TBMM Baskani Sentop, Parlatino Baskani Soto Ile Görüstü Açiklamasi

'1915 olaylarina iliskin olarak Ermeni diasporasinin iddialari temelinde bazi üye ülkelerin gözlemci üyeligimizin önüne engeller koydugunu gördük. Birçok ülkenin bunun karsisinda tavir almasindan ve Parlatino yönetiminin de bu süreçte Türkiye ile diyaloga açik bir tutum sergilemesinden memnuniyet duyduk' 'Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne Latin Amerika parlamentosunda gözlemci üyelik statüsü kazandiracak olan Isbirligi Anlasmasi'nin sadece kagit üzerinde kalmayacagini ve bölge ülkeleriyle somut olarak is birligi gelistirmesine vesile olacagini düsünüyorum'

TBMM Baskani Mustafa Sentop, Ermeni diasporasinin 1915 olaylarina iliskin iddialari temelinde bazi Parlatino üyesi ülkelerin, Türkiye'nin gözlemci üyeliginin önüne engeller koydugunu belirterek, "Birçok ülkenin bunun karsisinda tavir almasindan ve Parlatino yönetiminin de bu süreçte Türkiye ile diyaloga açik bir tutum sergilemesinden memnuniyet duyduk." dedi.

Sentop, Latin Amerika ve Karayipler Parlamentosu (Parlatino) Baskani Jorge Pizarro Soto ve beraberindeki heyetle görüstü.

Soto'yu TBMM'de misafir etmekten duydugu memnuniyeti dile getiren Sentop, Türkiye'nin, Latin Amerika ve Karayipler ile iliskilerinin gelistirilmesinde, basta Parlatino olmak üzere bölgesel kuruluslarin önemli rol oynadigini düsündüklerini ifade etti.

Jorge Pizarro Soto'nun, Türkiye'ye gerçeklestirdigi ziyaretin, iliskilere katki saglayacagina inandigini vurgulayan Sentop, sunlari kaydetti:

"Yarim asri asan bir geçmise sahip olan Parlatino, demokratik degerlerin savunulmasina ve parlamenter kültürün güçlendirilmesine katki saglamaktadir. Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne Latin Amerika parlamentosunda gözlemci üyelik statüsü kazandiracak olan Isbirligi Anlasmasi'nin sadece kagit üzerinde kalmayacagini ve bölge ülkeleriyle somut olarak is birligi gelistirmesine vesile olacagini düsünüyorum. Bölgenin bir diger parlamenter teskilati olan AND Parlamentosu ile de gözlemci üyeligimizi tesis eden Mutabakat Muhtirasi'ni 2019 yilinda imzalamistik. Kovid-19 salgini süresince fiziken yüz yüze görüsmelerin ertelenmesi veya iptali sebebiyle yakin temas imkanimiz olmadi uzun süre. Bundan sonra insallah yüz yüze temaslari baslatarak, iliskilerimizi güçlendirecek adimlar atacagiz."

Türkiye'nin, Latin Amerika ile iliskilerini 19. yüzyila kadar götürebilmenin mümkün oldugunu dile getiren Sentop, zaman içerisinde birçok gelismenin yasandigini söyledi.

"1998 yilinda 'Latin Amerika ve Karayipler Eylem Plani' baslikli bir çalisma uygulamaya geçirilmisti, o tarihten itibaren de bu iliskilere daha fazla önem veren bir yaklasim var olmustur." diyen Sentop, bu planin 2006 yilinda güncellendigini ve ayni sene Türkiye'de "Latin Amerika ve Karayipler Yili" ilan edildigini animsatti.

Mustafa Sentop, "Bunun neticesinde, bölge ülkeleriyle stratejik nitelik kazandirdigimiz iliskilerimizde karsilikli fayda, saygi, dostluk ve is birligi temelinde hizli gelismeler kaydedilmistir. Bu iliskilerin parlamenter boyutunu daha da güçlendirerek bugüne kadar yapilanlari daha ileriye tasimaliyiz. Sadece siyasi, ekonomik ve ticari iliskilerimizin degil Latin Amerika ile kültürel iliskilerimizin de gelistirilmesi için adimlar atiyoruz. Bütün bu gayretlerimiz, halklarimizin birbirini daha iyi anlamasi, yakinlasmasi ve böylece bazi muhtemel ön yargilarin veya farkli mecralardan gelebilecek olumsuz tesirlerin bertaraf edilebilmesi için önemlidir." degerlendirmesinde bulundu.

- "Tarihi tartisma konularini öncelikle parlamentolarin, siyasetin alani olarak görmüyoruz"

Ermeni diasporasinin 1915 olaylarina iliskin iddialari temelinde bazi üye ülkelerin Türkiye'nin gözlemci üyeliginin önüne engeller koydugunu anlatan Sentop, "Birçok ülkenin bunun karsisinda tavir almasindan ve Parlatino yönetiminin de bu süreçte Türkiye ile diyaloga açik bir tutum sergilemesinden memnuniyet duyduk. Biz bu tür konulari, tarihi tartisma konularini öncelikle parlamentolarin, siyasetin alani olarak görmüyoruz. Zaman zaman Fransa ile aramizda bazi siyasi sorunlar yasandiginda bazi milletvekillerimiz Fransa'nin Cezayir'de ve Ruanda'da yapmis oldugu soykirim ve katliamlarla ilgili karar alalim diye önergelerde bulunuyorlar ancak biz bunlari dogru bulmuyor, gündeme almiyoruz." diye konustu.

Hem hukuk hem tarih hem de hukuk tarihi çalismis bir akademisyen olarak bu konunun hukuki ve tarihi boyutu oldugunu hatirlatan Sentop, "Böyle konularda soykirim gibi çok ciddi bir iddia ile ilgili olarak öncelikle uluslararasi sözlesmeye göre karar verecek merciler ancak mahkemelerdir. Bu konu iki kez AIHM'e farkli sekillerde gitmistir. AIHM verdigi kararlarda soykirim nitelendirmesinin çok güçlü dayanaklarinin olmasi gerektigini, halbuki konunun tarihçiler arasinda iddialar içeren bir konu oldugunu ve buna soykirim denemeyecegini ifade etmistir. Tarihi olarak da bizim tarihimiz bakimindan hiçbir endisemiz, saklamak istedigimiz, ortaya çiktiginda utanacagimiz bir olay oldugunu düsünmedigimizden dolayi bu konuda açik davrandik." görüsünü paylasti.

Cumhurbaskani Recep Tayyip Erdogan'in, 2005 yilinda Basbakan iken bütün dünyaya bir çagrida bulundugunu animsatan Sentop, sözlerini söyle sürdürdü:

"Biz kendi arsivlerimizi, Osmanli arsivlerini tüm arastirmacilara açtik uzun zamandir. 'Dünyanin neresinde olursa olsun basta Ermeni kökenli arastirmacilar olmak üzere bütün arastirmacilar gelsinler, birlikte çalisalim, bizim arsivlerimizde görüslerini destekleyecek bir sey varsa müzakere yapmaya, görüsme yapmaya haziriz' demisti. Ayrica ilave olarak, 'Ermenistan da kendi elindeki arsivleri açsin bizim arastirmacilarimiz da orada çalissin' demisti. Bu çagrinin üzerinden 16 yil geçti ve biz her yil bu çagriyi tekrarliyoruz, bununla ilgili bugüne kadar olumlu bir cevap alamadik. Kisaca, Birinci Dünya Savasi sartlarinda yasanan, 1915'te yasanan husus sudur: Türkiye'nin bugünkü dogu bölgesinde Rusya'yla devam eden savas sirasinda burada bulunan Ermeni kökenli Osmanli vatandaslari, Rus askerleriyle beraber hareket etmisler, Osmanli köylerini vurmuslar, katliamlar yapmislardir. Bunun üzerine askeri strateji olarak orada bulunan yerlesik Ermeniler baska bir bölgeye nakledilmistir. Isin ilginç tarafi da soykirim iddia edilen tarihlerde Osmanli hükümetinde Ermeni kökenli bakanlar var. En büyük Ermeni nüfusunun yasadigi sehir Istanbul'dur. Istanbul'da hiçbir Ermeni'nin huzuruyla ilgili sikayeti olmamistir."

Parlatino Baskani Jorge Pizarro Soto ise konusmasina, "Bizi, TBMM'nin muhtesem binasinda agirladiginiz için gerçekten çok tesekkür ederim." diyerek basladi.

Soto, bu toplantiyi salgindan önce gerçeklestirmeyi öngördüklerini belirterek, "Parlatino'yu olusturan 23 ülkenin baskanlarinin temsilcisi olarak burada su anda sizinle bulunmaktan onur duyuyorum." dedi.

- Türkiye, Parlatino'ya gözlemci üye oldu

Konusmalarin ardindan TBMM Baskani Mustafa Sentop ve Parlatino Baskani Jorge Pizarro Soto, Türkiye'nin Parlatino'ya gözlemci üye olmasi ile ilgili protokolü imzaladi.

Daha sonra Soto ve beraberindeki heyet, FETÖ'nün 15 Temmuz darbe girisimi sirasinda, Meclis'in bombalanan yerleri ile TBMM Genel Kurulu'nu gezdi.

Kaynak: AA