Sergi bitince bina da yıkılacak!
Galatasaray'da kullanılmayan bir binada süren 'Yıkım 2011' sergisi, doğada ve insan hayatında git gide artan yıkıma dikkat çekiyor.
Galatasaray'da kullanılmayan bir binada süren 'Yıkım 2011' sergisi, doğada ve insan hayatında git gide artan yıkıma dikkat çekiyor. Sponsorsuz hazırlanan, 60 sanatçının katıldığı sergi bitince, bina da yıkılacak
"Maya Takvimi'ne göre 2012'de dünyanın sonu geliyor, biz de insanları uyandırmalıydık," diyerek yola çıkan Alper T. İnce ve Rafet Arslan'ın da içinde olduğu Sürrealist Eylem Türkiye grubu, 'Yıkım 2011' adlı sergiyi hazırladı. Türkiye'den ve yurt dışından toplamda 60 sanatçının katıldığı sergi, 27 Mayıs'a dek Galatasaray'daki altı katlı binada devam ediyor. Sergi sona erdiğinde bina yıkılacak ve hostele dönüşecek. Binanın altı katına yayılan sergideki çalışmaların hemen hepsi bu sergi için özel olarak hazırlanmış. Katılan sanatçılar arasında graffiticiler, sokak sanatçıları ağırlıkta ama çalışmalarını çoğu kez galerilerde ya da müzayedelerde görmeye alışık olduğumuz Mustafa Horasan gibi isimler de var. Hatta son sergisi Galerist'te devam adan Merve Morkoç, Galerist'in tam karşısındaki odaya Kendi Kanını İçen Genç Sanatçının Portresi adlı çalışmasını da yerleştirmiş. Sergiyi hazırlayan Rafet Arslan, serginin bu yönüyle, galerilerde 'kibar sanat' yapmaktan sıkılan sanatçılar için yıkılacak bir binada farklı bir imkan sunduğunu söylüyor: "Piyasanın ne yaptığından çok, bağımsız sanatın ne yaparak, ona nasıl karşılık verdiği önemli. Burada o galeri sisteminin içinde fazlasıyla kibar işler yapmak zorunda kalan sanatçıların işlerini gördüğünüzde onların içindeki özgürlük ateşini de görebiliyorsunuz. Bağımsız sanatın sahada olduğunu, gerektiğinde büyük işler de yaptığını gösteriyoruz. Genç sanatçılara moral olmasını istiyoruz." Sergiye konu olan yıkımı her sanatçı farklı ele almış. Kimi ekolojik yıkıma dikkat çekerken kimi kendi kişisel yıkım öyküsünü anlatmış. Rafet Arslan, yıkımdan kasıtlarının moral bozucu olmadığına da dikkat çekiyor: "Bir şeyleri yıktık diye ağıt yakan bir sergi değil. Neşeli ve özgürlük hissine sahip bir sergi. Yıkıma ihtiyaç var çünkü zaten doğa kayboluyor ve biz her şeyi kader olarak kabul ediyoruz. Oysa yıkmalı ve değiştirmeliyiz."
Adres: İstiklal Caddesi Akarsu Sokak no:2
"Maya Takvimi'ne göre 2012'de dünyanın sonu geliyor, biz de insanları uyandırmalıydık," diyerek yola çıkan Alper T. İnce ve Rafet Arslan'ın da içinde olduğu Sürrealist Eylem Türkiye grubu, 'Yıkım 2011' adlı sergiyi hazırladı. Türkiye'den ve yurt dışından toplamda 60 sanatçının katıldığı sergi, 27 Mayıs'a dek Galatasaray'daki altı katlı binada devam ediyor. Sergi sona erdiğinde bina yıkılacak ve hostele dönüşecek. Binanın altı katına yayılan sergideki çalışmaların hemen hepsi bu sergi için özel olarak hazırlanmış. Katılan sanatçılar arasında graffiticiler, sokak sanatçıları ağırlıkta ama çalışmalarını çoğu kez galerilerde ya da müzayedelerde görmeye alışık olduğumuz Mustafa Horasan gibi isimler de var. Hatta son sergisi Galerist'te devam adan Merve Morkoç, Galerist'in tam karşısındaki odaya Kendi Kanını İçen Genç Sanatçının Portresi adlı çalışmasını da yerleştirmiş. Sergiyi hazırlayan Rafet Arslan, serginin bu yönüyle, galerilerde 'kibar sanat' yapmaktan sıkılan sanatçılar için yıkılacak bir binada farklı bir imkan sunduğunu söylüyor: "Piyasanın ne yaptığından çok, bağımsız sanatın ne yaparak, ona nasıl karşılık verdiği önemli. Burada o galeri sisteminin içinde fazlasıyla kibar işler yapmak zorunda kalan sanatçıların işlerini gördüğünüzde onların içindeki özgürlük ateşini de görebiliyorsunuz. Bağımsız sanatın sahada olduğunu, gerektiğinde büyük işler de yaptığını gösteriyoruz. Genç sanatçılara moral olmasını istiyoruz." Sergiye konu olan yıkımı her sanatçı farklı ele almış. Kimi ekolojik yıkıma dikkat çekerken kimi kendi kişisel yıkım öyküsünü anlatmış. Rafet Arslan, yıkımdan kasıtlarının moral bozucu olmadığına da dikkat çekiyor: "Bir şeyleri yıktık diye ağıt yakan bir sergi değil. Neşeli ve özgürlük hissine sahip bir sergi. Yıkıma ihtiyaç var çünkü zaten doğa kayboluyor ve biz her şeyi kader olarak kabul ediyoruz. Oysa yıkmalı ve değiştirmeliyiz."
Adres: İstiklal Caddesi Akarsu Sokak no:2
