Rapordan Açıklaması

Coşkun Ergül - TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu bünyesindeki Uludere Alt Komisyonu, raporunda, ''Irak sınır hattının muhafazası için sınırın düz kısımlarında kafes tel, dikenli tel, duvar gibi fiziksel engeller yapılmasını, dağlık kısımlarda ise elektronik gözetleme sistemleri oluşturulmasını'' önerdi.

Raporda, olayın kasten yapıldığına yönelik herhangi bir delil elde edilemediği vurgulandı.

Uludere Alt Komisyonu raporunda, Şırnak'ta jandarma komutanlıkları ve karakolların, iç güvenlik harekat kontrolü yönünden bölgedeki tugay komutanlıklarına ve ildeki tümen komutanlığına bağlı olduğu, sicil ve özlük bakımından sivil unsurlara hiçbir bağlılıkları olmayan birimlerin karar alma süreçlerinde valiliklerin etkin işlevinin bulunmadığı, il ve ilçe jandarma komutanlarının hukuken mülki makamlara bağlı olmasına rağmen terör faaliyetleri nedeniyle jandarma komutanlıklarının da Kara Kuvvetleri'ne bağlı unsurlar olarak terörle mücadeleye katıldıkları, ancak bu durumun hukuki yönden farklı bir fiili durum oluşturduğu ifade edildi.

Raporda, ''Çünkü jandarma unsurları hukuken İçişleri Bakanlığı ve mülki amirlere karşı sorumluluk taşırken kara kuvvetleri unsurlarının hiyerarşik olarak İçişleri Bakanlığı ile bir bağı bulunmayıp Genelkurmay Başkanlığı'na bağlı olduğu ve iç güvenlik harekatı uygulanan bölgelerde karar alma mekanizmasında iki başlılık oluştuğu anlaşılmıştır'' denildi.

İl ve ilçe jandarma komutanının, mülki amirin emir ve talimatlarını bağlı oldukları komutanın onayı ve izni olmadan yerine getirme olanaklarının bulunmadığı belirtildi.

İç güvenlik yapılanmasının doğurmuş olduğu sorunlardan birinin de bölgede terör olaylarına yönelik planlanan operasyonlarla ilgili olduğu vurgulanan raporda, operasyonla ilgili valilikten olur alma işleminin usulen gerçekleştirildiği, operasyon başladıktan sonra olur alındığı, valiye yürütülecek ve yürütülmekte olan operasyon hakkında bilgi verilmediği, operasyon sonrasında ise operasyon sonuç raporunun valiliğe gönderilmediği bildirildi.

Mülki makamların iç güvenlik operasyonlarına ilişkin karar alma süreçlerinde daha etkin olabilmesi İçin İlgili mevzuatta gerekli değişikliklerin yapılması gerektiğine işaret edildi.

-''Irak'ın kuzeyinden eleman ve patlayıcı madde aktarımı devam ettiği sürece...''-

Raporda, şöyle denildi:

''34 vatandaşımızın ölümüyle sonuçlanan olay, yıllardır var olan sınır güvenliği sorununu görünür kılmıştır. Şırnak'ta 139 kilometre sınır hattı bulunmaktadır. Bu sınır hattının 77 kilometresi Jandarma birlikleri tarafından, diğer kısmı ise Kara Kuvvetleri Birlikleri tarafından tutulmaktadır. Sınır güvenliği için oluşturulan üs bölgelerinin bir kısmı olumsuz hava koşulları ve iskan yetersizliği sebebiyle kapatılmakta ve yazın tekrar açılmakta, sınır güvenliği yaz ve kış tertiplenmesine göre farklı olmakta, bu sebeple sınır güvenliğinin sağlanması bazı bölgelerde süreklilik arz etmemektedir.

Sınır güvenliğinin yeterince sağlanamaması ve bu sebeple sınır hattından kolaylıkla geçiş yapılabilmesi, kaçakçılarla birlikte, bölücü terör örgütü mensuplarının da rahat hareket etme imkanı sağlamaktadır. Alınan tüm önlemlere rağmen terör örgütünün Irak'ın kuzeyinden eleman ve patlayıcı madde aktarımı devam ettiği sürece, terör örgütünün şiddeti tırmandırma girişimleri devam edecektir. Terör örgütü mensuplarının sınır geçişlerinde kendilerine kaçakçı süsü vermeleri ve kaçakçıların arasına karışarak ülkemize sızıp eylemlerde bulunması da kaçakçılıkla mücadelenin hem önemini hem de güçlüğünü ortaya koymaktadır.''

-''Sınır hattında engellerin bulunmaması en önemli eksiklik''-

Sınır birliği kurulmasının, geleneksel kolluk kuvvetleri yerine, görevi sadece sınırları muhafaza etmek olan, bu konuda uzmanlaşmış bir yapı olması bakımından büyük fayda sağlayacağı belirtilen raporda, ''Sınır hattında engellerin bulunmaması, en önemli eksikliktir. Sınırın oldukça sarp arazi kesiminin üzerinde bulunması nedeniyle sadece sınır taşlarıyla bilinmekte, Şırnak'ın konuşlandığı 139 kilometrelik Irak sınır hattında kafes tel, dikenli tel, duvar, iz tarlası vb. herhangi bir fiziki emniyet tedbiri bulunmamaktadır. 139 kilometrelik sınırın yaklaşık 77 kilometresi dağlık araziden oluşmakta, yaz tertiplenmesi doğrultusunda sınır hattını kontrol eden üs bölgeleri arasında 2.7 kilometre ila 5.8 kilometre aralıklarında mesafeler varken, kış tertiplenmesi sırasında bazı üslerin kapatılma zorunluluğu nedeniyle üsler arasındaki mesafenin 16.7 kilometreye çıkmaktadır'' görüşüne yer verildi.

Raporda, bu mesafeler söz konusuyken kaçakçılık ve terör faaliyetlerine karşı koymanın oldukça zor olduğu, bu yüzden sınır hattının muhafazası için sınırın düz kısımlarında kafes tel, dikenli tel, duvar ve buna benzer fiziksel engelleri yapmanın, dağlık kısımlarda ise elektronik gözetleme sistemleri oluşturmanın elzem olduğu vurgulandı.

Sınır hattının sıkı bir şekilde kontrolünün yanında sınır kapısı açılmasının, Irak'ın kuzeyinde akrabaları olan bölge halkının sınırdan geçişleri ve pek çok kişinin de geçim kaynağını oluşturan kaçakçılık faaliyetlerinin yasal zemine oturtulmasının, sınırdan yasa dışı geçişlerin kontrol edilmesi bakımından gerekli olduğu kaydedilen raporda, ''Tüm Türkiye'yi derinden üzen ve sarsan bu olayla ilgili yapılan araştırma ve incelemelerde; olayın kasten yapıldığına yönelik olarak herhangi bir delil elde edilemediği görüş ve kanaatine varılmıştır'' denildi.

Yayıncı: Ali Eyvaz
Kaynak: AA