Medyada Kadina Yönelik Olan Siddet Dili Tartisildi
Medyada Kadina Yönelik Siddet Diline Karsi Yeni Yaklasimlar Paneli ve Antalya Yerel Gazeteleri Esitlikçi Medya Dili Ödül Töreni Akdeniz Üniversitesi Iletisim Fakültesi ev sahipliginde düzenlendi.

Akdeniz Üniversitesi Iletisim Fakültesi Konferans Salonunda gerçeklestirilen etkinlige Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, Rektör Yardimcisi Prof. Dr. Ayse Gülbin Arici, Iletisim Fakültesi Dekani Prof. Dr. Figen Ebren, KATCAM Müdürü Doç. Dr. Gülay Yilmaz, Antalya Gazeteciler Cemiyeti Baskani Idris Tas, akademisyenler ve ögrenciler katildi.
“Her 3 kadindan 1’i siddet görüyor”
Konusmasina yaklasik 1 yil önce menfur bir cinayete kurban giden Iletisim Fakültesi ögrencisi Azra Gülendam Haytaoglu’nu ve vefat eden tüm kadinlari rahmetle anarak baslayan Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, “Kadina yönelik siddet, cografi sinirlari asan, tüm dünyanin ortak sorunudur. Dünyada her 3 kadindan 1’i yasamlarinin bir döneminde esi ya da bir yakini tarafindan siddet görüyor. Cografyaya göre de bu oran çok az farklilik gösteriyor. Gelismis, gelismekte olan ülke ayrimi olmaksizin ne yazik ki dünyanin dört bir yaninda kadina yönelik siddet yasaniyor. Dünyayi saran bu salginla mücadele konusunda toplumun her kesimine görevler düsüyor. Ancak toplumlarin pusulasi olmasi gereken üniversitelerin ayri bir sorumlulugu olduguna inaniyorum. Çünkü üniversitelerin egitim ve bilimsel arastirmanin yani sira topluma danismanlik yapma gibi bir misyonu da var. Biz de Akdeniz Üniversitesi olarak özellikle Kadin Çalismalari ve Toplumsal Cinsiyet Arastirma ve Uygulama Merkezimizin de destekleriyle bu konuda önemli çalismalar yürütüyoruz. Bu konuyu çok önemsiyorum. Çünkü kadina yönelik siddet insan haklari ihlali ve kamu sagligi sorunu olarak da büyük önem arz ediyor. Siz bir kadini gerek sözlü gerek fiziksel olarak siddete maruz biraktiginizda ayni zamanda toplum huzurunu ve bütünlügünü de bozmus oluyorsunuz” dedi.
“Siddet her yerde”
Kadina karsi siddetle mücadelede diger önemli aktörlerin sivil toplum ve medya oldugunu söyleyen Rektör Özkan, “Özellikle bilgi çaginda medyanin dönüstürücü gücü muazzam artti. Bilhassa gençlerimiz, bu dönüsümden en çok etkilenen grup. Dünya artik adeta ayni küresel kültür havuzundan besleniyor. Ve maalesef bu kirli bir havuz. Siddetin yüceltildigi, kadinin metalastirildigi, insani degerlerin paraya indirgendigi bir kültür havuzundan bahsediyoruz. Siddet sadece kadina yok ki. Siddet her yerde, herkese... Çocuga, yasliya, hayvana, suya, topraga, tarihe, gelecek kusaklara. Burada önemli olan bireylere, tüm canlilara saygiyi, sevgiyi, vicdani ögretmek. Ögretmek diyorum çünkü bunlar ögrenilen seyler. Önce evde anne kizini ve oglunu esit hak ve sorumluluklarla büyütecek yani tüm ev isleri hem kiz hem oglan tarafindan yapilacak. Sonra da okullarda kreslerden itibaren 10 yasina kadar yani 3. sinifa kadar insana saygi, toplum içinde nasil davranilmasi gerektigi, hayvanlara, dogaya sevgi ve saygiyi, tüm canlilarla beraber yasamanin kurallari ve keyfi, dogada yasam mücadelesi vermeyi, tüm canlilarin yasam hakkinin esit oldugu, insanindan bitkisine kadar tüm bu eksende çocuklar yetistirilmeli. Önce vicdanli iyi insan olmayi ögretmemiz lazim. Aksi halde dünyanin en iyi mühendisi, doktoru olmalarinin hiçbir degeri yok” seklinde konustu.
“Acimasizca ne kadar uyumsuz giyindigimize dair asagilaniyoruz”
Rektör Özkan, “Siddetin acimasizliginin en önemli nedeni sahip olma duygusu. Önemli olan neye sahip oldugunuz degil ne ürettiginiz ne kadar faydali oldugunuz, arkanizdan nasil izler biraktiginiz. Bunu neden söyledim, çünkü kadinin kadina yaptigi siddeti de unutmamaliyiz. Kizlarimizi fiziksel görüntüleri, sahip olduklari markalarla kisilik kazanamayacaklarini anlatmamiz ve rol model olmamiz lazim. Maalesef etrafima baktigimda görüyorum ki, bunu daha çok kadinlar yapiyor, ne kadar tarz ve pahali giyinirsek o kadar takdir görüyoruz. Ya da acimasizca ne kadar uyumsuz giyindigimize dair asagilaniyoruz. Oysa ki ’üzerindeki ne kadar pahaliysa o kadar degerlisin’ anlayisinin ne kadar gereksiz oldugunu ne kadar üretirsen etrafina ne kadar isik saçiyorsan o kadar büyürsün felsefesini anlatmak lazim. Burada en önemli is tabii ki medyaya düsüyor. Medyada sifir beden, zengin erkek pesinde kadinin yerini güçlü ve üretken kadin almali” ifadelerini kullandi.
“Siddetin özendirilmemesi gerekiyor”
Özellikle haber dilinin siddeti tesvik eden bir unsur olabildigine dikkat çeken Rektör Özkan, “Televizyon haberlerinde ya da gazetelerde açik bir sekilde gözler önüne serilen siddet, bu korkunç durumun kaniksanmasina neden oluyor. Siddeti görerek büyüyen çocuklar, gelecekte bunun uygulayicisi olabiliyor. Toplumu bilgilendirme, haber verme amaciyla görev yapan gazetecilerin kullandigi haber dilinde kadini suçlayici, asagilayici ve küçük düsürücü söylemlerin degistirilmesi bu konuda atilacak en mühim adimlardandir. Aksi halde topluma ulasan bir haber, izlenilen bir görüntü hafizalarda yer ediyor ve maalesef suçluya da bir nevi yol gösteriyor. Bizim beklentimiz ise medyanin sorunun degil, çözümün bir parçasi olmasi. Medya elindeki gücü dogru kullanarak, kadin erkek esitligi konusunda farkindaligin artmasina önemli katki sunabilir, toplumda rol model kadinlarin daha görünür olmasini saglayabilir. Ama öncelikle ve ivedilikle medyada kadina yönelik siddetle ilgili haberlerin islenisinden baslayarak üslup degisikligine gidilmesi, siddetin özendirilmemesi gerekiyor” dedi.
“Medya farkindaligin artmasina katki sunabilmeli”
Medyanin toplumu dogrudan etkileyen ve dönüstüren bir isleve sahip oldugunu söyleyen Iletisim Fakültesi Dekani Prof. Dr. Figen Ebren ise, “Medya bir yandan temeller insa ederken medyaya konu olan toplumsal olaylarda medyadaki temsiller üzerinden yeniden kuruluyor ve yeni kimlikler kazandiriliyor. Medya sahiplerinin ve medyanin her kademesinde yer alan çalisanlarin topluma sunduklari içeriklerin ve sunus biçimlerinin farkinda olarak sorumlulukla hareket etmeleri önem kazaniyor. Siddetin her türüne maruz kalan kadinlar cinsiyetçi ve haklarini zedeleyen bir dille haberlere konu olmalari sebebiyle haksizliga ugruyor. Medya elindeki gücü dogru kullanarak kadin erkek esitligi konusunda farkindaligin artmasina önemli katki sunabilmelidir” diye konustu.
“Haberci toplumun her kesiminin degerlerini korur”
Dilin toplumlarin gelisiminde önemli bir yeri oynadigini söyleyen Antalya Gazeteciler Cemiyeti Baskani Idris Tas da, “Bu yüzden her söylemimiz her haberde gazetecinin yazdigi haber kisinin kendi imzasidir. Gazetecilik hak ve sorumluluk bildirgesinde gazeteci dil, din, irk, etnisite, mezhep, inanç, inançsizlik, cinsiyet ölçütlerini degerlendirmez. Tüm halklarin evrensel degerini korur. Gazetecinin topluma örnek olma gibi bir sorumlulugu da vardir. Toplumun birlik ve beraberligini saglamada bir haberde ’kadin sürücü’ diye yazilirsa bu bir haber degildir ayristirici dildir. Ne söyledigimiz ve nasil söyledigimiz kiymetlidir. Antalya’daki meslektaslarimizin haber yaziminda dillerini özenle kullandiklarini çok iyi biliyorum. Meslektaslarima tesekkür ediyorum” dedi.
“Toplumsal cinsiyet esitsizligi dersini müfredata koyduk”
Türkiye’de kadina yönelik siddetin günbegün büyüyen bir sorun oldugunu söyleyen KATCAM Müdürü Doç. Dr. Gülay Yilmaz ise, “Bu sebeple tüm kurumlara ve bireylere bu sorunla mücadelede bir sorumluluk düsüyor. Akdeniz Üniversitesi bu konuda önemli sorumluluklar üstlenmeye devam ediyor. Son iki yil içerisinde Rektörlügümüzün de destegiyle üniversitede toplumsal cinsiyet esitligine ulasma yönünde önemli çalismalar yaptik. KATCAM yönetim kurulu kurumsal yapiyi güçlendirme hedefiyle bir esitlik ve farklilik eylem plani politika metni hazirladi. Bu metin 2021 yilinin Aralik ayinda Üniversite senatomuz tarafindan kabul edildi. Hazirladigimiz eylem plani çerçevesinde 2022 güz döneminde yüksek lisans ve doktora ögrencilerine yönelik Toplumsal Cinsiyet Esitsizligi dersini müfredata koyduk. Bu derslerin tüm fakültelere yayilmasi için önümüzdeki günlerde egitici egitimi programini gerçeklestirmeyi planliyoruz” dedi.
Yilmaz, KATCAM olarak ’Cinsel Taciz ve Saldiri Yönergesi Metni’ hazirlayarak bu yönerge taslagini hayata geçireceklerini söyledi.
Antalya yerel gazeteleri esitlikçi medya dili ödül töreni düzenlendi
Açilis konusmalarinin ardindan düzenlenen panelde Iletisim Fakültesi Dekan Yardimcisi Doç. Dr. Aysad Güdekli moderatörlügünde Kadin Cinayetleri ve Kadina Yönelik Siddet ile ilgili Twitter Kullanicilarinin Toplumsal Refleksleri Üzerine Bir Analiz Türkiye Örnegi Projesi ile Manavgat Sosyal ve Beseri Bilimler Fakültesi Dr. Ögr. Üyesi Mehmet Kayakus, Veri Görsellestirme ve Mezenformasyon konusunda Yildiz Teknik Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Dr. Ögr. Üyesi Nur Cemelelioglu, Antalya Yerel Gazeteleri Esitlikçi Medya Dili Izleme Çalismasi Raporu ile Türk Üniversiteli Kadinlar Dernegi Antalya Subesi Baskani Prof. Dr. Fulya Sarvan sunumlarini gerçeklestirdiler.
Panel sonrasinda, Antalya Yerel Gazeteleri Esitlikçi Medya Dili Ödül Töreni de gerçeklestirildi.
