Genel af

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu PKK'nın "koşulsuz" silah bırakması halinde "genel af" çıkabileceğini söyled...


CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu PKK'nın "koşulsuz" silah bırakması halinde "genel af" çıkabileceğini söyledi. Tunceli'de yaptığı bu konuşmayı daha sonra, affın koşullarını toplumsal mutabakat ve barışın sağlanmasına bağlayacak şekilde takviye etti.
Kemal Bey daha önce de terörün sona erdirilmesine katkı sağlayacaksa İmralı'yla temas kurulmasına olumsuz bakmadığını açıklamıştı. Ancak Öcalan'ı olası bir affın dışında bırakıyor, yasal olarak da bunun mümkün olmayacağını savunuyor.
12 Eylül'deki referandum kampanyasını salt Güneydoğu açılımıyla değil, Baykal'dan sonra oturduğu CHP koltuğunu sağlama almak ve partiyi "soğuk savaş" döneminin çatışmacı dil ve politikalarından arındırmak, eski sol/sosyal demokrat kimliğine döndürmek üzere yaptığı çıkışlarla da çok iyi değerlendirdi, Kılıçdaroğlu.
2007 Temmuz seçimlerinde Baykal ile Tunceli'ye gittiğimizde meydandaki topluluk 150-200 kişiyi geçmiyordu. Miting için CHP liderinin toplayabildiği gruptan daha büyük kalabalık ise polis barikatının ardında "protesto" gösterisi yapıyorlardı. Bu durum, partinin bölge insanıyla kopan bağlarına değil de PKK'nın provokasyonuna bağlanıverdi! Oysa CHP, 2007 Cumhurbaşkanlığı seçim krizinin parçası olarak askeri Kuzey Irak'a operasyon konusunda baskı altına almaya çalışıyor, o tarihte bile Tunceli'ye karadan ulaşmayı zorlaştıran mayın tuzaklarını görmezlikten gelip (Helikopterle Tunceli stadına inmiştik!) kışkırtıcı bir politika izliyordu.
Bu siyasetin 2007 seçimlerinde CHP'ye faturası salt Doğu'da değil Batı'da da ağır oy kaybı oldu; Kuzey Irak'ta çatışmaya girilmesinden kaygı duyan güvenlik güçlerinin yanı sıra çocuğu askerde olan ailelerin 3 milyonu bulan oyları AKP ve BDP'ye kaydı.
CHP sıfırlandı!
Kemal Kılıçdaroğlu, Dersimli olarak CHP'nin bölgeyle ilişkilerini yeniden inşa ediyor. Van, Batman ve Tunceli gezileri olumlu bir başlangıçtı. "Tek kişi bile gelse devam edeceğim, Hakkâri'ye de Diyarbakır'a da gideceğim" sözleriyse kararlılığının göstergesi.
CHP bölgeye uzandıkça Kürt sorununun çözümüyle ilgili politikaları duyarlı ve gerçekçi bir çizgiye oturacak.
Genel af önerisi bile CHP'deki değişimi ve "Kılıçdaroğlu farkı"nı gösteriyor.
Af, Kemal Bey'in söylemiyle ancak PKK'nın "koşulsuz" silah bırakması, barış ve özgürlüklerin, demokrasinin gelişmesine bağlı bir "toplumsal mutabakat" ortamında gerçekleşir.
İşte bu sözlerle CHP artık topa giriyor.
Çünkü, "toplumsal mutabakat" vahiyle sağlanmayacak, PKK durduk yerde silah bırakmayacak.
Siyaset PKK'ya silah bıraktıracak yolu gösterirse çözüm sağlanır. Barış olur.
CHP de artık elini taşın altına koyuyor!
Not: Sabancı Üniversitesi'nden Ayşe Betül Çelik'in İspanya ve Kuzey İrlanda'dan örneklerindeki devletlerin genel tavrı olarak ayrılıkçı gruplarla "masaya oturmak" yaklaşımı, "oturmamak" olacaktır. Düzeltir, özür dileriz.