Kozmetik devinde miras gerilimi devam ediyor
Türkiye’nin 66 yıllık kozmetik devi Hunca’nın kurucusu Adnan Hunca’nın ikinci evliliğinden olan kızı Hunca Toyer ile evlilik dışı ilişkisinden olan kızı Gonca Kalanora’nın açtığı miras davasının ardından diğer çocukları Hunç Hunçer Hunca ve Tunçer Hunca da miras yüzünden mahkemelik oldu.

Adnan Hunca tüm hisselerini iki oğluna devretti
İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi'ne avukat Levent Karakoç aracılığıyla açılan davada, merhum Adnan Hunca'nın şirket ağır borç yükü altındayken 1989 tarihinde hisselerinin tamamını iki oğlu Hunç Hunçer Hunca ile Tunçer Hunca'ya devrettiği anlatıldı. İddiaya göre Adnan Hunca, iki oğluna hissesini devretmeden iki yıl önce 1987'de kendisinin yüzde 96, iki oğlunun yüzde 1'er, şarampole yuvarlanarak hayatını kaybeden eşi Sema Hunca'nın yüzde 1, kızı Hunca Toyer'in de yüzde 1 hissesi vardı. Şirketin 2004 yılında toplamda 1 milyar 226 milyon hissesi bulunuyordu.
Kız kardeşler erkek kardeşlere dava açmıştı
Hunca Kozmetik'in kurucusu 92 yaşındaki Adnan Hunca, 13 Nisan 2017 tarihinde hayatını kaybetmişti. Adnan Hunca'nın vefat etmesinin ardından evlilik dışı ilişkisinden olan Gonca Kalaonra ile ikinci evliliğinden olan Hunca Toyer adlı kız kardeşler, mirastan pay alabilmek için erkek kardeşleri Tunçer Hunca ile Hunç Hunçer Hunca'ya tapu iptal ve tescil davaları açmışlardı. Erkek kardeşlerinden paylarına düşen paranın ödenmesini isteyen kız kardeşler dava dilekçelerinde, “Davalılar müvekkillerimden mal kaçırma gayreti içine girdikleri görülmektedir. Bahçeköy'deki villanın dışında iki taşınmazın daha davalılar Tunçer Hunca ve Hunç Hunçer Tunca'ya muvazaalı şekilde satış işlemi yapılmıştır. Muris yine sahibi ve kurucusu olduğu şirket hisselerini de davalılara bedelsiz olarak devretmiştir. Muris müvekkilim kız kardeşlere herhangi bir kazandırmada bulunmamıştır. Murisin adaletli bir paylaştırma yaptığından bahsedilemez. Müvekkil Gonca Kalaonra murisin evlilik dışı ilişkisinden doğmuş, annesi tarafından ikame edilen soy bağının kurulması davası neticesinde muris ile müvekkil arasında soy bağı kurulmuştur. Davamızın kabulüne karar verilsin” denilmişti.
