Hepatit, Siroz Ve Diyabet, Karaciger Kanseri Riskini Artiriyor
Dünyada en sik görülen kanser türleri arasinda yer alan karaciger kanseri, %95 oraninda baska organ ve doku kanserlerinin karacigere siçramasiyla meydana geliyor. Karacigerdeki kötü huylu kitlelerin çok küçük bir bölümünün dogrudan karacigerden kaynaklandigini belirten Genel Cerrahi Uzmani Doç. Dr. Mahir Kirnap, “Karaciger kaynakli olan kanserler, genellikle siroz ile birlikte görülür. Genellikle 60 yas sonrasi ve ileri yaslardaki kisileri etkiler. Ama tirozinemi gibi bazi kalitsal hastaliklarda çocukluk çaginda bile görülebilir. Kronik Hepatit B ve C enfeksiyonlari, diyabet ve uzun yillar yüksek miktarda alkol tüketmek, karaciger kanserinin risk faktörleri arasindadir ” dedi.

Doç. Dr. Mahir Kirnap, “Dolasima geçebilen ve gittigi yerde tutunabilen her kanser, karacigere de metastaz yapabilir. Metastatik karaciger tümörleri (sekonder) en sik kolorektal, meme ve yumurtalik kanserlerine baglidir. Ama pankreas, mide, akciger, tiroid gibi her organ veya kas, kemik, damar ve bag dokusu gibi her dokunun kanseri de karacigere metastaz yapabilir” diye konustu.
Ciltte ve gözlerde sarilik olusabilir
Karaciger kanseri hastalarinin sikayetlerinde kitlenin boyutu ve yerlesiminin temel belirleyici oldugunu vurgulayan Doç. Dr. Mahir Kirnap, söyle devam etti: “Karacigerin çevresinde mide, oniki parmak bagirsagi, kalin bagirsak, sag böbrek ve böbrek üstü bezi, karindaki en büyük toplardamar ve diyafram bulunmaktadir. Karacigerin ürettigi safra, safra yollari ile karacigerden çikip oniki parmak bagirsagina açilir. Karacigerdeki kitleler, bu doku ve organlara basarak veya temas ederek sikayetlere yol açabilir.”
Kötü huylu kitlelerin, bulunduklari yer ve büyüklükten bagimsiz olarak çok enerji tükettiklerini, bunun da hastada kilo kaybi ve güçsüzlüge neden olabildigini ifade eden Doç. Dr. Kirnap, karaciger kanserinin belirtilerini ise söyle siraladi: “Istemeden kilo kaybetmek, istah kaybi, karinda sag üst kadranda agri, ele gelen bir kitle, bulanti-kusma, genel halsizlik, güçsüzlük, gözün beyaz kisminda ve ciltte sarilik, krem-beyaz renkte (akolik) diskilama yaygin belirtilerdir.”
Karaciger hücreli / hepatosellüler karsinomun (HCC) karacigerin en sik görülen primer kanseri oldugunu belirten Doç. Dr. Kirnap, “Ülkeler bazinda degisiklikler olmakla birlikte, HCC %80-90 oraninda kronik karaciger hastaligi (siroz) ile birlikte görülür. Genellikle 60 yas sonrasi, en sik 85 yaslarinda görülür. Ama tirozinemi gibi bazi kalitsal hastaliklarda daha çocukluk çaginda bile görülebilir” bilgisini verdi.
Tiras olmak ve dövme yaptirmak için hijyenik yerler tercih edilmeli
Kronik hepatit B ve hepatit C enfeksiyonu, siroz, hemakromatozis ve Wilson hastaligi gibi bazi kalitsal hastaliklar, diyabet, alkole bagli olmayan yagli karaciger hastaligi, aflatoksinler ve yillarca yüksek miktarda alkol tüketiminin; hepatoselüler kanser gelisiminde en büyük risk faktörleri oldugunu vurgulayan Doç. Dr. Mahir Kirnap, karaciger kanserinden korunmak için alinabilecek tedbirleri söyle anlatti:
“Hepatosellüler kanser gelisimi için bilinen risk faktörlerini azaltmak, kanser gelisme riskini de düsürür. Alkol kullanimini kesmek veya azaltmak önemlidir. Kadinlarda günde bir, erkeklerde iki içkiden fazlasi alinmamalidir. Hepatit olmayi engelleyecek her türlü çaba ise yarayacaktir. Yani hepatit B asisi olmak, cinsel partnerinizin bulasici hastalik açisindan saglik durumunu bilmek, hijyen kurallarina uygun yerlerde tiras olmak ve dövme yaptirmak önemlidir. Günümüzde Hepatit C ve kismen Hepatit B için tedaviler uygulanmaktadir. Bu tedavileri almak da koruyucu etkiye sahip olacaktir.”
Erken evrede tespit edilirse tamamen iyilesebilir
“HCC bir kanserdir, erken evrede yakalanan pek çok kanser gibi tamamen iyi olma sansina sahiptir” diyen Doç. Dr. Mahir Kirnap, “Erken evrelerde cerrahi (rezeksiyon veya transplantasyon) ve lokorejiyonel tedavilerle, geç evrelerde ise lokorejiyonel tedaviler ve kemoterapi ile hastalarda tam iyilesme saglanabilir. Bunun mümkün olmadigi hastalarda da ömrü uzatip sikayetler hafifletilmektedir” dedi.
