İran ya da Azerbaycan'a gidiyorum - POLİTİKA

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, bir telefon geldiğini, duruma göre İran ya da Azerbaycan'a gideceğini söyledi.



Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, bir telefon geldiğini, duruma göre İran ya da Azerbaycan'a gideceğini söyledi.

Çeşitli açılışlarda bulunmak üzere geldiği İzmir'in Menemen ilçesinde bir konuşma yapan Erdoğan,

hizmet ederken, vatandaşlara il ve ilçelere, köylere hizmet götürürken, oralardan aldıkları oy oranlarını zerre kadar dikkate almadıklarını bildirdi.

İzmir programı kapsamında helikopterle Menemen'e gelen Erdoğan, Başbakanlık otobüsüyle ilçe halkını selamladı, çocuklara oyuncak hediye etti.

Menemen ve Torbalı Adalet sarayları ile Menemen Devlet Hastanesi ek binası ve Toplum Sağlığı Merkezi'nin toplu açılış töreni için Adliye önünde düzenlenen törene katılan Erdoğan, burada yaptığı konuşmada, Menemen'de 4 önemli eserin açılışını yapmak üzere bir araya geldiklerini belirtti.

Çarşamba günü Ankara'da Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Medvedev ile 17 anlaşmayı imzaladıklarını, cuma günü Yunanistan'a geçerek burada da 22 anlaşma imzaladıklarını hatırlatan Başbakan Erdoğan, Yunanistan ile Cumhuriyet tarihinde 35 anlaşma imzalandığını, kendilerinin bir günde 22 anlaşma imzaladıklarını ifade etti.

Dün öğleden sonra Manisa'da organize sanayi bölgesi içinde birçok eserin açılışını yaptıklarını bugün de İzmir'de olduklarını dile getiren Erdoğan, ''Akşam şu anda telefon geldi, duruma göre İran veya Azerbaycan'a geçiyorum. Oradan Gürcistan'a, oradan da İspanya'ya geçiyoruz. İspanya'da da AB ülkeleriyle Latin Amerika ülkeleri ortak toplantısında bir arada olacağız'' dedi.

Sağlık Bakanlığı'nın, temelini 2009 Mayıs ayında attığı Toplum Sağlığı Merkezi'nin 1 yıldan az sürede tamamlandığını anlatan Erdoğan, 2 milyon liraya mal olan tesisle ilçenin 2 bin 850 metrekare kapalı alana sahip bir toplum sağlığı merkezine kavuştuğunu, buradan 15 bin vatandaşın istifade edeceğini söyledi.

Temeli 1993'te atılan, ancak yıllarca sürüncemede kalan Menemen Devlet Hastanesi'ni göreve gelmelerinin hemen ardından 24 Ocak 2005'te hizmete açtıklarını dile getiren Erdoğan, bugün yapılan ek binayı da kapasite olarak hastaneyle aynı seviyede olmasına rağmen 16 ayda bitirdiklerini ifade etti.

Başbakan Erdoğan, eskiden hastanelerde ''hapishane koğuşuna'' benzeyen 8-10 kişilik odalar bulunurken, şimdi 1-2 kişilik odaların bulunduğunu, buraya sağlıklı girenin hasta çıktığını, ilaç almak için kuyruğa girildiğini, ilaçlarının birçoğunu da alamadığını kaydederek, getirdikleri sistemle her isteyenin istediği hastanede tedavi olduğunu, istediği eczaneden ilacını aldığını ifade etti.

''Bizim için insanımızın sağlığı çok önemli, bunu istismara kimsenin hakkı yok. Gerekirse devleti feda edersin ama insanın sağlığını asla'' diye konuşan Erdoğan, tüm bunlara rağmen yapacak çok şeylerinin bulunduğunu, yılların tahribatını gidermeye çalıştıklarını kaydetti.

-ADALET HİZMETLERİ-

Adalet hizmetinin geçmişte ''merdivenaltı adliye binalarıyla'' verilmeye çalışıldığını, günümüzdeyse gelişmiş ülkelerdeki uygulamalar gibi adalet saraylarında hizmet verilmeye başlandığını dile getiren Erdoğan, Menemen Adliye binasının 5 milyon, Torbalı Adalet Sarayı'nın ise 4.5 milyon liraya mal olduğunu ifade etti.

Erdoğan, Torbalı'daki Adalet Sarayı'nın arsasını bağışlayan Sezai ve Hüsnü Çetinel'e teşekkür etti.

Başbakan Erdoğan, hizmet anlayışlarında ayrımcılığa, partizanlığa yer olmadığını belirterek, şöyle konuştu:

''Biz hizmet, eser üretmekte büyük küçük ayrımı yapmıyoruz. Kimin neye ihtiyacı varsa tespit ediyor, imkanlar ölçüsünde derhal bitirmenin çabası içinde oluyoruz. Bunu da burada özellikle ifade etmek istiyorum. İl ve ilçelerimize, köylerimize, hizmet götürürken oralardan aldığımız oy oranlarını zerre kadar dikkate almıyoruz. Bizim hizmet anlayışımızda partizanlığa asla yer yoktur. Bu ülkenin 73 milyon vatandaşı bizim gözümüzde birdir ve eşittir. Zira biz yaratılanı Yaradan'dan ötürü severiz.

Ben partizanlığın yol açtığı o ayrımcılığın acısını çekmiş bir kardeşinizim. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olduğum dönemde iktidarların ayrımcı uygulamalarının acısını bizzat yaşadım. Buna bir bahane, mazeret olarak sarılmadım. Bize oy versin ya da vermesin her bir vatandaşın emaneti bizim omuzlarımızdadır.''

Star Gazete