Cumhurbaşkanı Erdoğan Canlı Yayında Açıklaması (3)

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Demokratik Açılım ve Milli Birlik Kardeşlik Projesinin geride kaldığını, Çözüm Süreci'nin de şu anda dolapta olduğunu belirterek, "Olumlu gelişmeleri yakaladığımız zaman kaldığı yerden niye devam etmesin. Buna mani bir hal yok ama bütünüyle bu süreç maalesef, bölücü terör örgütünü arkasına almış olan Parlamento'daki siyasi parti tarafından baltalandı, parçalandı" dedi.

Erdoğan, TRT 1 ve TRT Haber ortak canlı yayınında gazeteci Nasuhi Güngör'ün gündeme dair sorularını yanıtladı.

"Teröre karşı ciddi eylemler olacak. Konunun bir bu tarafı var, bir de bir siyasi partinin lideri 'elinize bayrağınızı alıp karşımıza çıkmanız çok doğru değil' açıklaması yaptı. Hem bu toplumsal duyarlılık hem o karşı duyarlılık konusunda ne söylersiniz?" sorusu üzerine, Erdoğan şunları söyledi:

"Bu ifadeleri kullanan kişi hayatında Türk bayrağını eline doğru dürüst almış değil. Son seçimde birileri ona, üst akıl, akıllar verdi, 'bunu içinden demesen, yapmasan bile meydanda hiç olmazsa bir miktar dağıt.' Çünkü bunların kongrelerinde bayrağımızı bırakın asmayı, asılan bayrak varsa indirdiklerini biliriz. Bunların hepsi arşivlerde olan bilgiler. Şimdi mesela çok enteresan, teröristlerin cesetleri üzerinde malum bölücü terör örgütünün paçavrasını sarmışlar ve orada kendilerine göre ibadetlerini yapmışlar, bunu sosyal medyayla paylaşmışlar. Bunu paylaşırken neyle izah edecekler. Hani sizin bayrağa saygısızlığınız yoktu, nerede saygı. Sizin aslınız meydana çıkıyor. Bizim bayrağımız belli. Bu ülkede 78 milyonun tek bayrağı var ama sen bu milletin o tek bayrağını kabul etmediğini ortaya koyuyorsun. Bunu benim milletim görecek, sosyal medyada, değişik görsel medyada görecek ama görecek. Nasıl oluyor böyle bir saygı. Yani yalancının mumu yatsıya kadar yanar."

-"Dünya samimi değil"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Terörle mücadelede dünya nerede duruyor" sorusuna karşılık, "Dünya bu konuda samimi değil. Türkiye'ye karşı hiçbir zaman Batı dünyası samimi olmadı, her zaman bize uzak durdu ve maalesef bunları kısmen de olsa desteklediler. Her türlü silah, mühimmat tüm bu noktalardan desteklediler" diye konuştu.

Konuyla ilgili görüştükleri ülkelerin liderlerinin, "Biz gerekli tedbirleri alıyoruz, uyarıları yapıyoruz" dediklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

"Ama kusura bakmayın bizim de istihbaratımız var. Yakalanan, teslim olan bütün teröristlerin ellerinden çıkan silahlar var, bilgiler var, bunları görüyoruz. Bunu bize yutturmaları mümkün değil. Kararlılıkla azimle biz bu mücadelemizi sürdüreceğiz, bu oyuna da gelmeyeceğiz. Ben milletimin böyle şirin görünen, gülücükler dağıtan bu tür bunların temsilcilerinin oyununa gelmemelerini özellikle tavsiye ederim.

Bakıyorsunuz bir eş başkan çıkıyor, bayan, 'arkamızda YPG, KCK var, yani terör örgütü var' diyor, sayıyor. Bunu söyleyen bir mantıktan daha başka ne bekleyebiliriz. Tam bu bir teröristin söyleyebileceği en ileri derece ifade neyse o ifadeyi sözde siyasetçi bu şekilde kullanabiliyor. Bunlara karşı bu noktada biz bir tavır özellikle bekliyoruz. Bunu tüm müttefiklerimize söylüyoruz, Avrupa'da, NATO'da vesaire, hepsine söylüyoruz. Onlar da bizimle görüşürken güzel ifadeler kullanıyorlar ama uygulamaya geldiği zaman maalesef beklediğimiz neticeyi alamıyoruz. Temenni ederim ki bundan sonra alırız."

- "Türkiye şu anda çok farklı bir safhada"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye'nin bu büyük sorunlarında çok büyük riskler almış bir siyasetçisiniz, devlet adamısınız, mücadele devam ediyor ama yine konuşulacak, müzakere edilecek süreçler olacak mı? Yeniden Türkiye'de Çözüm Süreci benzeri olacak mı?" sorusu üzerine, Türkiye'nin şu anda çok farklı bir safhada olduğunu söyledi.

Erdoğan, şöyle konuştu:

"Burada bir defa Demokratik Açılım geride kaldı, Milli Birlik Kardeşlik geride kaldı. Daha önce de söyledim, Çözüm Süreci de şu anda dolapta. Bu gelişmeler bunu gösterecek. Olumlu gelişmeleri yakaladığımız zaman kaldığı yerden niye devam etmesin. Buna mani bir hal yok ama bütünüyle bu süreç maalesef, bölücü terör örgütünü arkasına almış olan Parlamento'daki siyasi parti tarafından baltalandı, parçalandı. Çünkü o bütün gücünü terör örgütünden alıyordu. Bölücü terör örgütü de ona 'şöyle, böyle davranacaksın' diyordu. Dikkat ederseniz zaman zaman Parlamento'daki o siyasi partinin Eş Başkanlarından biri kalkıyor bir açıklama yapıyor, ertesi gün bir açıklama daha yapıyor. Niye, hemen haber geliyor, 'sen ne yaptın, düzelt şu ifadeni' diye. İsterse düzeltmesin. Niye, çünkü bu aslında parti genel başkanı değil, zaten eş başkan ama oraya bağımlı. Oradan talimatlar gelerek yönetiliyor. Böyle bir durumla karşı karşıyayız."

- Koalisyon çalışmaları

Erdoğan, 7 Haziran seçiminin ardından koalisyon kurulmasına kendisinin engel olduğu yönündeki iddiaların hatırlatılmasına karşılık, elindeki Anayasa'yı göstererek, Anayasa'da ne varsa süreç içinde hep onu yaptığını dile getirdi.

Erdoğan, Anayasa'nın Cumhurbaşkanına en fazla oyu alan partinin genel başkanını yetkilendirme hakkı verdiğini hatırlatarak, "Bu işin teamülü, en fazla oyu alana da vermeyebilir. Geçmişte bunun uygulamaları çok oldu ama ben Cumhurbaşkanı olarak cumhurun bana emaneti neyse o emanetin gereğini yaptım. Cumhura saygımın gereği, en fazla oyu alan siyasi parti hangisiyse teamüllerin de gereği olarak onun genel başkanına görevi vermem gerekirdi, onun genel başkanına görevi verdim" ifadesini kullandı.

- "Ben de biraz umutlanmıştım, herhalde kuracaklar falan diye"

Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun CHP'yi, MHP'yi, HDP'yi ilk turda ziyaret ettiğini anlatan Erdoğan, CHP ile çok daha ayrıntılı bir çalışma yapıldığını ancak MHP ile böyle bir çalışmanın ortaya konamadığını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

"Öyle bir tablo ortaya çıktı ki daha doğrusu ben de biraz umutlanmıştım, herhalde kuracaklar falan diye, fakat ikinci tura başlandığında, yine Sayın Başbakan CHP'ye bir ziyaret yaptı, MHP'ye de bir ziyaret yaptı. MHP zaten kapısını tamamen kapatmıştı. CHP ile görüşmeler oldu ama CHP, Sayın Başbakanın kabul edemeyeceği bazı tekliflerle karşısına çıkınca, Sayın Başbakan da ekibiyle görüşmek suretiyle bunun olamayacağı istikametinde herhalde karar verdi ki bana bizden almış olduğu bu vazifeyi iade etti. Süre itibarıyla çok az bir süre kalmış, kuramazsa Cumhurbaşkanı isterse, kendi arzusu dahilindedir, o vecibe değildir, ikinci bir sayısal durumu müsait olana verebilir. Zaten vakit dar, partiler birbirleriyle zaten görüştüler, peki kime gidecek, belli. MHP ne diyor, 'ben x partinin olacağı bir koalisyonda zaten yer almam' diyor. Kapıyı peşinen kapıyor. Kapadığına göre daha burada biz neyi görevlendirerek zaman kaybedeceğiz."

Erdoğan, bu süreç üzerine ekibiyle değerlendirmelerini yaptığını ve erken seçim kararını aldıklarını ifade etti.

(Sürecek)

Kaynak: AA