'Evet' veya 'Hayır'çıkması piyasaları nasıl etkiler?
Reuters, Referandum'un siyasal sonuçları ve finans piyasalarının sandıktan çıkacak olası sonuçlara ne tür tepkiler vereceğine dair bir analiz yayınladı.

Butler'e göre Anayasa değişiklikleri için 12 Eylül'de yapılacak referandum, Adalet ve Kalkınma Partisi'nin izlediği reform süreci ve 2011 yılında yapılacak genel seçim öncesinde sahip olduğu oy desteği açısından önemli bir sınav olacak.
Referandumda farklı bir ‘evet' sonucu, Başbakan Tayyip Erdoğan'ın üçüncü bir iktidar dönemi umutlarını destekleyecek, ‘hayır' sonucu ise AB adayı Türkiye'de siyasi istikrarsızlığı körükleyecek.
Reuters'ın analizine göre referandumun ardından oluşabilecek senaryolar şöyle:
Açık farkla evet
Referandum rahat bir farkla halkın onayından geçerse AKP'nin 2011 genel seçimleri öncesinde kendine güveni tazelenir. Böyle bir referandum sonucunu işaret eden kamuoyu yoklamaları görülüyor.
Finansal piyasalar, böyle bir sonucu, AKP'nin, iktidarını perçinlemeye çalıştığına inanan muhalefet partilerinin sert direnişine rağmen ülkenin siyasi sistemini yeniden biçimlendirme çabasına verilen bir güven oyu olarak, memnunlukla karşılar.
Askeri yönetim altında yapılan anayasanın değişmesinin gerekli olduğu yönünde geniş bir görüş birliği mevcut. Bu, kararsız pek çok seçmeni, reformları desteklemeye yönlendirebilir.
Hükümetin belirgin bir zafer kazanması, Türkiye'nin AB üyelik hedefini de destekleyecektir. Bu beklenti, Kıbrıs sorununun çözümündeki uzlaşmazlık nedeniyle son dönemde epeyce zayıfladı.
Büyük farklı bir ‘evet' sonucu Erdoğan'ı genel seçimleri 2011 Temmuz ayından önceye almaya da itebilir. Ancak Başbakan erken seçim olasılığını pek çok kez açıkça reddetti.
Az farkla evet
AKP'nin reform paketi küçük bir farkla kabul edilirse, AB reform süreci yolundan sapmamış olur, ancak hükümetin sahip olduğu destek konusunda sorular ortaya çıkar. Burada önemli bir sorun, AKP'nin kendi içindeki reform desteğinin azalması olabilir. Kamuoyu yoklamaları, muhalefet partilerinden pek çok kişinin, partisinin isteğine rağmen evet oyu kullanabileceğini gösteriyor.
Bazı yoklamalar ise, genel başkan değişikliğinden sonra CHP'nin yaşadığı canlanma ile birlikte, AKP'nin desteğinde düşüş olduğuna işaret ediyor.
Böyle bir durum hükümeti, genel seçimde desteğini sağlamlaştırmak için harcamaları artırma yoluna yöneltebilir. Finans piyasaları böyle bir gelişmenin işaretlerini dikkatle izleyeceklerdir ancak yine de paketin onaylanmış olmasını memnunlukla karşılayacaklardır.
Anayasa reform paketinin kabulüyle AKP, PKK sorunu ve silahlı kuvvetler içinden iktidara yönelik girişimlerden kaynaklanan gerginlikler gibi diğer acil sorunlara daha rahatlıkla eğilme imkanı bulacaktır.
Sandıktan ‘hayır' çıkarsa
Seçmenlerin yarısından çoğunun anayasa değişikliklerini reddetmesi halinde bu AKP'nin AB'yle uyum amaçlı reform süreci için olduğu kadar üçüncü bir iktidar dönemi umutlarına da darbe vurur.
Piyasalar, siyasi istikrarsızlık doğuracak böyle bir sonucu kaygıyla karşılayacaktır. Açıklanan kamuoyu yoklamalarının sadece bir tanesi, küçük bir farkla hayır sonucu çıkacağına işaret ediyor ve bunun da ihtimaller arasında en zayıfı olduğuna dikkat çekiyor.
Bu durumda, siyasi geleceğini kurtarmak isteyen AKP'nin, ekonomik toparlanmayı sürdürebilmek için harcamaları artıracağı, dolayıyla mali disiplini riske sokacağı beklentisi de yükselecektir.
Bu durumda, enflasyonun sert bir yükseliş göstermesi, bunun sonucunda da Merkez Bankası'nı faiz oranlarında 2011'de yapması beklenen faiz artırımını erkene çekmesi olasıdır.
AKP'nin oy desteğinde düşüş, uzun yıllardır kavgalı olduğu muhalefet partileriyle koalisyon olasılığını gündeme getirir ki bu da reformların sürdürülmesini tehlikeye düşüren bir gelişme olabilir.
Bu durumun bir başka sonucu da, eğer Türkiye demokratik konumunu güçlendirecekse, bunun için bütün partilerin uzlaşabileceği bir anayasa reformunun nasıl yapılacağı sorusunu yanıtsız bırakması olacaktır.
