Aydemir Açiklamasi 'Tarimda Tedbir Alinmali'
Mustafakemalpasa Ziraat Odasi Baskani Mehmet Aydemir, tarim sektörünün meselelerini degerlendirdi.

Ziraat Odasi Baskani Mehmet Aydemir, “ Gübrede fiyat atislari yüzde 400’leri, zirâî ilaçlarda yüzde 250’leri, yem fiyatlarinda yüzde 200’leri, sulamada kullanilan elektrikte yüzde 90’lari ve mazotta ise yüzde 85’leri buldu. Çiftçimiz ekim yapamaz hâle geldi. 2022 yili üretim için tehlikeli bir yil olacak. Yetkililere sesleniyoruz, çiftçimize, üreticimize simdiden sahip çikin. Acilen çiftçilerimizin tarlasini satmasini önleyecek, üretimde kalmasini saglayacak tedbirleri alinmali” ifadelerini kullandi.
Aydemir; “2021 yilinin Eylül ayindan itibaren gübre fiyatlarindaki asin yükselis beraberinde gübre kullaniminda azalmayi getirdi. Artan gübre fiyatlari dikkate alindiginda, 2021 yilinda hububatta dekara 20 TL, diger ürünlerde dekara 8 TL olan destek çok yetersiz kaldi. Gübre desteginin bazi ürünlerde gübre mâliyetini karsilama orani yüzde 1’lere kadar düstü. Gübre destegi de anlamini yitirdi. Gübre fiyatlarinin yarisinin devlet tarafindan destek olarak verilmesi saglanmalidir. Önemli bir girdi olan gübrede, Aralik ayi itibariyle son 1 yilda, amonyum sülfat gübresi yüzde 437, üre gübresi yüzde 403, amonyum nitrat gübresi yüzde 371, DAP gübresi yüzde 294 ve 20.20.0 kompoze gübresi yüzde 261 oraninda artti. Gübre kullaniminin sürdürülebilir olmasi için gübre fiyatlarinin mâkul seviyelerde tutulmasi gerekiyor. 2022 yilinda yetersiz gübre kullaniminin ülkemize faturasi agir olur. Dövizdeki artis sebebiyle bazi tarim ilaçlari fiyatlarinda da yüzde 70’e varan oranlarda artislar oldu. Geçen yila nazaran süt yemi yüzde 97,1, besi yemi yüzde 96,5 oraninda artti. Aralik ayinin 20’sinden sonra döviz kurunda görülen düsüslere bagli olarak pek çok gida ürününde ve zirâî girdi fiyatlarinda beklenilen düsüs yasanmadi. Bu durumda gübre fiyatlarinda da kayda deger oranlarda indirim olmadi. Kimyasal gübreleri ucuza ithal ettikleri halde fiyatlarini daha pahaliya ithal eden firmalarla bir tutan ve bunun yaninda haksiz bir sekilde kâr marjlarini artiran ithalatçilar ve dagiticilar bulunuyor. Gübre piyasasinin istikrarsizligindan yaralanarak haksiz kazanç elde eden bu firmalarin ve dagiticilarin, Ticaret Bakanliginca denetlenerek piyasa fiyatlarinin düzenlenmesi açisindan gübre fiyatlarini maliyet ve onun üzerine adil bir kâr seviyesine getirmeleri saglanmalidir. Gübre üreten ve ithal eden sektörün, dünya gübre fiyatlarinin yüksekligi karsisinda üreticilerin gübreye taleplerini haksiz kazanca dönüstürme çabasina girmemeleri gerekiyor” dedi.
Üreticinin sirtindan haksiz gelir elde etmeye çalismanin, tarima vurulacak en büyük darbelerden biri olduguna dikkat çeken Baskan Aydemir; “Diger önemli bir girdi ise mazottur. Tarimin bu en önemli girdisi 2022 yilinin daha en basinda 11 TL 56 kurustan 13 TL 83 kurusa çikti ve 1 litre mazot 1 dolari geçti. Gida arzina olan ihtiyacin geçmis yillara göre daha da arttigi günümüzde, üretimin baslangici olan tohumun önemi her geçen gün artiyor. Gida zincirinin ilk halkasi olan tohum, biyolojik ve kültürel çesitliligin ise temelini olusturuyor. Dünyada ve ülkemizde ekim alanlari giderek daraldigindan, üretimi arttirmanin tek yolu verimliligi artirmaktir. Tohum üretiminin artirilmasi ve tohum ihtiyacimizin yurt içinden karsilanmasi önem tasiyor. Sertifikali tohum üretimi 2020 yilinda bir önceki yila göre yüzde 8,6 artarak 1 milyon 242 bin 65 tona ulasti. Sertifikali tohum üretim miktarinin içerisinde en fazla pay alan tohum türü, 500 bin 574 ton ile bugdaydir. Ekilislerin bu yil Kasim ayina sarkmasi ve kuraklik sebebiyle hububat piyasasinda görülen asiri daralma tohumluk fiyatlarini da etkiledi. Kasim ayinda piyasada 2020’ye göre bugday tohumlugu için yüzde 75’i, arpa tohumlugu için ise yüzde 100’ü asan fiyat farkliliklari oldu. Sertifikali tohum fiyatlarinda yüzde 100’lere varan artislar yüzünden çiftçimizin sertifikali tohumluk kullaniminda ciddi azalma yasandi. Bu durum rekoltede ve kalitede kayiplara sebebiyet verecek. Sertifikali tohum kullanimina verilen destekler artirilmali, üretici tesvik edilmelidir. Sertifikali tohum fiyatlari da olabildigince düsük tutulmalidir. Ayrica son yillarda iklim degisikliginin de etkisiyle yasanan kuraklik, tohumun ne denli önemli oldugunu bir kez daha ortaya çikardi. Özellikle kuraklik riski olan bölgelerde kurakliga dayanikli tohum çesitlerinin daha da gelistirilip çiftçiye ulastirilmasi saglanmalidir. Çiftçimizi kaliteli tohum kullanmaya tesvik etmek gerekirken, yapilan zamlarla çiftçimiz birakin kaliteli tohum kullanmayi, tohum bile kullanamaz hale geldi. Bu durum üretime büyük darbe vuracaktir” diye konustu.
