Iklim Degisikliginin Izmir'e Etkileri Arastirildi

Izmir özelinde iklim analizleri yapan Dr. Çagla Ercanli, “Iklim degisikligine bagli deniz seviyelerindeki artislarin uzun vadede kiyi kentleri üzerinde olusturacagi baskinin yani sira, yogun ve sik aralikli yagislar sonucu ani firtina kabarmalari da su seviyelerinde yükselmelere neden olarak kiyi kentlerinin düsük kotlu alanlarinda tehdit olusturabilir” dedi.

Iklim Degisikliginin Izmir'e Etkileri Arastirildi
Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO) tarafindan her yil Birlesmis Milletler (BM) Iklim Zirvesi’nde yayinlanan yillik "Küresel Iklim Durumu" raporuna göre, deniz seviyesindeki yükselme orani 1993’ten bu yana iki katina çikti. Ocak 2020’den bu yana ise yaklasik 10 milimetre yükselerek 2022’de yeni bir rekor seviyeye ulasti. Iklim degisikligine bagli deniz seviyesindeki yükselmenin ve asiri yagislar sonucu ortaya çikan taskinlarin etkilerini temel alan makalesiyle Dr. Çagla Ercanli, Izmir özelinde mevcut durum analizleri yaparak degerlendirmelerde bulundu. Ercanli, “Izmir’in bir kiyi kenti olarak avantajlari ve dezavantajlari ele alindiginda, en önemli avantaji cografi konumu fakat iklim degisikligi etkileri arasinda sayilan kentsel isi adasi, yogun yagislara bagli deniz seviyesi yükselmesi ve taskinlar kentte sikça yasaniyor” diye konustu.



“Sulak alanlarin restorasyonuna öncelik verilmeli”

“Kullanimi yogun kentsel alanlari takiben taskin riskini artiran varsa sulak alanlarin restorasyonuna öncelik verilmeli” diyen Izmir Kavram Meslek Yüksekokulu Dr. Ögr. Üyesi Çagla Ercanli, “Örnegin, Izmir Körfezi’nin kuzey bölümünde yer alan ve Akdeniz Havzasi’nin önemli sulak alanlarindan biri olan Gediz Deltasi, nitelikli arazilere sahip olmasina karsin yogun bir kentlesme baskisi altinda olup, dönem dönem yapilasma riski ile karsilasmaktadir. Çigli ile Balçova’yi birbirine baglamayi hedefleyen Körfez Geçis Projesi gibi projeler, bu alanin dogal niteliklerini bozacagindan ve kent için de bir risk unsuru olusturacagindan, bu tür alanlarin sürdürülebilir yönetim planlariyla kontrollü bir sekilde korunmaya devam edilmesi gerekmektedir” seklinde konustu.



“Altyapi sistemlerinin güçlendirilmesi için finansal kaynaklar bulunmali”

Izmir için daha uzun vadede gerçeklestirilebilecek stratejilerin belirlenmesi gerektigine vurgu yapan Dr. Ercanli, “Yenilenmesi zor olan yüksek katli yapilarin planlanmasinda ve tasarim asamalarinda gelecek projeksiyonlari göz önüne alinarak, uygun malzeme ve teknik donanimla insa edilmeleri planlanmalidir. Uzun vadede altyapi sistemlerinin güçlendirilmesi için finansal kaynaklarin bulunmasini ve koordine edilmesini saglamak öncelikli olmalidir. Ayrica, demografik ve ekonomik olarak dengeli sosyal çevrelerin saglanmasi bir diger önemli konudur. Izmir kiyi bandina bu açidan bakildiginda kiyi boyunca gelir gruplari ve sosyal çevreler arasindaki farkin gün geçtikçe arttigi görülmektedir. Özellikle, yeni yapilasma alanlarinin ortaya çiktigi kiyi bölgelerinde bu tür ayrimlarin oldukça netlestigini söylemek mümkündür” dedi.



“Halkin görüsleri alinmali ve bilinçlendirilmeli”

Kentsel kiyi alanlarinin iklime bagli ani deniz kabarmalari, taskinlar ve deniz seviyesindeki artis karsisindaki avantaj ve dezavantajlarinin farklilastigini söyleyen Dr. Ercanli, “Dolayisiyla, yerele özgü cografi/morfolojik ve mekansal/islevsel nitelikler, kentsel alanlarda küresel ve ulusal düzeyde kurulacak yasal-yönetsel yapi, yerel düzeyde yönetsel süreçlerde halkin görüslerinin alindigi ve konu hakkinda bilinçlendirildigi katilimci anlayis ile sürdürülmelidir” ifadelerini kullandi.
Kaynak: İHA