Acılı Baba Oktay Can:

Tunceli`nin Hozat ilçesinde, 2009 yılında intihar ettiği açıklanan Piyade Er Murat Oktay Can`ın babası Oktay Can, eski Genelkurmay Başkanı Işık Koşaner`in internete düşen ses kaydında `Kendi erimizi alnından vurduk` diye bahsettiği askerin kendi oğlu olduğunu iddia etti.

Tunceli`nin Hozat ilçesine bağlı Sarıtaş Karakolu 51. Motorlu Piyade Tugay Komutanlığı`nda 2009 yılı Ekim ayında askerliğini yaparken askeri makamlarca intihar ettiği bildirilen Piyade Er Murat Oktay Can`ın babası Oktay Can, oğlunun komutanı tarafından vurulduğunu ve başında bulunan iki mermi izinden birisinin hastanede estetik ameliyatla kapatıldığını iddia etmişti. Tunceli`nin Hozat ilçesinde intihar ettiği açıklanan Piyade Er Murat Oktay Can`ın babası Oktay Can, eski Genelkurmay Başkanı Işık Koşaner`in internete düşen ses kaydında `Kendi erimizi alnından vurduk` diye bahsettiği askerin kendi oğlu olduğunu savundu. "Bir kişi, G-3 tüfeğiyle kendini alnının ortasından nasıl vurabilir?" diye soran Can, Genelkurmay`ın açıklamasına itibar etmeyerek konuyu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi`ne taşımıştı. Hak arayışını sürdüren acılı baba, internete düşen ses kaydıyla oğlunun intihar etmediğinin en yetkili ağız tarafından itiraf edildiğini ileri sürdü

SES KAYDINDA BAHSEDİLEN ER BENİM OĞLUM Boyacılık yaparak geçimini sağlayan acılı baba Can, şöyle konuştu: "Eski Genelkurmay Başkanı Işık Koşaner`in internete düşen ses kaydında `Kendi erimizi alnından vurduk` diye bahsettiği er benim oğlum Murat Can`dır, ben baba Oktay Can`ım. Şu ana kadar takipsizlik verildi ve yeniden dosya açıldı. Soruşturmanın yeniden derinleştirilmesine kadar verildi. Benim çocuğum alnından iki kurşun vardı. Kurşunun izinin birisi estetik ameliyatla kapatılmış. Bende bir acılı baba olarak bu olayın peşini bırakmadım.Sonuna kadar gideceğim. Benim büyüklerimden isteğim oğlumun acilen şehitliğinin verilmesidir. Çünkü, anne babanın yüreğine bir parçada olsa su serpilir." OĞLUMU KOMUTANI VURDU Oğlunun komutanı tarafından vurulduğunu belirten baba Can, şunları söyledi: "Silah arkadaşlarının hepsi baskı altında tutulmaktadır. Çocuğumun mermi sayısı tamdır. Kimin mermisiyle kendisini vurdu. Kapalı bir alanda mermi çekirdeği yok ortada. Balistik incelemede merminin ne kadar bir metrede geldiği tespit edilememiştir. Sayın Savcım siz neye göre takipsizlik kararı verdiniz. Ben şimdi o mermi çekirdeğini istiyorum. Hiçbir merci bu olayın üzerine gitmemektedir." OĞLUMA ŞEHİTLİK VERİLMESİNİ İSTİYORUM İki yıldır olayın davasını sürdürdüğünü söyleyen baba Can, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bir paşanın olayı itiraf eder şekildeki ses kaydının çıkması bir parça yüreğimize su serpti. Olayı doğrular nitelikte. Çünkü, bütün deliller karartılmıştı. Benim oğlum bir evin tek çocuğuydu. Her zaman ona güvenmişimdir. Çocuğum vurulmuştur. Aynı gün ben telefonla görüşüyorum oğlum izin hazırlıkları yapıyor. Gece bana, `Oğlunuz şehit oldu` diye ölüm haberi geliyor. Antalya`da şehit törenleri yapılmasına rağmen 3 günsonra olay farklı yöne çekildi. Telefon görüşmelerini istedim vermediler. Cumhurbaşkanı ve Başbakanlıktan bu olayın üzerine gidilmesini istiyorum. Onlardan çocuğumun şehitliğinin verilmesini istiyorum."
Kaynak: İHA