'CHP denince akla yoksulluklar gelir'
Seçim çalışmaları kapsamında Sakarya'da halka seslenen Ak Parti Genel Başkanı ve Başbakan Erdoğan, ana huhalefet partisi CHP'ye yüklendi. Erdoğan, "CHP denince akla yoksulluklar gelir. CHP denince akla kuyruk gelir, yokluk gelir.Bunlar bu ülkeye ne zaman geldilerse açlık başlamıştır" dedi.

Farklılıkların nasıl bir zenginlik oluşturduğunu görmek isteyen varsa Sakarya'ya gelsin. Hani son günlerde çok beğeni kazanan bizim bir reklam filmimiz varya, ne diyoruz biz 'Aynı yoldan geçmişiz biz, aynı sudan içmişiz biz, yazımız bir kışımız bir aynı dağın yeliyiz biz. Şarkılar bir türküler bir, hep beraber söyleriz biz, halaylar bir horonlar bir aynı sazın teliyiz biz. Gönüller bir, dualar bir Bir Allah'ın kuluyuz biz' işte Türkiye bu, Sakarya bu. Evde hangi yemek pişerse pişsin, hangi dil konuşulursa konuşulsun burada Kıblemiz, kitabımız duamız bir. Allah muhabbetimizi daim etsin. Ağzımızın tadı hiç bozulmasın. İnşallah kardeşliğimiz ebedi olsun.
Bu vesile ile 2. Lig'den 1. Lige yükselen Sakaryaspor'u gönülden tebrik ediyorum. Sakaryaspor'umuzu Süper Lig'de de göreceğimize inanıyorum. Tüm sporcularına, taraftarlarına kadar herkesi kutluyor kendilerine Bank Asya'da tebrikler diliyorum. 12 Haziran seçimlerine artık 1 hafta kaldı. Haftaya bugün seçim yapıyoruz. Türkiye'nin geleceği adına son derece önemli bir karar vereceksiniz. Söz de karar da bir kez daha milletimizde olacak.
Şimdi benim Sakarya'lı kardeşim bu MHP'yi mi oy verecek, bu CHP'ye mi oy verecek?
Tercihinizi, eser siyasetine, hizmet siyasetine gelin kullanın. Ne olur futbol takımı tutar gibi parti tutmayın. Futbol takımı tutmak başka birşey, eser siyasetine oy vermek başka birşey. Ben soruyorum kardeşlerime Allah aşkına şu CHP Sakarya'da geçmişinden bugüne hangi eseri bıraktı. İşte şurada ne güzel bir pankart var. Görüyorsunuz değil mi hal ortada. 3,5 Yıl bizden önce MHP iktidar oldu Allah aşkına sorun ya şu Sakarya'ya ne yaptı Türkiye'ye ne yaptı? 280 milyar dolar milli gelirle devraldı MHP, 230 milyar dolarla bize devretti. MHP bu. Biz nereye çıkardık 740 milyar dolara çıkardık. Şimdi benim Sakarya'lı kardeşim bu MHP'yi mi oy verecek, bu CHP'ye mi oy verecek? Şimdi soruyorum memur kardeşime, işçi kardeşime Allah aşkına sizin maaşlarınızdan nemalar adı altında bu CHP, MHP para kesmedi mi? Niçin kesti bunu yatırım için mi? Hayır faizleri ödemek için. Sizlere bu paralar ödendi mi peki? Hayır ne zamana kadar biz gelinceye kadar. Başbakan oldum, masaya oturdum baktım ki devletin işçisine memuruna 13,5 katrilyon borcu var. Dedim ki devlet memuruna işçisine borçlu olamaz bunu hemen ödeyeceğiz. Sendikalarla oturduk görüştük hemen paraları takır takır ödedik. Bunu biz yaptık, MHP, CHP yapmadı biz yaptık biz. Şimdi soruyorum kim düşündü seni onlar mı biz mi? KEY ne zamandan beri kesiyorlar. Kestiler bu parayı konut var mı yok. Ah kardeşlerim şuana kadar ne ödedik biliyor musunuz 3 katrilyon ödedik bundan dolayı yine biz ödedik. Bunlar benim işçimi memurumu soydular. Şimdi çıkmış diyor ki ben memurdan, işçiden yanayım. Nasıl memurdan yanasın sen kestin ödemedin. Biz geldik ödedik biz. Hala biz ödüyoruz. Onlar borçlandı biz ödedik. Onlar kirletti biz temizliyoruz. Devletin borçlanma faizi neydi yüzde 63. Kimin cebinden çıkıyordu milletimin. Sakaryalı kardeşimin. Şimdi kaç yüzde 7. Aradaki fark yüzde 56. Kimin cebinde kalıyor bu vatandaşımın. Enflasyon yüzde 30'du şimdi kaç yüzde 4. Neredesin CHP, neredesin MHP, siz yaptınız bu rezilliği siz.
Biz İnancın yasaklanması nedir çok iyi biliriz
MHP 30 milyar dolar borç aldı IMF'den bize 23,5 milyar dolar borçla devrettiler. Şuanda ne kadar kaldı 5 milyar dolar. Biz 3 yıldır anlaşma yapmıyoruz. Kendi ayaklarımız üzerinde duruyoruz. Merkez Bankası bizim milli bankamız değil mi? Hani bunlar milliyetçiydi ne kadar parayla bize devrettiler 27,5 milyar dolar yarısı da yurt d ışındaki işçilerimizin döviziydi. Şimdi ne kadar var 97 milyar dolar var. Artış, 70 milyar dolar. Soruyorum Allah aşkına bir kere bunların ağzından duydunuz mu Merkez Bankası şuradan şuraya geldi dediklerini. Vaka bu. Hiçbir zaman yapılan güzellikleri anlatamazlar. Çünkü bu iş gerçekten bir nezaket meselsidir. Biz damdan düştük. Biz bu ülkede çok çileler çekenleri biliriz, çektiklerimizi biliriz. Biz düşüncenin yasaklanması nedir çok iyi biliriz. İnancın yasaklanması nedir çok iyi biliriz. Şu dosya, bu ülkede inançların nasıl yasaklandığını belgesidir. CHP'nin camileri nasıl kapattığının belgeleri buradadır. CHP'li bakanların imzaları altında, İsmet İnönü'nün imzası var. Bitmedi Arapça levhaları yasakladılar. Ayet, hadis ve ahlaki öğütleri Arapça levhalarının dağıtılmasını yani meni, mevcutlarının da toplattırılması. Bakanlar Kurulu kararı, altında tüm CHP'li bakanların imzası üstünde de İnönü'nün imzası. Buyur, ben belgeyle konuşuyorum belgeyle. Bunların genine işlemiş genine. Bu CHP'ye mi oy verecek benim Sakaryalı kardeşim.
Bakınız, çok enteresan, Sorgun'da Sorgunlu Ahmet Taşkın tarafından yazılan İlhimal adlı broşürün dağıtılmasının yasaklanması, bakanlar kurulunun kararı bu. Yine bakanlar ve İnönü'ünn imzası var. Belge belge laf değil. Bir başkası yine, çok ilginç, namazın hakikati nedir? Bu eserin esrarı ve hikmetleri niyaz, bu kitabın da çok enteresan huzur yazıları taşıdığı görüldüğü bundan dolayı toplattırılmasına, tüm bakanların imzası ve İnönü'nün onayı.
Bize aynı gözle aynı nazarla bakıyorlar
Biz bunları babamızdan dedemizden çok dinledik. Benim babam bu yasaklardan dolayı Rize'den kaçarak İstanbul'a geldi. Ağabeyim Zonguldak oradan da Sakarya'ya geldi. Okutturulmadılar, okuyamadılar. Kümeslerde saklandıklarını anlatırlardı. Biz bunların ne olduğunu biliyoruz. Ama Sakaryalı kardeşlerime sesleniyorum. Gelin bu oyunu 12 Haziran'da beraber bozalım. Üstad Necip Fazıl ne diyor? 'Vicdan azabına eş, kayna kayna Sakarya, Öz yurdunda garipsin, öz vatanında parya'. Bir avuç sermaye bu ülkenin tüm kaynaklarını tüketirken bütün enerjisini kullanırken geriye kalanlara, millete siz uzak durun dediler. Sen okuyamazsın dediler, senin başörtün var dediler. Sen ancak temizlikçilik yap dediler öyle mi? Sen git süpür dediler, çaycılık yap dediler, senin neyine doktorluk dediler. İdareye karışmayın dediler. Demokrasi sizin neyinize, özgürlük sizin neyinize biz size gerektiği kadarını verdik dediler, gerici dediler, cahil dediler, yoksul dediler, köylü dediler, taşralı dediler güya bizi aşağılamak istediler. Bugün ne diyorlar göbeğini kaşıyanlar, bidon kafalı, yüzde 60'ı aptal beyinsiz bu ifadeleri kullanıyorlar. Bize aynı gözle aynı nazarla bakıyorlar. Şahsım için ne dediler Muhtar bile olamaz dediler. Allah kudret kuvvet sahibidir. Ne oldu halkın ve hakkın dediği oldu. Millet idareye el koydu. Bugün artık millet hakkına ve hukukuna en güzel şekilde sahip çıktı. Vesayet altında siyaset yapma dönemi bitmiştir, demokrasi anlam kazanmıştır. Milli irade en güzel şekilde işler hale gelmiştir. Şimdi sıra yeni Anayasa'da. Bitlis, Sakarya, Bolu Düzce bu anayasaya sahip çıkacak. Demokrasi çok sağlam bir zemine hem de 2023 hedeflerimizin önünü açarak işte ilk 10'daki o büyük Türkiye'yi beraber kuracağız. Türkiye'yi yeni özgürlükçü sivil bir anayasaya kavuşturacak olmamız bazı çevreleri tedirgin etti. Son kullanma tarihleri geçen çeteler son bir gayretle istikrarı hedef almaya başladılar. Türkiye'nin kaynaklarını yıllarca tüketen çeteler yeni bir organizasyonla suyu bulandırmanın gayreti içerisine girdiler.
Sayın Kılıçdaroğlu sen istersen uluslararası meselelere hiç girme bunlar senin boyunu aşar
Önce CHP'yi yeniden tasarladılar. Şimd iyavaş yavaş komplolar ortaya çıkmaya başladı. Arkada kimlerin pusuya yattığı ortaya çıktı. Biz ulusalcı çeteleri biliyorduk, akıl hocalığı yapan eski siyasetçileri biliyorduk ama şimdi buna bir de uluslararası çeteler dahil oldu. Ben İsrail'e 10 emirden birini öldürmeyeceksin emrini hatırlattığımda Kılıçdaroğlu kalktı bana cevap yetiştirmeye kalktı. Genel Başkanlık koltuğuna oturtuldu ilk ayda Tel Aviv'in avukatlığına soyundu. İngiltereye gidiyor ben olsaydım Mavi Marmara'yı göndermezdim diyor. Tel Aviv'de kendisine verilen bu selamı alıyor ve AK Parti aleyhine kampanyalar başlatıyor. Sayın Kılıçdaroğlu sen istersen uluslararası meselelere hiç girme bunlar senin boyunu aşar. Çok istiyorsan sen git Yunanistan'ı kurtar. Atina'nın ötesine hiç geçme Kılıçdaroğlu. Uluslararası ilişkiler çark etmeyle yürümez, yalanla yürümez, popülizmle yürümez, Filistin'e Gazze'ye sırtını dönenler bu millete sırtını dönmüştür. Benim başörtülü kızlarıma bakarak onlar Suudi Arabistan'a gitsin diyenler aşağılayanlar, Arap kadınlarını aşağılayanlar aslında kendi değerlerine de hakaret etmiştir. Uluslararası şebekelerin projesi olarak ortaya çıkanlar millet nezdinde daha baştan kaybetmişlerdir. Sen kaybetmiş olabilirsin o senin bileceğin iş ama milletim ve biz Türkiye'nin kaybetmesine asla müsade etmeyiz.
Gençler yeniden toz şekerini eğer karne ile almak istiyorsanız gidin oyunuzu CHP'ye verin
2007 Yılında 22 Temmuz seçimlerinde Sakarya'da tam 253 bin 33 kişi AK Parti'ye oy verdi. Yani her üç seçmenin 2'si AK Parti dedi. Sayın Kılıçdaroğlu Bursa'da bir8 pankart okudu teşekkür ederim dedi ardından. Ne yazıyordu bu pankartta. 'AK Partiye oy vermeyeceğim çünkü hala bir beynim var'. Orada biri densizlik yapıyor bunu anlarız da CHP'nin genel başkanı bu densizliği tekrar ediyor, buna teşekkür ediyor. Bu hakaret tüm demokrasiye inanlara yapılmış bir hakarettir. Kardeşlerim, işte bunların demokrasi anlayışı bu. Bunlar bu ülkeyi kendi il başkanlarını vali yaparak yönettiler. Partinin il başkanı vali olur mu? İşte CHP ile Türkiye de biz bunu da gördük. Şuanda benim elimde 2 örnek var. Şunu Antalya'da verdiler bana. Ne biliyor musunuz toz şeker dağıtım kartı. Biliyorsun değil mi anacım. Bu 1973 yılına ait, İbrahim bey diye bir kardeşimize vermişler toz şekerini bununla veriyorlar. Sene 1973. Gençler yeniden toz şekerini eğer karne ile almak istiyorsanız gidin oyunuzu CHP'ye verin. Eğer, yağı, benzini, gidipte karne ile almak istiyorsanız gidin oyunuzu CHP'ye verin. Bunlar bu ülkeye ne zaman geldilerse açlık başlamıştır. Burada gördüğünüz zat Sayın Demirel CHP için ne demişti? CHP iktidara geldiği zaman süt veren ineğin sütü kurur demişti. Ama şimdi beraberler. Neden çünkü iktidarda AK Parti var. Bitmedi, bakınız, bu nüfus kağıdını bana Trabzon'da verdiler. Sakarya'da çok trabzonlu kardeşim var. Burada da ne yazıyor. Tabi bunun senesi biraz eski 42. 2 Metre bez verdiyor mühürle. Ya tirit bezini bu ülkede CHP iktidarı millete nüfus kağıdına damga vurmak suretiyle dağıttı. CHP bu ya. CHP denince akla yoksulluklar gelir. CHP denince akla kuyruk gelir, yokluk gelir. İşte 70'li yıllarda bunu yaşadık. Sayın Baykal enerji bakanı idi. Benim çiftçim, mazot bulamazdı. Karne ile mazot alırdı. Ahh kardeşlerim. Şimdi biz doğalgazımızı kullanıyoruz değil mi? Ah neler çektik be. 5-6 kat aşağı bodruma iniyor muyduk? Doğalgazı buraya biz getirdik. Oradan kömürü alacaksın, sıçanlar cirit atıyor. Kül koku pislik herşey var. Bir odayı ısıtyorsun diğerleri yok. Şimdi böyle bir dert var mı? Kombinin düğmesine bas tüm daire ısınsın, düğmeye bas sıcak su.
