MHP Bilecik Merkez İlçe Başkanlığının 'Referandum' Açıklaması
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Bilecik Merkez İlçe Başkanı Talha Özkan, 25 Eylül’de Kuzey Irak Bölgesinde yapılması düşünülen referandumu değerlendirerek, "Referandum Türkiye açısından ontolojik bir tehdit niteliğine bürünmüş bulunmaktadır" dedi.

"Türkiye’nin toprak bütünlüğüne yönelik en mühim tehdit olacağı görülmektedir"
MHP Bilecik Merkez İlçe Başkanı Talha Özkan açıklamasında bölgedeki soydaşların varlıkları tehlike altında olduğunu ifade ederek, devamında şu ifadelere yer verdi:
"Yıllardan beri önce Baas rejimi sonra da saldırgan kürtçü ideoloji tarafından sistemik bir şekilde soykırıma uğrayan Irak Türkmenleri, bu son gelişmenin yaşanması durumunda nefes alamayacak duruma geleceklerdir. Bunun yanında, Birinci Körfez Savaşı ve Çekiç Gücün bölgeye yerleşmesiyle birlikte Kuzey Irak’ta bir kürt devleti kurmak isteyen Barzani ve Talabani gruplarına karşı Türkiye Cumhuriyeti, kurulmak istenen kürt devletini Türkiye’nin kırmızı çizgisi olarak görüldüğünü ve buna izin verilmeyeceğinin belirtilmesi yoluyla bir dış politika çizgisi benimsemiştir. Bugün de bu politika devam etmektedir ve etmelidir. Zira ister geleneksel isterse de post modern uluslararası ilişkiler kuramları olsun, bir etnik grubun devlet kurması durumunda, aynı etnik grubun başka ülkelerde yaşayan akrabalarının yaşadıkları toprakları da kendi ülkelerinin sınırları içine almak isteyeceklerini işaret edilmektedir. Böylece bu durum Türkiye’nin toprak bütünlüğüne yönelik en mühim tehdit olacağı görülmektedir. Benzer durum Suriye’nin Kuzey bölgesi için de geçerlidir. Son olarak, Osmanlı İmparatorluğundan kopartılarak 1921 yılında Musul, Bağdat ve Basra eyaletlerinin birleştirilmesi yoluyla suni olarak kurulan Irak devleti, savaşlar, darbeler ve son yıllarda yaşadığı çeşitli gelişmeler nedeniyle parçalanma tehlikesiyle karşı karşıyadır. Kuzey bölgesinin bağımsız bir devlet olarak ortaya çıkması durumunda bölgede çok büyük bir etnik savaşın yaşanılacağı herkes tarafından bilinmektedir. Bu senaryonun hayata geçmesi durumunda kaybedenler bölgede yaşayanlar, kazananlar ise küresel güçler ve sermaye olacaktır. Bu da göz ardı edilmemelidir. Sonuç olarak Milliyetçi Hareket Partisi olarak, toprak bütünlüğümüze yönelik herhangi bir tehdidin oluşmaması, soydaşlarımız olan Türkmenlere yönelik etnik temizlik politikalarının uygulanmaması ve Irak’ın toprak bütünlüğünün korunması yoluyla bölgede savaşların durması için bu referandumun yapılmasına karşı olduğumuzu belirtmekteyiz. Türkiye’yi arkasına aldığı güçlerle tehdit eden peşmerge lideri, bu tutumunu sürdürmesi durumunda Türkiye Devletinin sillesini yiyeceğini unutmasın, 5 bin yıllık tarihi ve binlerce yıllık devlet geleneği olan Türk milleti, bunu sürdürmek için her türlü tedbiri alacaktır. Bugün Bilecik’te güvenli bir şekilde yaşamamız, Kerkük’ün güvenliği ile doğrudan alakalıdır. Kerkük Türk şehridir ve Türk kalacaktır. Bu böyle bilinmelidir."
