Anne Adaylarına 'Dış Gebelik' Uyarısı
Medical Park Samsun Hastanesi Kadın Doğum Uzmanı Opr.Dr. Naziye Gürkan, anne adaylarını 'dış gebelik' konusunda uyardı.

Dış gebeliğin nedenleri ve faktörlerini de açıklayan Dr. Naziye Gürkan, "Normal bir gebelik oluşurken yumurta ve sperm hücresi tüplerde birleşir ve oluşan embriyo, tüpün iç katmanındaki silyaları süpürme hareketiyle rahim içine taşınır. Tüplerde geçirilmiş herhangi bir enfeksiyon, travma ya da cerrahi, tüplerin bu normal süpürme fonksiyonunu yerine getirememesine yol açar ve embriyo rahim içine sürüklenemez, tüpte kalır ve burada gelişimini sürdürür. Tüplerin anatomik ve fizyolojik yapıları bir gebeliği sonuna kadar götürebilecek vasıfta olmadığından bir süre sonra bu alanda yırtılma ve iç kanama başlar" diye konuştu.
Hastalığın risk faktörlerini değerlendirirken de daha önceki gebeliği ektopik olan bir kadının tekrar dış gebelik olma şansının yüksek olacağını belirten Dr. Gürkan, "Tüp bebek uygulamalarında embriyo eğer rahim içinde yüksek yerleştirilirse dış gebelik oluşabilir. Yine tubal cerrahiye örnek olarak tüplerin bağlanması sonrasında gebelik oluşmuşsa yüzde 30-40 oranında ektopiktir. Sigara, tüplerdeki silya hareketini yavaşlatır. Endometriozis tüm genital sistemde yapışıklıklar oluşturarak ektopik gebelik zemini oluşturabilir. Ancak yüzde 40 olguda hiçbir neden tespit edilemeyebilir" şeklinde konuştu.
Dr. Naziye Gürkan, konuşmasını şöyle tamamladı: "Bütün bunlar dikkate alındığında en önemli nokta şudur ki, bir kadında adet rötarı ya da herhangi gebelik şüphesi olduğunda erkenden doktora başvurup normal ve dış gebelik ayırımı ultrason ve diğer kan testleriyle yapılmalıdır. Aksi halde devam eden bir dış gebelik sonradan hayatı tehdit edici sonuçlara neden olabilir. Öte yandan dış gebelik ve normal gebeliğin bir arada bulunması durumu da mümkündür. Buna heterotopik gebelik denir ancak 30 binde bir olasılıkla çok ender gördüğümüz bir tablodur. Bu nedenle genel olarak ultrasonda gebelik kesesini rahmin içinde gördüğümüzde dış gebelik olasılığının yok denecek kadar az olduğunu varsayabiliriz. Morbidite ve mortalitenin azaltılması ve fertilitenin korunması açısından erken tanı yaşamsal öneme sahiptir.”
