2. Uluslararası Akdeniz Ticareti Ve Liman Kentleri Konferansı

İzmir Ticaret Odası'nın (İZTO) organize ettiği 2

İzmir Ticaret Odası'nın (İZTO) organize ettiği 2. Uluslararası Akdeniz Ticareti ve Liman Kentleri Konferansı başladı. Konferansın açılışında konuşan Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, Akdeniz'de ilişkilerin ikili olarak değil küresel anlamda geliştirilmesi gerektiğini söyledi.
Bu yıl 2'incisi düzenlenen "Geçmiş ve Gelecek" konulu Uluslararası Akdeniz Ticareti ve Liman Kentleri Konferansı'nın açılışına Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, İzmir Valisi Mustafa Cahit Kıraç, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar, İzmir Ticaret Odası (İZTO) Yönetim Kurulu Başkanı Ekrem Demirtaş, TÜRSAB Genel Müdürü Hakan İmmetoğlu, Akdeniz'e kıyısı bulunan Mısır, Yunanistan, KKTC ve Kıbrıs Rum Kesimi, Tunus, Fas,
İtalya, İspanya, Gürcistan Libya, Tunus, Fas ve Malta gibi ülkelerin konsolos ve ticaret temsilcileri katıldı. Bakan Ergün, yaptığı konuşmada, Akdeniz'deki ticari ilişkilerin ikili ilişkilerden çok küresel olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade ederek, "Önemli olan Akdeniz'in bir bütün olarak canlanmasıdır. Bunun için önümüzde çok fırsatlar var. Çünkü Akdeniz'e kıyısı olan ülkeler hepsi aynı mahallenin çocukları. Bu havzada Türk Arap, Roma ve Bizans kültürleri aynı anda yaşamaktadır. Bunların kimin
yaptığı değil önemli olan bu mahallenin çocuklarının yapmış olmasıdır" dedi.
Bölgede karşılıklı yanılgıları da ortadan kaldırması gerektiğini vurgulayan Ergün, Türkiye ile yabancı ülkeler arasında uzun zamandır tarihi yanılgıları ve önyargıların bulunduğunu söyledi. Geçtiğimiz günlerde gerçekleştirdiği Fransa seyahatinden örnek veren Ergün şunları söyledi:
"Fransa'da bir fuara katılmak üzere gitmiştim. Yerel belediyenin hazırladığı broşürlerde 'Barbaros Hayrettin Paşa'nın Toulon'u işgal ettiği ve şehri terk etmeyenlerin idam edileceği' bilgisinin yer aldığını gördüm. Halbuki bu yanlış bir bilgi. Bunlar tarihle bağdaşmıyor. Fransa Kralı Kanuni'den yardım istemiş, işgal etmiş değildir. Boşaltılmasını isteyen de Fransa kralıdır. Bir önyargı oluşturacak broşürlerin yayınlanması garibimize gitti. Kendilerinden de yazılı talebimiz olacaktır. Fransa, Barbaros'un
30 bin askerine kucak açmış ve Nice şehrini almıştı. Küçük bir ayrıntı olarak görülebilir fakat ekonomik ilişkileri zedeleyebilir."

"SIFIR SORUN MAKSİMUM İŞBİRLİĞİ"
Geçmişteki ülkeler arası sorunların engel olarak görülmemesini, aksine gelecek için fırsata dönüştürülebilmesi gerektiğini anlatan Bakan Ergün, Türkiye'nin son yedi yılda komşularıyla sıfır sorun, maksimum işbirliği anlayışına göre yol aldığını söyledi. Komşularla maksimum işbirliğine en güzel örneğin Türkiye ile Yunanistan arasındaki ticaret hacmini 2008 yılı itibariyle 4 kat artarak 3.6 milyar dolara yükselmesi olarak gösteren Bakan Ergün, "Ülkeler arasındaki ilişkilerin gelişmesi için bütün ülkelerin
daha dikkatli davranmasında fayda var. Tarihi yanlışlıklar var. Gelin Akdeniz'i önyargıların ve savaş filolarının kol gezdiği bir deniz olmaktan çıkarıp, ticaret filolarının gezdiği bir deniz haline beraber getirelim. Bütün ülkelerin dikkatli ve titiz davranmasında fayda var" dedi.

"TÜRKİYE İLE İŞ YAPAN KAZANIR"
Türkiye her alanda önemli değişim, dönüşüm sürecinden geçtiğini ifade eden Sanayi ve Ticaret Bakanı Ergün, "Türkiye en çok dikkat çeken ülkelerden birisi. Çok önemli adımlar atıyoruz. Dünya barışı adına takdir toplayan işlere imza attık. Bu performans ekonomiyi de güçlü bir seviyeye taşıdı. Gerçekleştirilen reformlar kırılganlığı asgari seviyeye indirdi. Türkiye tüm dünya piyasalarına bu alanda güven telkin ediyor. Bu yılın ilk yarısında yüzde 11 oranında büyüme yakaladık. Çin ile birlikte büyüyen en
hızlı ekonomi olmayı başardık. Türkiye ile iş yapanlar orta ve uzun vadede son derece rasyonel bir iş yapmış olacaklardır. Önümüzdeki süreçte kendisini sürekli büyütecek ülkemiz ilişkileri içinde önemli fırsat kapıları açacaktır. Yatırımlara da büyük önem veriyoruz. Yerli ve yabancı sermaye ayırımı olmayacaktır. Ekonomik ilişkilerin gelişmesi siyasi gücün daha da yayıldığı bir dünya için son derece gereklidir. Bu noktada özellikle iş dünyasına büyük sorumluluk düşüyor" diye konuştu.

"AKDENİZ TİCARETİN KURALLARININ YAZILDIĞI YER"
İZTO Yönetim Kurulu Başkanı Ekrem Demirtaş da, Akdeniz'de ticareti konuşmak istemelerinin boşuna olmadığını, çünkü Akdeniz'in medeniyetlerin ve kültürlerin buluştuğu, dünyanın en eski ticaret alanı olduğunu söyledi. Bugün kullanılan uluslararası ticaret kuralları, para transferi ilkeleri, senet kullanımı, ticari temsilcilik, gemicilik ve deniz ticareti gibi yöntemlerin Akdeniz'de başladığına dikkat çeken Demirtaş, Akdeniz'de ticareti, binlerce yıl boyunca kültür taşıyıcısı olarak da görev yaptığını ve
sadece malların değil diller, inançlar, gelenekler, kültürlerin de birbirine karıştığını söyledi. Bölgede 500 milyon kişinin yaşadığını ve ülkelerin toplam gayrisafi yurtiçi hasılasının 9 trilyon dolar olduğunu belirten Demirtaş, kruvaziyer turizmin önemine değinerek, "Bu bölge aynı anda gelir düzeyi yüksek ülkeleri ve gelişmekte olan doymamış pazarlara sahip. Yani ticaret ve turizm potansiyeli büyük. Bu potansiyeli en yüksek düzeyde değerlendirmek için buradayız. Ticaretin kolaylaşmasında rol oynamak,
turizmde birbirimizi desteklemek istiyoruz. Bu yıl özellikle kruvaziyer turizmi üzerine odaklandık. Çünkü Akdeniz'de binlerce yıldır limanlarıyla var olan, liman kentler var. Çoğumuzun rotası İpek Yolu'ndan geçiyor. Bugün ise biz bu İpekyolu'nu kruvaziyerlerle denize taşımak, yeniden yaratmak istiyoruz. Kruvaziyer turizmi 2000'li yılların yükselen yıldızı. Avrupa Kruvaziyer Konseyi'nin rakamlarına göre 2009 yılında 5 milyona yakın kişi Avrupa'dan seyahate çıktfır sorun, maksimum işbirliğiı. Dünya genelinde
15 milyonu aşkın kişinin kruvaziyer yolculuğunu tercih ettiği görülüyor. Sektör geçen yıl 34 milyar dolarlık gelir sağladı. 300 bini aşkın istihdam olanağı sağlayan sektör ilgi her geçen yıl daha da büyüyor. Ülkemizin de Akdeniz, Ege ve Karadeniz destinasyonlarındaki payını azami ölçüde arttırmasına çalışıyoruz. Kruvaziyer turizmi bizim kentimizde yoğun olarak yedi sekiz yıldır var. Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini yürüttüğüm İZTO'nun en değerli ve başarılı projelerinden biri. Kentimize son yedi yılda
kruvaziyer gemilerle gelen toplam yolcu sayısı 1 milyon 522 bin 127'ye ulaştı. 2009 yılında ise ülkemize 1 milyon 724 bin 771 yolcu geldi. İzmir olarak 2009 yılında Türkiye kruvaziyer turizminden yüzde 17 pay aldık. 2010 yılı ilk 6 ayında payımız yüzde 24'ye yükseldi. Şu anda 118 sefer ile 295 bin 952 kişi geldi. Sıfır noktasından başladık, ikinci kruvaziyer limanı olduk. Şimdi hedefimiz yeni bir kruvaziyer limanı ile 3 milyon kruvaziyer yolcusuna ulaşmak. Ama sadece İzmir'in kruvaziyer pastasından aldığı
payı değil, Akdeniz'i kapsayan bütün pastayı büyütmek istiyoruz. Hayalimiz, Akdeniz ile Karadeniz'i kruvaziyer ile birleştirmek" şeklinde konuştu.
Akdeniz'de barışa ve ticarete katkı koyan tüm siyasetçilere ve liderlere teşekkür eden Demirtaş, Filistin sorununun da kısa sürede BM kararları çerçevesinde çözülmesini istediklerini söyledi. Akdeniz'deki barışı sağlama çabalarından dolayı Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a da teşekkür eden Demirtaş, "Özellikle karşılıklı olarak vizelerin kaldırılması, serbest ticaret bölgelerinin faaliyete geçmesi ve komşularımız ile sıfır sorun politikası ülkemizi bölgesel bir güç haline getirdi. Komşularıyla bariyerleri
kaldırdı. Dünyaya bulunduğumuz coğrafyanın önemini gösterdi. Suriye, Lübnan, Ürdün, Mısır'ı Serbest Ticaret Bölgesi yapma konusunda önemli adım attı. Biz iş aleminin önünü açtı. Engelleri kaldırdı. Bir kez daha Sayın Başbakanımıza teşekkür ediyoruz" dedi.
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu ise, İzmir'in Akdeniz'in diğer kültür merkezleri olan Barselona, Marsilya, Venedik, Roma, Atina, İskenderiye ve Beyrut gibi kentlerle işbirliği kurmasını, onlarla ortak kültür ve sanat projeleri oluşturulması yolunda uluslararası adımların atılmasını arzu ettiklerini söyledi. Bu konudaki çalışmalarını sürdürdüklerini belirten Başkan Kocaoğlu, "Umuyorum ki, çalışmalar, İzmir'in 'kültür ekseninde gelişerek' Akdeniz'de uluslararası bir kültür, sanat ve tasarım
metropolü olarak konumlandırılması yönünde bir başlangıç noktası oluşturacaktır" diye konuştu.
Kocaoğlu, asırlar boyunca çok önemli bir liman kenti olan İzmir'in bu özelliğini yeniden pekiştirmesinin hazırlıklarını sürdürdüklerine de vurgu yaparak, şunları kaydetti:
"Bugün büyüyememe sancıları yaşayan İzmir Limanı'nı eski etkinliğine kavuşturmak; her Akdenizli gibi denizi bir yaşam biçimi olarak gören ve yüzyıllardır limanla iç içe olan İzmirlilerin de ortak dileğidir. Biz İzmir'in yerel yönetimi olarak, limanımızı yeniden Akdeniz'in en büyük işlem hacmine sahip limanlarından biri haline getirecek her türlü oluşumun içinde, hatta tam göbeğinde olacağız."
Akdeniz havzasının birçok alanda işbirliği yapılabilecek büyük bir potansiyele sahip olduğunu dile getiren İzmir Valisi Mustafa Cahit Kıraç, "Ortak çıkarlarımız etrafında bir araya gelerek yapılan çalışmalar son derece önemlidir. İzmir'in yerel yöneticileri tarafından da önemle takip edilmektedir. Akdeniz'e kıyısı olan ülkeler arası işbirliğinin her zaman bölgenin önemini artıracağını da biliyoruz. Akdeniz havzası her zaman ticari ilişkilerin, kültürel etkileşimlerin yaşandığı bir bağlantı denizi olarak
da var olmuştur" diye konuştu.
(BŞ-CC-E)