Tkmm'de 'Sivil Anayasa' Çalışmaları

Türkiye Küçük Millet Meclisi (TKMM) İl Girişimcisi Hüseyin Şenel Şaraldı, sivil bir anayasa kavuşuncaya kadar 'anayasa' konusunun KMMM toplantılarında gündemden düşmeyeceğini söyledi.

Geçtiğimiz günlerde Türkiye Küçük Millet Meclisi çalışmaları ve anayasa konularını tartışmak üzere Ankara'ya giden Şaraldı, "TKMM çalışmasının başladığı ilk günden bu yana anayasa tartışmaları, forumlarımızın değişmez konu başlığı oldu; tamamen yeni ve sivil bir anayasaya sahip oluncaya kadar da gündemimizden düşmeyecek. Bilindiği gibi, TKMM forumlarında, biri Türkiye'nin genel güncel sorunlarından, diğeri o ile özel güncel sorunlardan olmak üzere illerin kendi seçtikleri iki konu tartışılıyor.
Forumlarımızda, ülke gündemini ay boyunca en fazla meşgul eden genel konumuzun anayasa ile bağını her ay konuştuk, böylece sivil anayasa, tüm toplantıların değişmez 2.5'uncu konusu oldu" dedi.
Anayasa değişikliği paketine değinen Şaraldı, konuşmasına şöyle devam etti:
"Anayasa değişikliği paketi gündeme geldikten sonra, konuyu 3 bölüme ayırdık ve Nisan'dan Haziran'a kadar sürekli konumuz olarak tartıştık. Temmuz ve Ağustos ayları boyunca da, sonuçlarını elinizdeki broşürde bulacağınız sivil toplumun nabzı anketlerinin uygulanması çalışması yürütüldü."
Şaraldı, yapılan değerlendirmelerde sonuç olarak çalışmaların vekil ve politikacılardan kaynaklı henüz oturmadığını savundu. Çalışmalardaki başarı-başarısızlık ilişkisini zaman zaman tartıştıklarını kaydeden Şaraldı, konuşmasını şu şekilde tamamladı:
"Çalışmanın bu safhasında, başarılarımız kadar başarısızlıkları da aynı açıklıkla kabul etmek ve değerlendirmek gerekiyor. Kendimize sık sık sorduğumuz soruları bir daha tekrarlayalım; neden, ne eksik, ne yanlış, nerde hata var? Dört belirgin gerekçe geldi sorduğumuz arkadaşlardan. Birincisi; yoğun geçen bir yılın ardından gelen tatil aylarında yaşanan aşırı sıcak yaz günlerinin getirdiği gevşeklik, yorgunluk, katılımcılara ulaşımı da, onlara formları ulaştırıp yanıtları toplamayı da güçleştirdi.
İkincisi; katılımcıların çoğu -özellikle de 'Hayır' ve 'Boykot' görüşünde olanlar- ankete yanıt vermekle bu kararlarına ters düşecek bir konumda görünmek istemediler. Kendi görüşlerinin azınlıkta kalacağını sananlar da ankete katılmakla çoğunlukta olacak görüşe hizmet edecekleri duygusuna kapıldılar. Üçüncüsü; aynı güçlükler, illerdeki arkadaşlarımız için de söz konusuydu. Dördüncüsü ise; toplumumuz çoğunlukla sözlü iletişime alışkın, yazılı iletişim alışkanlığı yerleşmedi. Biz bize iken konuşuyoruz ama iş
yazmaya gelince çekiniyoruz. Bu dört gerekçenin hepsi de gerçek olabilir. Ama hiçbiri yeni şeyler olmadığı için başarısızlığa bahane olarak gösteremeyiz. Bu koşulların varlığını kabul ama değişmezliğini reddediyoruz. Eski köye yeni adeti başka nasıl getirebiliriz ki."