İçişleri Bakanı Beşir Atalay Diyarbakır'da

İçişleri Bakanı Beşir Atalay, Diyarbakır'a gelerek 12 Eylül'de referandumunda alınacak önlemlerle ilgili açıklama yaptı.

İçişleri Bakanı Beşir Atalay Diyarbakır'da
İçişleri Bakanı Beşir Atalay, Valilik toplantı salonunda Diyarbakır Valisi Mustafa Toprak başta olmak üzere bölge valileri, Emniyet Genel Müdürü Oğuz Kaan Köksal'ın da katıldığı bir toplantı düzenledi. Atalay, toplantı öncesi 12 Eylül'de yapılacak olan referandum ile ilgili bilgi verdi. İçişleri Bakanı Beşir Atalay, Diyarbakır Valiliği'nde referandumla ilgili gazetecilere yaptığı açıklamada, halk oylaması öncesi, günü ve sonrası güvenlik tedbirleriyle ilgili çalışmalar yapacaklarını söyledi.
Paketin, Anayasanın 175. maddesi gereğince 12 Eylül 2010 Pazar günü halk oyuna sunulacağını, halk oylaması başlangıç tarihinin 31 Mayıs 2010, propaganda ve yasaklarının başlangıç tarihinin ise 5 Eylül 2010 olarak tespit edildiğini hatırlatan Bakan Atalay, Anayasa değişiklik paketinin ana muhalefet partisi tarafından iptali için Anayasa Mahkemesi'ne götürüldüğünü, Anayasa Mahkemesi'nin de 7 Temmuz 2010 tarihinde kararını açıklamasıyla referandum süreci önünde hiçbir engelin kalmadığını hatırlattı.
Takviminin işlemeye başladığını, 12 Eylül 2010 tarihindeki referandumun Türkiye'nin her köşesinde demokrasi şöleni içerisinde geçmesi konusunda önlemler alındığını belirten Bakan Atalay, halk oylamasının çok ciddi bir organizasyon olduğunu ifade etti. Vatandaşların da kendisini ilgilendiren ve kendisinin hakemliğine ihtiyaç duyulan en temel meselede kararını vereceğini dile getiren Atalay, şunları söyledi:
"Referandumla ilgili çeşitli değerlendirmeler yapılır. Ama ülkemizde çok fazla uygulaması da yoktur. Aslında doğrudan demokrasinin güzel bir örneğini teşkil etmektedir. Bugüne kadar 5 halk oylaması yapılmıştır. Bunlar da Anayasa'yla ilgilidir. Bu 6. olacak. Bunun ikisi iktidarımız döneminde olacak. Doğrusu biz hükümet olarak, parti olarak diğer konularda da daha çok konuda halk oylamasına gidilmesini tercih ediyoruz. Halk oylamasının sadece böyle Anayasa değişikliğiyle değil; ki bizim mevzuatımız,
anayasamız bunu öngörüyor. Ülkenin diğer önemli meselelerinde de daha sık halk oylamasına gidilmesini arzu ediyoruz. Milletin hakemliğine daha çok başvurulması tercihimizdir. Demokrasi kültürümüzün gelişmesi ve kendi haklarımıza sahip çıkabilme adına vatandaşlarımızın sandığa mutlaka gitmelerini biz teşvik ediyoruz, bunu talep ediyoruz. Bunun önündeki bütün engelleri de kaldırma yönünde çaba sarf ediyoruz. Zaten anayasal bir haktır gidip oy kullanma. Bu hakkı vatandaşlarımız kullansın istiyoruz. Bu konuda
epey kolaylıklar geliştirildi."

"İLK DEFA BU KADAR GENİŞ KAPSAMDA SİVİL BİR ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ HALK OYLAMASINA SUNULUYOR"
Konuşmasında, seçim güvenliği konusunda da gerekli önlemlerin alındığına değinen Atalay, görevlerinin, bu süreçte halkın özgür iradesinin sandığa en sağlıklı şekilde yansımasını sağlamak olduğunu ve bütün dileklerinin halk iradesinin adil, şeffaf ve hür bir şekilde sandığa yansımasını sağlamak olduğunu söyledi. Halkın iradesinin hiçbir baskı ve etki altında kalmadan, hür bir şekilde sandığa yansıması için her tedbirin alındığını ve çalışmaların devam ettiğini dile getiren İçişleri Bakanı Beşir Atalay,
sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bu maksatla 12 Eylül tarihinde yapılacak halk oylamasında alınacak güvenlik tedbirlerini detaylı olarak masaya yatırdık ve bunları il bazında da sürdürüyoruz. Bu toplantılar, halk oylamasının demokratik bir ortamda huzur ve güven içerisinde gerçekleşmesi konusundaki kararlılığımızın en önemli göstergelerinden biridir. Amacımız, bugüne kadar yapılmış olan en kapsamlı ve en demokratik sivil Anayasa değişikliği konusunda da halkın özgür iradesinin en sağlıklı şekilde sandığa yansımasını sağlamaktır. Bu
anayasa paketi ülkemiz için çok önemlidir. İlk defa bu kadar geniş kapsamda sivil bir Anayasa değişikliği halk oylamasına sunuluyor. Bu, Meclis'in uzun bir çalışmayla gerçekleştirdiği bir anayasa paketidir. Biz baştan beri demokrasi paketi diyoruz buna. 'Hangi maddeler değişmeli', 'öncelikler nelerdir' tartışmaları ciddi şekilde yapıldı, değerlendirildi ve çok önemlileri buraya konuldu. Bizim 82 Anayasası içinde demokrasi ve halk iradesinin güçlendirilmesi açısından en temel hususlar bu paketin içinde yer
alıyor. Bu, demokrasimiz için bugüne kadar atılmış en ileri adımlardan birisi ve belki en ilerisidir diyebilirim."
Bakan Atalay, halkın hiçbir baskı altında kalmadan hiçbir tehdide boyun eğmeden kendi iradesini sandığa yansıtması için bütün çalışmaların planlandığını ve yürütüldüğünü ifade ederek, "Burada vatandaş, bazı şeyler ortalıkta konuşuluyor işte, boykot vs. Bizim istediğimiz şu; vatandaşımız sandığa gitsin, kendi hür iradesiyle tercihini yapsın" değerlendirmesinde bulundu.
Vatandaşın bu demokratik hakkını kullanmasının önünde hiçbir engel olamayacağını ve hiç kimsenin buna engel olamayacağını, buna müsaade etmeyeceklerini vurgulayan Bakan Atalay, "Hiç kimse vatandaşın iradesine ipotek koymaya kalkmasın. Halkın özgür iradesinin sandığa yansımasından daha güzel ne olabilir? Hepimiz buna gayret etmeliyiz. Demokrasi dediğimizde halkın iradesinin ön plana çıkması ve belirleyici olmasıdır esas olan. Demokrasinin özü budur, bu olmazsa demokrasinin diğer özellikleri çok geride
kalır. Yahut da çok ayrıntıdır. İstenilen budur, bu sağlansın. Biz bunu sağlayacağız" şeklinde konuştu.

"HALK OYLAMASINDA BÜTÜN YÖNETİM YARGI ORGANLARININ ELİNDEDİR"
Atalay, vatandaşların kendisi ve çocuklarının geleceğini ilgilendiren bu konuda sandığa giderek, kararını bizzat vermesini istediklerini ve herkesin halkın kararına saygı duymasını beklediklerini dile getirdi. Vatandaşın vereceği karara güvendiklerini ve çok saygı duyduklarını anlatan Atalay, parti olarak da hükümet olarak da millet odaklı çalıştıklarını vurguladı. Atalay, şöyle devam etti:
"Milletimizin tercihlerini hep en öne aldık. Bundan sonra da öyle olacağız. Onun için vatandaşın vereceği karar başımızın üstündedir. Sandığa gitsin, ne karar verirse o bizim için çok değerlidir. Seçimlerde de halk oylamasında da bütün yönetim yargı organlarının elindedir. YSK, il ve ilçe seçim kurulları seçimle ilgili konularda yetkilidir. Onlar karar verirler. Bu süreçte karşılaşılan sorunların çözümlerinde tereddütlerin giderilmesinde, ilgili mevzuat, yayımlanan genelge ve YSK kararları titizlikle
takip edilecektir. Bizi de onlar bağlar, biz de onlara bağlı olarak çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Temmuz ayında bir genelge yayımladık ve bu genelgemizde alınması gereken tedbirler detaylı şekilde açıklanmıştır. Halk oylaması öncesi halk oylaması günü ve sonrasında alınması gereken önemli tedbirler sıralanmıştır. Bu tedbirler sayesinde vatandaşlarımız hiçbir endişe duymadan sandığa gidecektir."