canlı kalkan olmak’ amacıyla Irak sınırına hareketleniyor.
Gül, aynı zamanda Başkomutan sıfatıyla bu sürecin kontrolünü ele alma hazırlığında, ya da almış görünüyor. O nedenle bugünlerde Gül’ün uyarılarını daha bir dikkatle izlemek gerekiyor.

Radikal