Bülent Arınç Generallerin Görevden Alınmasını Değerlendirdi:
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, generallerin görevden alınmasına ilişkin sorular üzerine, "Garipsenecek bir durum yok, yetkiler kullanıldı" dedi.

geldiğinde, icap ettiğinde yetkililer tarafından kullanılabilir" dedi.
Sivil hükümetin kendisine yasalarla tanınmış yetkilerini kullanmasının çok normal olduğunu belirten Arınç, "Olan biten her şey hukuk çerçevesindedir. İdarenin bütün eylemleri yargı denetimindedir. Mağdur olduklarını ifade edenler varsa mutlaka yargı yoluna başvuracaklardı. Hukukta çare tükenmez. Türkiye bir hukuk devletidir. Bunu başka noktalara çekmek. Bir takım yorumları pervasızca televizyon ekranlarında yapmak doğru değil. Bu yetkiler yeri ve zamanında kullanılır. Bu yetki varsa kullanılır. Asıl
tartışacağımız şey, yetki olmamasına rağmen böyle bir şey olmasıdır" diye konuştu.
Bülent Arınç, her şeyin hukuk çerçevesinde olduğunun altını çizdi. Yaşanan hadisenin, Türkiye'nin göz bebeği olan silahlı kuvvetlerini yıpratmayacağını ifade eden Arınç, "Kamuoyunda bilen bilmeyen o kadar yanlış şekilde tartışıyor ki, genelkurmay süreci baştan sona anlatan bir tavır içinde olmuştur. Türkiye artık yeni bir Türkiye. Herkes yetkisini kullanır. Herkes ülkede hukuk içerisinde sorumluluklarını da bilir. Uzun açıklama, sert açıklama, yumuşak açıklama artık bunlar gülünç kaçıyor. Önemli olan
Türkiye'de hukuk devletinin ve hukukun işlemesidir. Üç generalin askeri yüksek idare mahkemesine başvurduğundan bahsediliyor. Hukukta yollar açıktır. Eğer bu konuda itiraz veya dava açma yolu tanınmışsa, bunun kullanılması da tabiidir. Bütün demokratik ülkelerde yargı birliği esastır. Yargıda paralel yapılanma olmaz" dedi.
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Türkiye'de 1960 ve 80 darbelerinden sonra sivil ve askerin paralel yapılanma içine girdiğini söyledi. Arınç, şunları söyledi:
"Maalesef şimdi Türkiye'de sivil Danıştay var, karşısında askeri yüksek idare mahkemesi var. Her şey paralel yapılanma sürecindedir. Türkiye'de yeni anayasa değişikliği isteyenler, Türkiye'de hukuk birliğini, yargı birliğini isteyenler de tek dönüşü arzu etmişlerdir. CHP'nin eski programlarında bile bu düşünceleri raporlarında yer almıştır. 3 general Askeri Yüksek İdare Mahkemesine dava açacak. Ya terfilerini ya da açığa alınma kararının iptalini isteyecek. Bunlar hakkında kararı verecek olan, en yüksek
rütbesi albay olan Askeri Yüksek İdare Mahkemesi hakimleri. Bunda bir gariplik yok mu? Askeri mahkemelerin hakimlerinin askeri hiyerarşi ve disiplin içinde emir komuta ile hareket ettikleri, sicillerinin ve özlük haklarının komutanlara bağlı olduğunu ifade edilerek DGM'nin o üç kişilik heyetinden askeri üye çıkarılmıştı. Buna CHP ve MHP'li arkadaşlarımızın da olumlu oy verdiğini hatırlıyorum. Biz önce onu çıkardık, sonra DGM'lerin kendisini anayasadan çıkardık. Komutanların kendilerinden daha ast rütbede
olan hakimlere karşı dava açmasını, bu hakimlerin bu komutanlar hakkında hukuka uygun karar verip veremeyeceğini kamuoyunun takdirine sunuyorum. Böyle bir karar tartışmalı olacaktır. Mümkündür ama Türkiye'de yaşadığımız şartlar içinde o hakimlerin işlerinin zor olduğunu düşünüyorum.
Türkiye'de meydana gelen her olay, gerçek bir hukuk devletine giderken bizim önümüzü açıyor."
Müslümanlara yönelik açıklamaları nedeniyle tartışılan Nobel ödüllü yazar V.S. Naipaul'ün İstanbul'da düzenlenen Avrupa Yazarlar Parlamentosu'na katılmamasına ilişkin soru üzerine de konuşan Arınç, "Basında birkaç gündür bu konuda tartışma var. Gelmesini uygun bulan pek çok kişi olduğu kadar, yine yazarlar sınıfından "gelmemesi gerekirdi, çünkü ırkçı söylemleri var" şeklinde düşünenler de oldu. Biz bu tartışmanın dışındayız. Bırakalım yazarlarımız bu konuyu rahatça tartışsınlar" dedi.
