Emine Erdogan Açiklamasi 'Türkiye Her Daim Sahada Olacak, Dünyanin Vicdani Olmaya Devam Edecek'
Cumhurbaskani Recep Tayyip Erdogan’in esi Emine Erdogan, mazlum cografyalara umut olmaya elbirligiyle devam edeceklerini vurgulayarak, "Türkiye her daim sahada olacak, dünyanin vicdani olmaya devam edecek" dedi.

"Gönül cografyasi" olarak bilinen topraklarin Türklerin tarih boyu kurduklari bütün devletlerin ulastigi fiziksel sinirlarin çok daha ötesinde olduguna isaret eden Emine Erdogan, ecdadin baris ve hosgörü ikliminin varligini sürdürdügünü söyledi.
Balkanlardan Yemen’e, Kudüs’e, Hicaz’a, Afrika’ya kadar çogunlugu hayirsever kadinlarin banisi oldugu vakiflarin hala yasatildigini vurgulayan Emine Erdogan, "Milletimizin ismi, dünyanin bütün mazlumlarinin gönül mabetlerinde, merhamet, sefkat, cömertlikle özdeslesiyor" diye konustu.
Büyükelçilerin de görev yerlerinde dokunduklari hayatlarla bütün dünyayi gönül cografyasina kattiklarini belirten Emine Erdogan, söyle devam etti:
"Üretken kadinlarin el emeklerinin, adil bir pazarda satilabilmesi için Afrika Evi gibi girisimlerimizle, mazlum cografyalara umut olmaya elbirligiyle devam edecegiz. Türkiye her daim sahada olacak, dünyanin vicdani olmaya devam edecek. Bununla beraber bizim yegane sermayemiz hayirseverligimiz degil, dünyanin tek tiplesen kültürüne derman olabilecek her ögesi birbirinden degerli ve köklü bir medeniyet mirasina sahibiz."
"Bize düsen, dünyanin giderek çoraklasan iklimine can suyu verebilmektir"
Çankaya Köskü’nde açilan "Yüzyilin Anilari" sergisinin milletin tarihine sahip çikma hikayesini gözler önüne serdigini dile getiren Emine Erdogan, "Insanliga rol model olacak medeniyet ve kültür kahramanlariyla dolu geçmisimiz, en büyük zenginligimizdir. Mevlana’nin deyimiyle kalpten gelen sözlerimiz tüm dünyada kulaklari asip kalplere ulasiyor. Ayni sekilde Haci Bektas Veli, Asik Veysel, Pir Sultan Abdal, Yunus Emre’nin mayalayacagi gönüllerle dünya barisina bir adim daha yaklasacagimiza inaniyorum. Bize düsen, bu muhtesem miras vasitasiyla dünyanin giderek çoraklasan iklimine can suyu verebilmektir" ifadelerini kullandi.
Türkiye’nin vefasi ve cömertliginin önemine deginen Emine Erdogan, "Bu nedenle evrensel degerler yeniden insa edilirken, asirlarin mirasiyla dolu hazine sandigimizi açmanin, insanliga borcumuz oldugunu düsünüyorum. Manevi dünyamiz gibi somut kültür mirasimiz da insanligin yeryüzündeki hikayesinin hakikat ekseninde yazilmasina katki saglayacaktir” seklinde konustu.
Yürütülen arkeolojik kazilarin dünyadaki yankilarina isaret eden Emine Erdogan, "Türkiye, kesfedildikçe sirrina sir katilan bir bölge olarak, turistik anlamda giderek daha büyük deger kazaniyor. Elbette bu hazinelerimizi de kültürel diplomasi havuzumuza elbirligi ile katmamiz gerekiyor" dedi.
Güzellikleri çogaltmak kadar anlatabilmenin de önemini dile getiren Emine Erdogan, bu amaçla Anadolu’nun sifa dolu reçetelerini "Asirlik Tariflerle Türk Mutfagi" kitabinda derlediklerini animsatti. "Dünya Kahvalti Günü" ve "Dünya Türk Kahvesi Günü" araciligiyla da Türk gastronomi hazinesi hak ettigi düzeye kavusturulacagina olan inancini dile getiren Emine Erdogan, Türkiye’ye kazandirdiklari "Bohça" markasinin dünya pazarinda hak ettigi düzeye getirmek için büyükelçilerden desteklerini istedi.
"BM Sifir Atik Yüksek Düzeyli Sahsiyetler Danisma Kurulu’nun ilk yüz yüze toplantisini Istanbul’da gerçeklestirecegiz"
Emine Erdogan, milletçe el ele vererek hayat tarzina dönüstürmeye çalistiklari Sifir Atik Hareketi’nin de uluslararasi boyutlara ulastigini vurgulayarak, "Baskanligini üstlendigim ’Birlesmis Milletler, Sifir Atik Yüksek Düzeyli Sahsiyetler Danisma Kurulu’nun ilk yüz yüze toplantisini Istanbul’da gerçeklestirecegiz. ’31 Ekim Dünya Sehirler Günü’ toplantisinin da dünyanin gözbebegi Istanbul’da yapilacagini hatirlatmak isterim. Sizlerden beklentimiz, deneyimlerimizi insanlik ailesi ile paylasmak için yürüttügümüz faaliyetleri uluslararasi kamuoyuna duyuracak adimlar atmanizdir" diye konustu.
"29 Ekim etkinliklerinin kültürel, sanatsal ve edebi hazinemizi sergileyecek, kutlu bir sölene dönüsmesini hedefliyoruz"
Türkiye’ye getirilen ödüller, yayinlanan edebi eserler, sinema, dizi ve spordaki basarilara deginen Emine Erdogan, sunlari kaydetti:
"Bu motivasyonla 29 Ekim etkinliklerinin 100. yil coskumuza yarasacak, kültürel, sanatsal ve edebi hazinemizi sergileyecek, kutlu bir sölene dönüsmesini hedefliyoruz. Bizler, çok dinli, çok kültürlü, çok uluslu, çok hukuklu geçmisimizle, yaratilani yaratandan ötürü sevmeyi buyuran inancimizla essiz birikimlere sahibiz. Bu minvalde insanlik Islam düsmanligiyla kiskirtilmaya çalisilirken, bizim birlikte yasama tecrübemize ne denli ihtiyacimiz oldugunu görüyoruz. Hayirseverlikle, iyiliklerle kilidi kirilan gönül kapilarindan, sanatimizla, edebiyatimizla, danslarimizla folklorumuzla sözümüz ve sazimizla geçme günüdür."
Sanatçi Ferhat Göçer’in de mini bir konser verdigi programin ardindan Emine Erdogan, büyükelçilerin esleri ile ani fotografi çektirdi.
"Yüzyilin Anilari" sergisi
Emine Erdogan, program kapsaminda düzenlenen "Yüzyilin Anilari" adli sergiyi gezerek, Cumhuriyetin ilanindan günümüze Türkiye’nin 100 yillik kültürel diplomasisine isik tutacak olaylar ve bugüne ulasan geleneksel sanatlar ve ürünlerine iliskin stantlarda bilgi aldi. Geleneksel el sanatlarindan olan ebru sanatina iliskin standi da ziyaret eden Emine Erdogan, burada ebru yapti. Sergide Emine Erdogan’a leblebi, geleneksel Türk lokumu ve kumda Türk kahvesi de ikram edildi.
Türkiye’nin Madrid Büyükelçisi Nüket Küçükel Ezberci ise su ifadeleri kullandi:
“4 günlük maratonun esasinda son günündeyiz, çok anlamli bir atmosferin içerisindeyiz. Bir yandan Türk kadinini diplomasiyle temsil etmenin gururunu, bir yandan da çok kadim bir kültürden gelen kadinlar olarak böyle bir serginin, böyle bir kültürel mirasin içinde kayip oluyor olmak gerçekten 4 günlük yorgunluga degdi. Burasi muhtesem olmus. “
