Tim: 'Türkiye'nin İhtiyacı Yabancı Sermaye Yatırımlarıdır'
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi, 'Türkiye'nin ihtiyacı, kısa vadeli ve kar transferi peşindeki sıcak para yerine orta vadede sanayi üretimini ve ihracatını artıracak yabancı sermaye yatırımlarıdır' dedi
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi, "Türkiye'nin ihtiyacı, kısa vadeli ve kar transferi peşindeki sıcak para yerine orta vadede sanayi üretimini ve ihracatını artıracak yabancı sermaye yatırımlarıdır" dedi.
Büyükekşi, IMF tarafından Türkiye ile ilgili yapılan açıklama hakkında bir değerlendirmede bulundu. "Türkiye'nin bir IMF programına ihtiyacı olmadığını kuvvetli bir şekilde sadece TİM kamuoyunda ifade etti" diyen Büyükekşi, yaptıkları açıklamalarda, Türkiye'nin ekonomik performansı ile gelişmekte olan ülkelerden ayrıştığını, hükümet tarafından kuvvetli bir program ortaya konulduğunu, IMF olmadan uluslararası kredi değerlendirme kuruluşları tarafından notunun arka arkaya artırıldığını, olası bir
antlaşmanın dışarıda başarısızlık olarak algılanacağını ifade ederek IMF ile bir standby düzenlemesine ihtiyaç olmadığını belirttiklerini hatırlattı. Büyükekşi, "TİM olarak yaptığımız analizler ve değerlendirmeler, Türkiye ekonomisinin krizden daha az etkilendiğini, ihracat artışının rakiplerinden daha erken başladığını ortaya koyuyordu. Olağan seyrinde gelişen ve toparlanan bir ekonominin bir IMF antlaşması ile kısa vadeli sıcak para hareketlerinin istilasına uğrama tehlikesi vardı. Türkiye'nin
ihtiyacı, kısa vadeli ve kar transferi peşindeki sıcak para yerine orta vadede sanayi üretimini ve ihracatını artıracak yabancı sermaye yatırımlarıdır" şeklinde konuştu.
IMF tarafından da açıklandığı şekilde Türkiye ekonomisinin kuvvetli bir performans sergilediğine dikkat çeken Büyükekşi şöyle devam etti: "Hükümetimizin ortaya koyduğu orta vadeli program ve uygulama kararlılığı, küresel pazarlarımızdaki yavaş ve düzenli canlanma ile küresel finans piyasalarının normalleşmesi bizi olumlu yönde etkiliyor. Türkiye'nin IMF anlaşması olmadığı için bir kaybı yoktur. Krizin en etkili olduğu 2009'da bile ödemeler dengesi sorunu yaşamayan Türkiye'nin 2010 yılında bir ödemeler
dengesi sorunu olmayacaktır. Hem doğrudan yabancı sermaye yatırımları hem de uzun vadeli kredilerde canlılık yaşanacaktır. Küresel gerçekleri bilen, dünyanın her bölgesine ihracat yapan ve bunun gerektirdiği vizyonu taşıyan ihracatçılar olarak, Türkiye'nin gerçeklerini çok iyi görebildik, öngörülerimizin teyit edilmesinden memnun olduk. Böyle bir sonucun çıkmasını sağlayan Başbakanımıza ve ekonomi yönetimine teşekkür ediyoruz."
(SB-SB-E)
Büyükekşi, IMF tarafından Türkiye ile ilgili yapılan açıklama hakkında bir değerlendirmede bulundu. "Türkiye'nin bir IMF programına ihtiyacı olmadığını kuvvetli bir şekilde sadece TİM kamuoyunda ifade etti" diyen Büyükekşi, yaptıkları açıklamalarda, Türkiye'nin ekonomik performansı ile gelişmekte olan ülkelerden ayrıştığını, hükümet tarafından kuvvetli bir program ortaya konulduğunu, IMF olmadan uluslararası kredi değerlendirme kuruluşları tarafından notunun arka arkaya artırıldığını, olası bir
antlaşmanın dışarıda başarısızlık olarak algılanacağını ifade ederek IMF ile bir standby düzenlemesine ihtiyaç olmadığını belirttiklerini hatırlattı. Büyükekşi, "TİM olarak yaptığımız analizler ve değerlendirmeler, Türkiye ekonomisinin krizden daha az etkilendiğini, ihracat artışının rakiplerinden daha erken başladığını ortaya koyuyordu. Olağan seyrinde gelişen ve toparlanan bir ekonominin bir IMF antlaşması ile kısa vadeli sıcak para hareketlerinin istilasına uğrama tehlikesi vardı. Türkiye'nin
ihtiyacı, kısa vadeli ve kar transferi peşindeki sıcak para yerine orta vadede sanayi üretimini ve ihracatını artıracak yabancı sermaye yatırımlarıdır" şeklinde konuştu.
IMF tarafından da açıklandığı şekilde Türkiye ekonomisinin kuvvetli bir performans sergilediğine dikkat çeken Büyükekşi şöyle devam etti: "Hükümetimizin ortaya koyduğu orta vadeli program ve uygulama kararlılığı, küresel pazarlarımızdaki yavaş ve düzenli canlanma ile küresel finans piyasalarının normalleşmesi bizi olumlu yönde etkiliyor. Türkiye'nin IMF anlaşması olmadığı için bir kaybı yoktur. Krizin en etkili olduğu 2009'da bile ödemeler dengesi sorunu yaşamayan Türkiye'nin 2010 yılında bir ödemeler
dengesi sorunu olmayacaktır. Hem doğrudan yabancı sermaye yatırımları hem de uzun vadeli kredilerde canlılık yaşanacaktır. Küresel gerçekleri bilen, dünyanın her bölgesine ihracat yapan ve bunun gerektirdiği vizyonu taşıyan ihracatçılar olarak, Türkiye'nin gerçeklerini çok iyi görebildik, öngörülerimizin teyit edilmesinden memnun olduk. Böyle bir sonucun çıkmasını sağlayan Başbakanımıza ve ekonomi yönetimine teşekkür ediyoruz."
(SB-SB-E)
