Umut Talu: Zevk, kıvanç, utanç!

Haber Türk gazetesi yazarlarından Umur Talu bugünkü köşesinde HSYK mensubu Kadir Özbek'in sözlerini eleştirdi.

Umut Talu: Zevk, kıvanç, utanç!
İşte Umut Talu’nun köşe yazısı;
YURDUMUN tartışmaları katmerli kahrediyor.

“Tok sesli” HSYK mensubu Kadir Özbek, Pakistan örneği verdi; cilalar döküldü. Hem her şeyi karıştırdı, hem karıştırmadıkları faciaydı.

1. “Pakistan’da darbeci General Ziya ül Hak’ın anayasa değişikliği üzerine yüksek yargı mensupları istifa etti” dedi.

2. “Türk yargıçlar Pakistan yargıçlarından daha az duyarlı değildir” diye ekledi.

Olayların anlattığı gibi olmadığı ortaya çıktı; kimi sahip çıktı, kimi “28 Şubat’a da şey etseydin” diye karşı çıktı!

KIVANÇ, UTANÇ
Tartışma ortasında, Yargıtay “Onursal Başkanı”nı uğurladı. Derviş Turhan 5 Nisan’da, 91 yaşında ölmüştü. Allah rahmet eylesin. 12 Eylül Darbesi Yargıtay Başkanı idi. 15 Eylül 1980’den 3 Ağustos 1984’e.

Darbeden hemen sonra 1981-82 Adalet Yılı Açılış Konuşması:

“12 Eylül harekâtından sonra hâkim ve savcılarımız görevlerini huzur ve güven içinde yürütmektedir. Bu kıvanç verici ortamı sağlayan Türk Silahlı Kuvvetleri’ne yargı adına en içten teşekkürlerimi sunmayı zevkli bir ödev sayıyorum.”

Darbe liderini “tarafsız” bulmuş, “Asıl endişemiz, demokrasiye geçince bakan müdahalesi” diyebilmişti. Biri o görevde bir konuşma yapacaktı ama...

“Huzur; güven; kıvanç verici; zevkli ödev” hukuk tarihinde de, Yargıtay arşivinde de “huzursuz; güvensiz; utanç verici; acıklı bir yataklık” olarak baki. Devrin yargı camiası; asmak için yaş büyüten; işkencelerde binlerce hayatı, bedeni, aklı çalan “utanç ve acı devri”ne eşlik etti.

Nice kıymetli hukukçunun kamudan, üniversiteden kovuluşuna yalakalık etti.

Hâlâ “İdamları imzalarken elim hiç titremedi” diyebilen Paşa’sına utanmadan teşekkür etti. Bunun huzur, güven, kıvanç, zevk duyulacak yanı nerede!

Darbe; kontrgerilla marifetiyle Doğan Öz gibi savcıları öldüre öldüre yol almıştı.

Bir hukukçu bunun neresinden, nasıl bir zevk alabilir! Sıkıyönetim Savcısı Albay Nurettin Soyer’in bile isyan ettiği darbe faşizmine nasıl “kıvanç verici” diyebilir! “Türk yargıçlarının duyarlılığı” bu “kıvanç ve zevk” midir!

ŞÜKRAN AKİSTAN
Ama belli ki bir “yargı geleneği”nin “utançtan kıvanç duyma geleneği”yle sorunu yok. 30 yıl sonra, Özbek hâlâ, “Darbeci diye yargılanmak istenen Evren” diye atıf yapıp neredeyse şükranları yine sunuyor! Tabii ona “28 Şubat’ta ne yaptın baba” diye yüklenenlerin çoğu, şimdi “Akistan”ın 45 yaş üstü kadro ve tabanının neredeyse tamamı da 12 Eylül’e şükran sunmuştu; bugün “Ziya darbeciydi” derken de, muhtemelen “Mücahit Ziyacı” olduklarını, Ziya’nın “Evren’in kardeşi” sayıldığını şimdi unutmuştu!

GENERALE HAYIR
“Pakistan, yargı, tavır” denirken, yakında olan bitenden bihaber “hukuk bilgeliği” de harika!

Pakistan’da esas “yargıç tavrı” çok daha yakında. Biri üç yıllık; biri aybaşında.

“Ziya darbesi” gibi “Müşerref darbesi”ni de onaylamış Pakistan yargısı 2007’de kısmen ayaklandı.

Binlerce kayıp insanın akıbetini sorgulayan, gizli servisin hesap vermesini isteyen Anayasa Mahkemesi Başkanı Chaudri, 5 darbeci generale “hayır” deyip tutuklanınca (Sizin hiç böyle hatıranız var mı?), “9 Mart 2007 Hukukçu Hareketi” başladı; uzun süre ülkeyi sarstı.

Nisan başında da Başsavcı Mansur Han, yolsuzluk davasını örtmek isteyen hükümet ve Devlet Başkanı’nı suçlayıp istifa etti. Neyse, Pakistan bir yana... Bizi bu “aşırı duyarlılık” kahrediyor zaten!

Kırılıp inciniyoruz işte. Yargı kararıyla veya yargısız!