Ata Yadigarlarını Kayıt Altına Almak İçin Ev Ev Dolaşıyor

Kaybolmuş ya da unutulmaya yüz tutmuş kültürel değerleri yeni nesillere aktarmayı amaç edinen emekli araştırmacı Dr. Kenan Erzurum (67), 50 yıl sonra memleketine dönerek kültürel varlıkları gün yüzüne çıkarabilmenin mücadelesini veriyor.

Memleketinin motif, oya, nakış, ahşap ve demir işlemelerini ortaya çıkarmak ve gelecek kuşaklara aktarmak amacıyla, doğduğu, çocukluk ve gençlik yıllarının geçtiği Kadirli ilçesine bağlı Aladağlar eteklerindeki İlbistanlı köyüne dönen Erzurum, ev ev gezerek ata yadigarı eserleri tespit edip kayıt altına alıyor.
Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu'ndan (TÜBİTAK) emekli olduktan sonra Bahçeşehir Üniversitesi'nde Dokümantasyon Daire Başkanı olarak görev yapan Erzurum, memleketinin unutulmuş ve kaybolmaya yüz tutmuş kültürel değerlerini yeniden keşfetme yolculuğunu AA muhabirine anlattı.
Tatil için 5 yıl önce köyünü ziyarete geldiğinde, ablasının başörtüsündeki oyanın dikkatini çektiğini belirten Erzurum, ablasının bilmediği oyanın anlamını köyün yaşlı kadınlarından öğrendiğini, bunun üzerine yöreye ait kilim, oya, nakış ve daha önceki nesillerin kullandığı ev eşyalarını toplamaya başladığını ifade etti.

"Hızla değişen dünyada memleketimin motiflerinin unutulup gitmesine gönlüm razı olmadı" diyen Erzurum, doğup büyüdüğü topraklara vefa borcunu ödemek ve yeni nesillerin geçmiş kültürden haberdar olması amacıyla bu çalışmayı yaptığını söyledi.

Her motif, oya ve nakışın anlamı ve hikayesi olduğunu dile getiren Erzurum, "Bu bölgenin insanları hala kilim dokuyor, başörtülerine iğne ve boncuk oyası yapıyor, nakış işliyor ama neredeyse hiçbiri bu desenlerin ne anlama geldiğini bilmiyor. Her desenin tarihi bir müktesebatı ve yorumu var. Çukurova ve Torosların zengin bir kültürü var, bu zenginlik değişen hayat şartlarıyla birlikte maalesef unutulup gitmiş" dedi.

Dr. Erzurum, insanların tarihin ilk çağlarından beri yaşadığı doğayı taklit ettiğini ve gördüklerine anlamlar yüklediğine, desenlerin genellikle çiçek, ağaç, yaprak, evcil ve yabani hayvanların çeşitli uzuvlarından ortaya çıktığına dikkati çekti.
Anadolu kültürünün hala keşfedilmemiş bir hazine olduğunu kaydeden Erzurum, şöyle devam etti:
"Memleketimin köylerini dolaşıyorum, bulup gün yüzüne çıkarttıklarım kadar henüz ulaşamadığım kültürel değerler var bu topraklarda. Popüler kültür geleneksel kültürle birleşemediği için yozlaşma oluyor. Popüler kültür hızla yayılıyor ve topluma hakim oluyor. Kültür hızla değişiyor, bunu gelecek kuşaklara intikal ettirmezsek geçmişle gelecek arasında kopma meydana gelir. Avrupa'da tanınmış moda firmaları yerel kültüre dönüp oradan çıkardıkları desenleri markalaştırıyor ve dünyaya pazarlıyor. Bizim modacılarımızın da kendi kültürlerinde keşfetmesi gereken sayılamayacak kadar çok şeyin olduğuna inanıyorum."
Kaynak: AA