Bağış`tan Ab Komisyonu`nun Raporuna Eleştiri
Avrupa Birliği Bakanı (AB) ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Avrupa Komisyonu tarafından yayınlanan 2011 Türkiye İlerleme Raporu`nu eleştirerek, "Rapora baktığımız zaman genellikle objektif ve dengeli olmakla beraber kullanılan fotoğraf makinesinin eski model olduğu ve artık lenslerinin değiştirilme vakti geldiği anlaşılmaktadır" dedi.

Egemen Bağış, Avrupa Birliği Komisyonu`nun 2011 Türkiye değerlendirme raporlarını değerlendirmek üzere Ortaköy Ofisi`nde basın toplantısı düzenledi. Bağış`ın toplantının başında yaptığı, "Onların da yakında raporunu biz yazacağız" esprisi basın mensuplarını güldürdü. 2011 İlerleme Raporu`nun Türkiye için 1998`den beri yayınlanan raporların 14.`sü olduğunu belirten Bağış, "İlerleme Raporu`nu Türkiye`deki bir yıllık gelişmeleri ve reform sürecinin fotoğrafının çekilmesi süreci olarak algılıyoruz. Amarapora baktığımız zaman genellikle objektif ve dengeli olmakla beraber kullanılan fotoğraf makinesinin eski model olduğu ve artık lenslerinin değiştirilme vakti geldiği anlaşılmaktadır. Bu yıl çekilen Türkiye fotoğrafında flu kalan birçok nokta olduğu gibi fotoğrafın yanlış noktalara zumlandığı yerler de mevcuttur. 2011 İlerleme Raporu gerek siyasi kriterler, gerek ekonomik kriterler, gerekse 33 faslın sadece biri hariç Türkiye`nin ilerleme kaydettiğini teslim etmektedir. Ancak bu ilerlemelerdenbahsederken, gerçekleştirilen reformların uygulanması konusunda ciddi şüpheler yaratabilecek ve yanlış bilgilere veya münferit olaylara dayalı ifadelerin kullanıldığı görülmektedir. Yani Türkiye ile ilgili övülecek konularda biraz cimri, Türkiye`deki bazı eleştirilebilecek bazı konularda da aşırı cömert davranan bir raporla karşı karşıyayız. 2011 İlerleme Raporu`nun AB`nin fotoğraf makinesinin daha güncel, daha teknolojik, profesyonel bir fotoğraf makinesiyle değiştirilmesi için bir fırsat olarakdeğerlendirileceğine inanıyorum" dedi
Daha önce bu raporların yayınlanacağı günlerin ülkemizde büyük bir tartışma ortamına sebep olduğunu belirten Bağış, son yıllarda ise AB`nin bu tür rutin uygulamalarına karşı kamuoyunda fazla tartışmaların yer almadığını söyledi. Egemen Bağış, "Bu elbette ülkemize uygulanan çifte standart olayı milletimizin AB`ye duyduğu güvensizliğin bir neticesidir" diye konuştu.
"AB SÜRECİNİ SEÇİM MALZEMESİ YAPMAK YERİNE, SÜRECE SONUNA KADAR SAHİP ÇIKTIK" Egemen Bağış, Türkiye`nin artık yaptığı her ödevden sonra "aferin" bekleyen öğrenci psikolojisinde olmadığını vurgulayarak, Türkiye`nin demokratik standartları en ileri noktaya taşımaya gayret eden, refah seviyesini yükselten ve dünyanın en büyük on ekonomisi arasına girme konusunda ciddi mesafeler kat eden büyük ve güçlü bir ülke olduğunu söyledi. Bu çerçevede Türkiye için asıl ilerleme raporunun 12 Haziran 2011 günü yayınlandığını ve seçim sonuçlarının Türkiye`ye en doğru istikameti çizdiğinidüşündüğünü belirten Egemen Bağış, "Hiç tartışmasız Türkiye 12 Ekim 2011 tarihinde AB standartlarına en yakın olduğu noktadadır. 2011 senesi Türkiye`nin büyük dönüşümüne tanıklık eden önemli yıllardan biri olmuştur. Gerek siyasi, gerek ekonomik, gerekse müktesebat konusunda kritik eşiklerin aşıldığı birçok adım son raporlama dönemi içerisinde atılmıştır. Üstelik bu reformların birçoğu seçim döneminde gerçekleştirilmiştir" dedi.
AB sürecini seçim malzemesi yapmak yerine sürece sonuna kadar sahip çıkıp, her türlü eleştiriye göğüs gerdiklerini anlatan Bağış, bu bağlamda Avrupalı bazı siyasetçilerin bu durumdan önemli bir ders çıkarabileceklerini söyledi. Bağış, şöyle devam etti: "AB sürecini seçim malzemesi yapmak yerine, sürece sonuna kadar sahip çıktık ve her türlü eleştiriye göğüs gerdik. Bu vesileyle muhalefet partilerine ben bir kez daha teşekkür etmek istiyorum. Türkiye`nin seçim döneminde hiçbir siyasi partimiz AB sürecimizi istismar etmeye kalkmadı ve bu konuda seçimlere 2 ay kala 3 bin 200 maddeyi 4 günde TBMM`den geçirerek azmimizi ve kararlılığımızı, iktidarıyla ve muhalefetiyle zaten ortaya koyduk. Buna rağmen raporun geneline baktığımızda bu hissiyatıyakalayamıyoruz. Özellikle Türkiye- AB ilişkilerini tıkayan alanlarda AB`nin statükocu bir tablo çizdiğini görüyoruz. Bugün AB üyesi ülkelerin raporları yayınlansa emin olun Türkiye`nin, birçok AB üyesi ülkenin ilerisinde olduğu anlaşılacaktır. Aslında AB`nin ilerlemesi için kendi raporlarını hazırlaması ya da aday ülkelerden AB ile ilgili rapor hazırlamasını istemesi de faydalı olabilecektir. Müzakerelerin 6. yılında Türkiye`nin siyasi kriterler bölümünün bu kadar ayrıntılı ve uzun olması anlaşılabilir birdurum değildir. Kaynağı bekli olmayan iddialar ve bazı münferit olaylar üzerinden değerlendirme yapmak, hatta genellemelerde bulunmak AB Komisyonu`nun saygınlığına ve inandırıcılığına zarar verebilmektedir. Bu durum doğrusu AB`nin içinde bulunduğu zor koşullardan dolayı bozulan genel psikolojisiyle bağlantılı olabilir ve geçici olduğuna biz de inanmak istiyoruz. Biz müzakere sürecinde AB Komisyonu`nu en yakın müttefikimiz olarak görüyoruz ve bundan sonrada komisyonunun müzakerelerde yapıcı tutumunu devamettireceğine samimiyetle inanıyoruz." Egemen Bağış, bazı dar görüşlü siyasetçiler tarafından komisyonun baskı altına alındığını gördüklerini ve komisyondakilerin ne kadar zor durumda kaldıklarını anlayabildiklerini ifade ederek, "E azla tartışmaların yer almadığını söyledi. Egemen Bağer 2011 İlerleme Raporu, komisyonu kıskaca alanların Türkiye için bir ilerleme temennisi ise bu temenni içinde olanlar beyhude bir beklenti içerisindedirler" dedi. Bağış, İlerleme Raporu`nda yer verilen olumlu hususları memnuniyetle karşıladıklarını, olumsuzhususlardan da çıkarılacak mesajları aldıklarını ifade etti
TUTUKLU GAZETECİLER Tutuklu gazetecilerle ilgili eleştirilere yanıt veren Egemen Bağış, "Yargı mensuplarından aldığımız bilgiye göre Türkiye`de gazetecilik mesleğinden dolayı tutuklanan herhangi bir gazeteci yoktur. Raporda da bahsi geçen gözaltında bulunan, tutuklu bulunan ve hapishanelerde bulunan mesleği gazetecilik olan insanların her birinin başka bir suçla isnat edildiği veya yargılandığı önümüze çıkmaktadır. Kendi meslekleriyle ilgili değil, bazı illegal eylemler içerisine girdikleri iddiasıyla yargılanıyorlar.Türkiye`de tarihin en özgür, en demokratik dönemi yaşanıyor. Nitekim 9 yılda basın özgürlüğü konusunda tarihte hiçbir hükümetin cesaret edemediği düzenlemeleri AK Parti hükümeti hayata geçirmiştir. Yürütülen tartışmalarda bilerek veya bilmeyerek sanki basın mensuplarının suç işleme özgürlükleri varmış gibi bir izlenim oluşturulmaya çalışıldığını görüyor ve bunu son derece tehlikeli buluyoruz. Burada samimiyetsizliğin ve art niyetin en bariz göstergelerinden biri de illegal faaliyetlerde bulunduğu iddiaedilen ve yargılaması devam eden gazeteciler için yükseltilen sesin, sadece mesleğinden dolayı 50 yıl hüküm giymiş bir gazeteciye karşı yükseltilmemektedir" dedi
KIBRIS SORUNU Avrupa Birliği (AB) Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Kıbrıs sorunu konusuna da değinerek, "Çözümü istemeyenlerin, sindiremeyenlerin, yaşadığı gaz sancısının AB tarafından sahiplenilmesi bizi gerçekten düşündürmektedir. Kıbrıs`ta gerçekler adanın arkasına saklanmayacak kadar gerçektir. Türkiye`nin AB üyeliği ile Kıbrıs meselesini ilişkilendiren bir tavrı asla kabul etmiyoruz. Güney Kıbrıs`ın şımartılmasını ve müzakere sürecimizin engellenmesini AB için tarihi bir hata olarak görüyorum. Bugün karşıkarşıya bulunduğumuz sorununun temelinde büyük ölçüde Güney Kıbrıs Rum Yönetimi`nin uluslararası hukuka ve AB hukukuna aykırı olarak üye kabul edilmesi yatmaktadır. Bugün Güney Kıbrıs Rum Yönetimi bir taraftan İsrail`in, diğer taraftan AB`deki bazı malum çevrelerin Truva Atı olarak hareket etmektedir. İlerleme Raporu`nda Güney Kıbrıs Rum Yönetimi`nin arkasına saklanarak Türkiye`ye atılmak istenen taşlar esasen AB`nin küresel bir güç olma vizyonunu hedef almaktadır" ifadelerini kullandı. Bağış, Türkiye`ninve Kıbrıs`ın içinde yer almadığı bir AB`nin uluslararası ilişkilerde topal ördek konumunda kalacağını söyledi
Türkiye`deki azınlıkların durumuyla ilgili ise Bağış, ""Azınlık hakları konusunda kısıtlayıcı bir tavır içinde olduğumuz iddiası abesle iştigaldir" dedi
