Bakırın Görünmeyen Yüzü

Gaziantep bakırcılar çarşısındaki atölyelere ham olarak gelen bakır, bodrum katlardaki karanlık ve tozlu atölyelerde maharetli ustaların elinde şekillenerek, vitrinlerde müşterilerin beğenisine sunuluyor.

Kalenin etrafına kurulmuş han ve çarşılar kaybolmaya yüz tutan mesleklere ev sahipliği yapıyor. Geçmişten günümüze önemli ticaret merkezi olan Gaziantep'te bakırcılık halen öne çıkan zanaatler arasındaki yerini koruyor.

Hediyelik eşyalardan sofralarda kullanılan tabaklara, şekerlikten duvar süslemelerine kadar hayatın birçok alanında kullanılan bakırın işlenmesi görünmeyen yüzünü ortaya koyuyor. Çarşıdan yükselen çekiç sesleri bir süre sonra adeta bir orkestrayı andırırken, birer eser olarak ortaya çıkan bakır eşyalar ev ve iş yerlerinde baş köşeleri süslüyor.
Bakır işçiliği denince akla ilk "bakır oymacılığı" gelirken, bakır levhalara şekil veren ustaların hikayesi dikkat çekiyor. Floresan lambaların loş ve soğuk ortamını kırmızı ve turuncu ışıklarla ısıtan bakır, vitrinlerdeki yerini 10-19 arasında değişen işlemden geçtikten sonra alıyor.
- Hediyelik eşyalar bakırcılığı canlandırdı
Bakırcılar çarşısındaki bir atölyenin bodrum katında sıvama makinesi ustası olarak çalışan 40 yaşındaki Sedat Yıkıcı, AA muhabirine bakır işçiliğinin zorlukları ve yaşadıklarını anlattı.
Mesleğe 12 yaşında başladığını belirten Yıkıcı, 5 yıl öncesine kadar bakırcılığın bitme aşamasına kadar geldiğini söyledi.

Çelik, cam ve porselenden yapılan mutfak eşyalarının yaygınlaşmasıyla bakıra duyulan ilginin azaldığını vurgulayan Yıkıcı, "Ocak ayı geldiğinde işler iyice azalırdı. İçinde bulunduğumuz durumdan kurtulmak için hediyelik eşya işine girdik. Zamanla işler açıldı, hediyelik eşyalar ilgi görünce bakırcılık mesleği yeniden önem kazandı" dedi.

İşlerinin gelişmesinde kentte gerçekleştirilen restorasyon çalışmalarının da önemli olduğuna işaret eden Yıkıcı, "Önceleri Antep'te turist görmezdik, oysa şimdi turist geliyor. Tarihi bir meslek olan bakırcılığa ve restore edilen çarşıya ilgi büyük. Biz de ürettiğimiz hediyelik eşyalarla gelen yerli ve yabancı turistlerin dikkatini çekmeye çalışıyoruz. Artık bakırdan hediyelik eşya deyince akla ilk Antep geliyor'' diye konuştu.

Bakırın geçirdiği işlemleri anlatan Yıkıcı, şöyle devam etti:
"Ham bakırın nasıl olması gerektiğini fabrikaya santim santim ölçerek veriyoruz. Suluk, fincan takımı, lokumluk, hilalli şekerlik gibi kalıplarımız var. Şekillendirme işlemini ben yaparım. Ciladan sonra bakır çekice gelir. Ustaların dövme işleminden sonra nikele gönderilip kaplama yapılarak paketlenir. Yapılacak kalıbın ne olduğuna göre işlemler farklılık gösterir. Üzerine yapılacak işleme ve süsler ayrıca farklı işlemler gerektirir"
- Usta sıkıntısı çekiliyor
Mesleğe 16 yaşında başlayan 27 yaşındaki Saffet Çevik de Trabzon ve Kahramanmaraş'ta imal edilen bakırın işçiliğinin en güzel Gaziantep'te yapıldığını söyledi.

Bakırcılığın ilgi görmediği dönemlerde yaşlı ustaların mesleği bırakmak zorunda kaldığını ifade eden Çevik, "Günde ortalama 8 saat çalışıyoruz. Mesleğin bazen hayati tehlikesi de oluyor. Özellikle sıvama bölümünde risk fazla" dedi.

Bu meslekte usta sıkıntısı çekildiğini dile getiren Çevik, bunun da Gaziantep Bakırcılar Odasınca düzenlenen eğitimlerle aşılmaya çalışıldığını belirtti.

Bakırcılığı 22 yıldır yapan 34 yaşındaki Ahmet Yalçın ise mesleğini bir hobi gibi severek yaptığını kaydetti.

Kaynak: AA