Parlamenter Denetim Sempozyumu
TBMM Başkanı Cemil Çiçek, "Türkiye'de mevcut işleyişte iktidar partileri kanun yapım sürecinin yavaşlığından, muhalefet partileri ise denetim sürecinin etkisizliğinden ve parlamento çalışmalarının planlı ve programlı olmayışından şikayet etmektedirler" dedi.
TBMM Başkanlığı ile Yasama Derneği (YASADER) ve Yasama Uzmanları Derneği (YUDER) işbirliği ile TBMM'de düzenlenen Parlamenter Denetim Sempozyumu'nda konuşan TBMM Başkanı Çiçek, parlamentoların demokrasinin en önemli teminatı olduğunu vurgulayarak parlamenter sistemde kuvvetler ayrılığı ilkesi anlamında yasama, yürütme ve yargının birbirinden bağımsız olmaları ve birbirlerini dengelemelerinin esas olduğunu söyledi.
Yürütmenin yasamadan kaynaklandığını ve ona karşı sorumlu olduğunun herkesin kabul etmesigerektiğini kaydeden Çiçek, parlamenter demokratik sistemde parlamentonun hükümet üzerindeki denetim yetkisinin anlamının büyük olduğuna dikkat çekerek, "Zaman zaman geriye dönük uygulamalarda parlamentonun bu yetkisinin yargı organı tarafından gaspedildiği görülmektedir. Bir işlemin, bir yasal tasarrufun ülkenin yararına olup olmadığını denetlemek sadece parlamentoya aittir. Yargının görevi hukuki denetim yapmaktır. Bu nedenle, yerindelik denetimi açısından da denetim yolları, iktidarların eksikliklerininortaya konulması bakımından önemlidir" dedi.
Çiçek, milletvekillerinin yazılı ve sözlü soru önergeleri, Meclis Araştırma önergeleri, genel görüşme ve gensoru gibi yollarla denetim yetkilerini kullandığını ifade ederek bunların Anayasa ve İçtüzük'te düzenlendiğini kaydetti.
Önergelerin otomatik olarak işleme konulup konulmayacağı konusunda zaman zaman sıkıntıların yaşandığını kaydeden Çiçek, yürürlükteki İçtüzük hükümlerine göre otomatik bir işlemin söz konusu olmadığına dikkat çekerek, "Bazen, 'Denetim yolu kapatılıyor' gibi sıkıntılarlakarşılaşılabiliyor. Meclis İçtüzüğü'nün yeni baştan ele alınması gerek ki, geçen dönem uzun bir çalışma yapıldı ama yapılan çalışmanın sahibi olmadı. Bu İçtüzüğün hayata geçirilmesi konusunda kuvvetli bir irade de şu ana kadar gözükmüyor. Konunun yeni baştan irdelenmesi, benim Meclis Başkanı olarak yetkilerim nerede başlıyor nerede bitiyor bunun bir defa daha gözden geçirilmesi gerekiyor" diye konuştu.
TBMM Başkanı Çiçek, Meclis İçtüzüğü'nün, verilen önergelerde her türlü kaba ve yaralayıcı ifadelerin kullanılamayacağını kaydederek, "Her türlü denetim imkanları kullanılacaktır, ancak bu hakkı kullanırken İçtüzüğün bu hükümlerini göze önüne almak zorundayız" şeklinde konuştu.
Milletvekillerinin, yazılı soru önergeleriyle edindikleri bilgilerin kanun teklifi hazırlamada, Meclis'teki konuşmalarında, seçim çevrelerindeki çalışmalarında kullanıldığını söyleyen Çiçek, cevapların özenli, ayrıntılı, güncel ve doğru bilgiler içermesinin, milletvekili memnuniyetini artırarak ilgili hükümet üyesinin Meclis'teki itibarını yükselttiğini kaydetti.
Çiçek, şunları söyledi: "Sözlü sorular için, Genel Kurul programında İçtüzük'teki asgari sürelerin bile sözlü soru cevaplandırılması için ayrılmaması, sözlü soruların çok geç cevaplandırılması ve soruların güncelliğinin kaybolması, topluca okunmasından dolayı soruların iyi anlaşılamaması, yine aynı şekilde topluca cevaplandırılmasından dolayı cevapların tatmin edici olmaması, hangi soruların cevaplandırılacağı konusunda inisiyatifin Hükümet'te olması, başlıca eleştiri noktalarıdır. Diğer taraftan, çoğunlukla birçok ildekiköylerin yol ve su sorunlarına, sadece il ve ilçe adları değiştirilmek suretiyle aynı ifadelerin kullanılması, yalnızca köy adları değiştirilmek suretiyle kalıp soruların hazırlanması veya aynı soruların tüm bakanlıklara yöneltilmesi karşılaşılan örneklerdir. Sorularda enflasyonist bir süreç oluşturan istatistiki veya matbu form şeklinde soru önergeleri yerine asıl gayesi bilgi edinme ve denetim amacı taşıyan önergelere önem verilmeli ve önergelerde nitelik ön plana çıkarılmalıdır. Bu bağlamdaönergelerdeki nitelik, cevaplardaki niteliği de etkileyecektir. Nitelik arttığı takdirde soru önergelerinin cevaplanma oranı da buna paralel olarak artacaktır."
Kullanım sıklığı açısından ikinci denetim yolunun da Meclis Araştırması olduğunu kaydeden Çiçek, önergelerinin görüşmelerinin ertelenmesi, kurulan bazı komisyonların ticari sır veya devlet sırrı sınırlamaları nedeniyle bazı bilgilere ulaşamaması, Meclis Araştırması komisyonu raporlarından bazılarının dağıtılmaması ve üzerinde genel görüşme yapılamaması, araştırma komisyonu raporlarının ilgili Bakanlıklarca yeterince dikkate alınmayıp rapordaki önerilerin hayata geçirilmemesinin Meclis araştırması ileilgili belli başlı eleştiriler olduğunu söyledi.
Diğer bir denetim yolu olarak 'Genel görüşme' ile ilgili de bilgi veren Çiçek, daha çok dış politika ile ilgili konular ile genel, yaygın, ulusal ölçekli sosyal ve ekonomik sorunlar üzerinde genel görüşme açılması talep edildiğini belirterek, tüm parti gruplarının paylaştıkları görüşleri içeren ortak bildiri ile TBMM'nin o konuya verdiği önem ve hassasiyetin Türkiye ve dünya kamuoyuna duyurulmuş olduğunu ifade etti.
Çiçek, Meclis soruşturmasında parti grubu müdahalesinin kural olarak devre dışı bırakılması, soruşturma açılması ve Yüce Divan'a sevk kararlarının gizli oylama ile yapılması, yargısal boyutları olan bu denetim yolunun bağımsız ve nesnel işlemesi için öngörüldüğüne dikkat çekerek, "Hedefte Hükümet veya Hükümet'in belli üyeleri olan, yargısal niteliği bulunan Meclis soruşturması yolunun başlatılmasında sağlam bilgiler ve hukuki deliller üzerinden hareket edilmesi isabetli olacaktır" ifadesini kullandı.
Gensorularda ise görevde bulunan Başbakan, bir veya birkaç bakan hakkında, izledikleri politika, bakanlığın faaliyet ve işlemleri söz konusu edilerek iddiaların genişçe tartışılmasına imkan veren ve sonuçta hedefteki Hükümet'in veya herhangi bir üyesinin düşürülebilmesine kadar varabilen denetim yolu olduğunu vurgulayan Çiçek şöyle devam etti: "Türkiye'de mevcut işleyişte iktidar partileri kanun yapım sürecinin yavaşlığından, muhalefet partileri ise denetim sürecinin etkisizliğinden ve parlamento çalışmalarının planlı ve programlı olmayışından şikayet etmektedirler. Milletvekillerinin, siyasi parti gruplarının, komisyonların Hükümet'ten bilgi edinme ve denetleme yollarını etkin bir şekilde kullanabilmeleri, parlamenter sistemin sağlıklı işleyişine katkı sağlayacaktır. Hükümet'in, bilgi isteme ve denetim taleplerine kısa sürede, tatminkarkarşılık vermesi muhalefeti olumlu etkileyecek ve bu durum da Parlamento çalışmalarının verimini artıracaktır."
TBMM Genel Sekreteri İrfan Neziroğlu da iktidar partisinin kanun yapım sürecinden, muhalefet partilerinin de denetim sürecinden memnun olduğunun söylenemeyeceğini, bu nedenle kapsamlı İçtüzük değişikliğine ihtiyaç olduğuna dikkat çekerek İdare Teşkilat Kanunu'nun yürürlüğe girmesiyle yeni bir dönemin başladığını kaydetti.
Yeni dönemle birlikte TBMM'nin kamu kurumları arasında her alanda örnek kurum olmasını hedeflediklerini, bu kapsamda bir çok ilke imza attıklarını ifade eden Neziroğlu, yakın zamanda,kanun yapım sürecinde görev alan bürokratları Meclis'te bir araya getireceklerini, kanun yapım sürecini kapsamlı şekilde ele alacaklarını anlattı. Bütün yönetmelikleri internete koyarak çalışanların görüşlerine sunduklarını söyleyen Neziroğlu, elektronik ortamı daha fazla kullanarak Meclis'te kağıt kullanımını en aza indirmeyi planladıklarını kaydetti
Kaynak: İHA
Yürütmenin yasamadan kaynaklandığını ve ona karşı sorumlu olduğunun herkesin kabul etmesigerektiğini kaydeden Çiçek, parlamenter demokratik sistemde parlamentonun hükümet üzerindeki denetim yetkisinin anlamının büyük olduğuna dikkat çekerek, "Zaman zaman geriye dönük uygulamalarda parlamentonun bu yetkisinin yargı organı tarafından gaspedildiği görülmektedir. Bir işlemin, bir yasal tasarrufun ülkenin yararına olup olmadığını denetlemek sadece parlamentoya aittir. Yargının görevi hukuki denetim yapmaktır. Bu nedenle, yerindelik denetimi açısından da denetim yolları, iktidarların eksikliklerininortaya konulması bakımından önemlidir" dedi.
Çiçek, milletvekillerinin yazılı ve sözlü soru önergeleri, Meclis Araştırma önergeleri, genel görüşme ve gensoru gibi yollarla denetim yetkilerini kullandığını ifade ederek bunların Anayasa ve İçtüzük'te düzenlendiğini kaydetti.
Önergelerin otomatik olarak işleme konulup konulmayacağı konusunda zaman zaman sıkıntıların yaşandığını kaydeden Çiçek, yürürlükteki İçtüzük hükümlerine göre otomatik bir işlemin söz konusu olmadığına dikkat çekerek, "Bazen, 'Denetim yolu kapatılıyor' gibi sıkıntılarlakarşılaşılabiliyor. Meclis İçtüzüğü'nün yeni baştan ele alınması gerek ki, geçen dönem uzun bir çalışma yapıldı ama yapılan çalışmanın sahibi olmadı. Bu İçtüzüğün hayata geçirilmesi konusunda kuvvetli bir irade de şu ana kadar gözükmüyor. Konunun yeni baştan irdelenmesi, benim Meclis Başkanı olarak yetkilerim nerede başlıyor nerede bitiyor bunun bir defa daha gözden geçirilmesi gerekiyor" diye konuştu.
TBMM Başkanı Çiçek, Meclis İçtüzüğü'nün, verilen önergelerde her türlü kaba ve yaralayıcı ifadelerin kullanılamayacağını kaydederek, "Her türlü denetim imkanları kullanılacaktır, ancak bu hakkı kullanırken İçtüzüğün bu hükümlerini göze önüne almak zorundayız" şeklinde konuştu.
Milletvekillerinin, yazılı soru önergeleriyle edindikleri bilgilerin kanun teklifi hazırlamada, Meclis'teki konuşmalarında, seçim çevrelerindeki çalışmalarında kullanıldığını söyleyen Çiçek, cevapların özenli, ayrıntılı, güncel ve doğru bilgiler içermesinin, milletvekili memnuniyetini artırarak ilgili hükümet üyesinin Meclis'teki itibarını yükselttiğini kaydetti.
Çiçek, şunları söyledi: "Sözlü sorular için, Genel Kurul programında İçtüzük'teki asgari sürelerin bile sözlü soru cevaplandırılması için ayrılmaması, sözlü soruların çok geç cevaplandırılması ve soruların güncelliğinin kaybolması, topluca okunmasından dolayı soruların iyi anlaşılamaması, yine aynı şekilde topluca cevaplandırılmasından dolayı cevapların tatmin edici olmaması, hangi soruların cevaplandırılacağı konusunda inisiyatifin Hükümet'te olması, başlıca eleştiri noktalarıdır. Diğer taraftan, çoğunlukla birçok ildekiköylerin yol ve su sorunlarına, sadece il ve ilçe adları değiştirilmek suretiyle aynı ifadelerin kullanılması, yalnızca köy adları değiştirilmek suretiyle kalıp soruların hazırlanması veya aynı soruların tüm bakanlıklara yöneltilmesi karşılaşılan örneklerdir. Sorularda enflasyonist bir süreç oluşturan istatistiki veya matbu form şeklinde soru önergeleri yerine asıl gayesi bilgi edinme ve denetim amacı taşıyan önergelere önem verilmeli ve önergelerde nitelik ön plana çıkarılmalıdır. Bu bağlamdaönergelerdeki nitelik, cevaplardaki niteliği de etkileyecektir. Nitelik arttığı takdirde soru önergelerinin cevaplanma oranı da buna paralel olarak artacaktır."
Kullanım sıklığı açısından ikinci denetim yolunun da Meclis Araştırması olduğunu kaydeden Çiçek, önergelerinin görüşmelerinin ertelenmesi, kurulan bazı komisyonların ticari sır veya devlet sırrı sınırlamaları nedeniyle bazı bilgilere ulaşamaması, Meclis Araştırması komisyonu raporlarından bazılarının dağıtılmaması ve üzerinde genel görüşme yapılamaması, araştırma komisyonu raporlarının ilgili Bakanlıklarca yeterince dikkate alınmayıp rapordaki önerilerin hayata geçirilmemesinin Meclis araştırması ileilgili belli başlı eleştiriler olduğunu söyledi.
Diğer bir denetim yolu olarak 'Genel görüşme' ile ilgili de bilgi veren Çiçek, daha çok dış politika ile ilgili konular ile genel, yaygın, ulusal ölçekli sosyal ve ekonomik sorunlar üzerinde genel görüşme açılması talep edildiğini belirterek, tüm parti gruplarının paylaştıkları görüşleri içeren ortak bildiri ile TBMM'nin o konuya verdiği önem ve hassasiyetin Türkiye ve dünya kamuoyuna duyurulmuş olduğunu ifade etti.
Çiçek, Meclis soruşturmasında parti grubu müdahalesinin kural olarak devre dışı bırakılması, soruşturma açılması ve Yüce Divan'a sevk kararlarının gizli oylama ile yapılması, yargısal boyutları olan bu denetim yolunun bağımsız ve nesnel işlemesi için öngörüldüğüne dikkat çekerek, "Hedefte Hükümet veya Hükümet'in belli üyeleri olan, yargısal niteliği bulunan Meclis soruşturması yolunun başlatılmasında sağlam bilgiler ve hukuki deliller üzerinden hareket edilmesi isabetli olacaktır" ifadesini kullandı.
Gensorularda ise görevde bulunan Başbakan, bir veya birkaç bakan hakkında, izledikleri politika, bakanlığın faaliyet ve işlemleri söz konusu edilerek iddiaların genişçe tartışılmasına imkan veren ve sonuçta hedefteki Hükümet'in veya herhangi bir üyesinin düşürülebilmesine kadar varabilen denetim yolu olduğunu vurgulayan Çiçek şöyle devam etti: "Türkiye'de mevcut işleyişte iktidar partileri kanun yapım sürecinin yavaşlığından, muhalefet partileri ise denetim sürecinin etkisizliğinden ve parlamento çalışmalarının planlı ve programlı olmayışından şikayet etmektedirler. Milletvekillerinin, siyasi parti gruplarının, komisyonların Hükümet'ten bilgi edinme ve denetleme yollarını etkin bir şekilde kullanabilmeleri, parlamenter sistemin sağlıklı işleyişine katkı sağlayacaktır. Hükümet'in, bilgi isteme ve denetim taleplerine kısa sürede, tatminkarkarşılık vermesi muhalefeti olumlu etkileyecek ve bu durum da Parlamento çalışmalarının verimini artıracaktır."
TBMM Genel Sekreteri İrfan Neziroğlu da iktidar partisinin kanun yapım sürecinden, muhalefet partilerinin de denetim sürecinden memnun olduğunun söylenemeyeceğini, bu nedenle kapsamlı İçtüzük değişikliğine ihtiyaç olduğuna dikkat çekerek İdare Teşkilat Kanunu'nun yürürlüğe girmesiyle yeni bir dönemin başladığını kaydetti.
Yeni dönemle birlikte TBMM'nin kamu kurumları arasında her alanda örnek kurum olmasını hedeflediklerini, bu kapsamda bir çok ilke imza attıklarını ifade eden Neziroğlu, yakın zamanda,kanun yapım sürecinde görev alan bürokratları Meclis'te bir araya getireceklerini, kanun yapım sürecini kapsamlı şekilde ele alacaklarını anlattı. Bütün yönetmelikleri internete koyarak çalışanların görüşlerine sunduklarını söyleyen Neziroğlu, elektronik ortamı daha fazla kullanarak Meclis'te kağıt kullanımını en aza indirmeyi planladıklarını kaydetti
