Uluslararası Yüksek Mahkemeler Zirvesi Devam Ediyor
Yargıtay Başkanlığı ev sahipliğinde gerçekleşen Uluslararası Yüksek Mahkemeler Zirvesi’nde konuşan Devlet Mahkemeleri Ulusal Merkezi Başkan Yardımcısı Jeffrey Apperson ve Yargıda Dürüstlük Ağı Koordinatörü olan Nihal Jayawickrama, İstanbul Bildirgesi ile ilgili önemli değerlendirmelerde bulundu. Apperson bildirgenin evrenselliği üzerinde dururken, Jayawickrama ise şeffaflığın tanımının ilk kez yapılmasının önemli olduğundan bahsetti.

"Türkiye’nin elektronik kayıt sistemi ile ilgili çok iyi bir sistemi var"
Türk yargı sistemi hakkında da değerlendirmelerde bulunan Apperson, "Türkiye’nin elektronik kayıt sistemi ile ilgili olarak bildiğim kadarıyla çok iyi bir sistemi var. Mahkeme yönetimi ile ilgili olarak 2009’dan bu yana zaten çalışıyor. Ben de zaten Amerika Birleşik Devletleri’nde bu konuyla ilgili reform sürecinde çalışmalarda bulundum daha şeffaflaştırılmasına yönelik olarak. 10-15 sene süren bir süreç oldu. Türkiye’de tabi ki belirli hedefler belirlendi reform gerçekleştirilmek üzere. Bu tür reformlara geçişler biraz zaman alır. Umuyoruz ki siyasetçiler bundan sonra bu hedeflerin yerine getirilmesinde öncü rol alırlar, çalışmalara devam ederler. Bu reformlar hükümetler için değil insanlar için. Benim adanmışlığım burada yapılan çalışmaların adanmışlığı aslında bu yapılan reformlar halk için, insanlar için yapılan reformlar. Dolayısıyla aslında insanların adalete erişimini aynı zamanda eşitliğini ülke liderlerinin ne kadar çok önemsediğinin bir göstergesi" şeklinde konuştu.
BM tarafından desteklenen Yargıda Dürüstlük Ağı Koordinatörü olan Nihal Jayawickrama da toplantı ile ilgili değerlendirmelerde bulunarak, "Şimdiye kadar şeffaflığın tanımı hiç yapılmamıştı. Başka uluslararası belgelerde bağımsızlıkla ilgili tanımlamalar görüyorsunuz, yolsuzlukla mücadele ile ilgili tanımlamalar görüyorsunuz ancak Türkiye Cumhuriyeti Yargıtayı bu projeyi gerçekleştirip bununla ilgili çalışmalar yapana kadar şeffaflık ile ilgili detaylı yapılan bir çalışma yoktu. Dolayısıyla böylelikle şeffaflığın tanımı yapılmış oldu ve birçok insan aslında bunu görünce çok heyecanlandı çünkü şeffaflığın ne kadar geniş kapsamlı bir mefhum olduğunu anladılar. İstanbul Bildirgesi’nde 15 tane ilke var ve adaletin idaresi çok büyük ölçüde gelişecek eğer bu ilkeler uygulanabilirse. Dünyanın her yerinde bunun uygulanabilmesini ve uluslararası bir belge haline gelmesini umut ediyoruz" şeklinde konuştu.
