Dr. Özdemir'den Kolon Kanseri Uyarısı

Soma Özel Vefa Hastanesi’nin Genel Cerrah Kliniği hekimlerinden Op.

Dr. Özdemir'den Kolon Kanseri Uyarısı
Dr . İlker Özdemir ; Türkiye ' de ve dünyada son yıllarda büyük bir oranda artış gösteren kolon kanserinin teşhisi ve tedavisiyle ilgili dikkat edilmesi gereken hususlar ile hastalığın belirtileri hakkında bilgiler verdi . Op . Dr . Özdemir , “Kolon diye adlandırdığımız kalın bağırsak , yaklaşık 2 metre uzunluğundaki sindirim sisteminin ince bağırsaktan sonra gelen kısmıdır . Özellikle batılı ülkelerde sık karşılaşılan kolon kanseri oldukça büyük bir öneme sahiptir . Toplumda görülme sıklığı 10 Bin de 5 dolayındadır . Erkekte ve kadında eşit oranda görülen kolon kanseri bütün kanserler içinde görülme sıklığı bakımından 3 . sırada yer alır” dedi .

Kolon kanserinin nedeninin kesin olarak bilinmediğini belirten Op . Dr . Özdemir , şöyle konuştu : " Oluşumunda etkili olan bazı çevresel ve genetik nedenler vardır . Kalıtsal etkenler bu konuda büyük öneme sahiptir . Ailesinde kolon kanseri olan kişilerde kansere yakalanma ihtimali normalden daha yüksektir . Ayrıca daha önceden meme ve yumurtalık kanserini geçirmiş kişilerde ve ailelerinde kolon kanseri sıklığı daha fazladır . Gardner Sendromu ve Ailesel Polipozis hastalığı kalıtsal hastalıklardır ve sıklıkla kolon kanserine neden olmaktadır . Bunların dışında ülseratif kolit ve crohn hastalığı da kolon kanseri ihtimalini arttırır . ” Op . Dr . İlker Özdemir , kolon kanserinin belirtileriyle ilgili olarak ise şu bilgileri verdi : “Kolon kanserinin başlangıç evresinde karında dolgunluk hissi , hafif ağrı , iştah kaybı , kilo kaybı , çabuk yorulma ve ishal ortaya çıkar . Ayrıca kabızlık olabilir . Kullanılan ilaçlara rağmen kabızlık devam edebilir . Bu evrede bağırsak henüz daralmamıştır ve belirtiler bağırsak kanseri tanısı koymak için yeterli değildir . Fakat hastada bu tip şikayetlerin olması hastanın mutlaka incelenmesini gerektirir . Görüntüleme yöntemleri kalın bağırsaktaki herhangi bir anormalliği ortaya koyar . Böylece herhangi bir hastalık varsa erken tanı konmuş olur ve hastaların geleceği açısından çok önemlidir . Başlangıç evresinde tespit edilmeyen kolon kanseri , ki sıklıkla ülkemizde bu evrede doktora başvurulmadığından saptanamaz ilerler ve kalın bağırsak daralmaya başlar . Daralma ortaya çıkarsa bağırsaktan dışkı geçişi zorlaşır . Bağırsaktaki maddeler burada birikmeye başlar ve atılamaz . Bağırsak kokuşması ortaya çıkar . Bağırsak içeriği , bağırsağın kasılma sonucu ilerlemek ister fakat kanser kitlesi yüzünden bu işlem çok zordur . Bu yüzden hastada önce kabızlık daha sonra ağrı atakları başlar . Kolon kanseri tedavi edilmez ve daha da ilerlerse belirtiler ağırlaşır . Yorgunluk , kilo ve iştah kaybı belirginleşir . Hasta hiçbir şey yemek istemez . Kansızlık ortaya çıkar ve hastanın rengi atar . Bağırsak tamamen kapanır . Birkaç gün bu şekilde sürer . Daha sonra kanser kitlesi biraz delinir ve bağırsak içeriği atılabilir . Fakat bu olay her zaman böyle sürmez . Bir - iki defadan sonra bağırsak hiç açılmamak üzere kapanır . Hastanın durumu oldukça ağırlaşır . Kana zehirli maddelerin geçişi başlar . Bu dönemde başvuran hastaların karınları açılır ve tümörün ameliyatla alınıp alınamayacağı kararlaştırılır . Sıklıkla bu evrede tümörün çıkarılması çok zordur . ” “Hastalığın tanısı günümüzde oldukça kolaydır . Kolonoskopi ile hastanın bütün kalın bağırsağı görüntülenir . Bu sırada , polip varsa alınır ve incelenir . Risk altındaki kişiler ve polip alınan kişiler Kolonoskopi ile takip edilir . Doktorun gerekli gördüğü sıklıkta bu işlem tekrarlanır . ” Özdemir , “Diğer bir yöntem video görüntüleme ile yapılan sigmoidoskopidir . Kolonun alt bölgesinin incelenmesinde kullanılır . Ayrıca gaitada gizli kan araştırılır . Yani dışkıda kan arama yöntemi ile dışkıda saptanması zor olan az miktardaki kanamalar saptanır . Bunların dışında gerekirse bağırsaktan parça alınır ve incelenir . Kolon kanserinin tedavisi cerrahidir . Tümörlü olan kısım cerrahi yöntemlerle çıkarılır . Daha sonra bağırsağın çıkarılan yerinin alt ve üst tarafı birbirine bağlanır . Eğer kanser anüse yakın bir yere yerleşmişse bu bölgenin kısa olması ameliyatın şeklini değiştirir . Bu ameliyatta anüs tümüyle çıkarılır ve kolon , karın duvarına bağlanır” dedi .

Dr . Özdemir , “Kolonda yaşlanmakla sıklığı artan şekilde ortaya çıkan polip denen oluşumların zamanla kansere dönüştüğü bilimsel olarak kanıtlanmıştır . Bu yüzden düzenli Kolonoskopi kontrollerde saptanan poliplerin çıkarılması ile kolon kanseri sıklığı önemli oranda azalacaktır . Bu yüzden kolon kanserinin zamanında teşhis ile önlenebilen bir hastalık olduğunu akıldan çıkarmayıp , en küçük belirtide doktorunuzla temasa geçip , gerekirse Kolonoskopi yaptırmanın hayat kurtarıcı bir yol olduğunu hatırlatmak isterim” uyarısında bulundu .
Kaynak: İHA