Van'da İtfaiye Haftası

Bem-Bir-Sen Van Şube Başkanı Harun Altın, 24 saat sürekli görev başında olan itfaiye personelinin sorunlarının başında halen can güvenliklerinin sağlanamaması geldiğini belirterek, "Yangın savaşçıları artık çözümü konuşmak değil, uygulamayı görmek istiyor" dedi.

Van'da İtfaiye Haftası
Açıklamalarda bulunan Harun Altın, her yıl 25 Eylül-1 Ekim tarihleri arasında kutlanan İtfaiye Haftası'nın bu yılda yine çözümlenmemiş sorunlar eşliğinde çeşitli etkinliklerle kutlandığını söyledi. Yerel yönetim çalışanlarının kendilerine ait bir bakanlığının halen kurulmamış olması ve İçişleri Bakanlığı'nın yerel yönetim çalışanlarının sorunlarına yeteri kadar eğilememesi, bu sorunların çözüm süreçlerinin uzamasında en büyük engeli oluşturduğunu ifade eden Altın, "24 saat sürekli görev başında olan itfaiye personelinin sorunlarının başında halen can güvenliklerinin sağlanamamış olması geliyor. Son olarak Ankara'da meydana gelen OSTİM Patlaması, kağıt fabrikası yangını ve Kumrular Sokak'taki şiddet olayında canını hiçe sayan itfaiye mensupları, herkesin kaçıştığı bir ortamda ateşe, patlayan tüplere, bomba tehlikesine rağmen görevini başarıyla yerine getirmiştir. Büyükşehir belediyeleri ve bir kısım il belediyelerinde kısmen de olsa dünya standartlarında donanım ve yangın elbiseleri bulunmasına rağmen halen Türkiye'nin pek çok belediyesinde, itfaiye personeli yangınlara günlük giyilen gömleklerle müdahale etmek zorunda kalıyorlar. Kendilerini asla ateşten, yüksek ısıdan, soğuktan, yağmurdan koruyamayacak gömleklerle, zaman zaman çok büyük kimyasal yangınlara bile müdahale etmek zorunda kalan itfaiye personeli, can güvenliklerinin yeterince sağlanamaması ve uygun araç gereç ile görev yapamamanın sıkıntısını çekiyor. İtfaiye teşkilatının pek çoğunun teknolojik alt yapısının yeterli olmayışı, yeterli yangın söndürme araç-gereci bulunmaması, kimi belediyelerde ise itfaiye personelinin taşeron firmalar aracılığı ile işe yerleştirilen eğitimsiz elemanlardan oluşması, itfaiye teşkilatlarının en büyük sorunlarından birisini oluşturuyor" dedi.İtfaiye personeli arasında bir statü birlikteliğinin olmadığını da ifade eden Harun Altın, "Çeşitli kadrolarda itfaiyeci çalıştırılmaktadır. Statü birliğinin olmaması, özlük ve mali haklarda da ayrıma neden olmaktadır. İtfaiyecilik mesleği güven gerektirir, canını arkadaşına emanet etmeyi gerektirir. Aralarında birlik ve beraberlik bulunmayan, çalışma barışı olmayan kurumlarda çalışan kişilerin birbirlerine güven duymaları da bu şartlarda beklenemez. Meslek liselerinde itfaiyecilik bölümü bulunmasına, yüksekokullarından mezunlar verilmesine rağmen, itfaiyecilik halen kendi mesleki sınıfına kavuşmuş değil. Yani itfaiyecilik meslekten sayılmıyor.İtfaiye teşkilatı mensupları tıpkı bir silahlı kuvvetler mensubu, polis teşkilatı mensubu gibi mesleki bir sınıfa artık resmi olarak kavuşmak istiyorlar" ifadelerini kullandı."40 BİN İTFAİYECİ EKSİĞİ VAR"Avrupa ölçeğinde hizmet verilmesi ve görev alanlarının gerektirdiği konularda sorunsuz yapılabilmesi için Türkiye'nin 40 bin itfaiyeciye daha ihtiyacı bulunduğunu söyleyen Altın, "Avrupa ülkelerinde nüfus yoğunluğuna göre ortalama her bin kişiye 1 itfaiyeci düşerken, Türkiye'de bu rakam 3 bin 500 kişiye 1 itfaiyeci şeklindedir. Son yıllarda belediyeler tarafından açılan itfaiye personeli alım sınavında, özellikle yüksek öğrenim görmüş elemanların tercih edilmesi ve sınavı kazanan bu personele ciddi bir uygulamalı mesleki eğitim verildikten sonra göreve başlatılması, itfaiye teşkilatı görev ve sorumluluklarını layıkıyla yerine getirilmesi bakımından ileriye dönük ümit vermektedir. Herkesin kaçtığı yangına sadece itfaiyeci arkadaşlarımız koşmaktadır. Riskleri yüksek, işleri meşakkatlidir. Sorunları ise saymakla bitmeyecektir. Bizler yerel yönetim çalışanlarının yetkili sendikası olarak itfaiyeci arkadaşlarımızın sorunlarının tamamının çözümü için var gücümüzle çalışmaktayız. Her platformda sorunlarımızı dile getirmeye devam edeceğiz" şeklinde konuştu.
Kaynak: İHA