Cemil Çiçek: Taşeron ülkeler bellidir

Son günlerde yaşanan terör saldırıları ile ilgili açıklama yapan Hükümet Sözcüsü Cemil Çiçek "Terörün arkasındaki taşeron ülkeler bellidir" diye konuştu.

Hükümet Sözcüsü, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, terörle mücadele konusunda, ''Milletimiz şundan emin olmalıdır ki böylesine bir bela karşısında Türk Silahlı Kuvvetleri gibi ve Türk güvenlik güçleri gibi güçler olmasaydı terörde bu kadar başarı elde edilemezdi'' dedi.

Çiçek, Bakanlar Kurulu toplantısının ardından açıklamalarda bulundu.

Terörle mücadele konusuna değinen Bakan Çiçek, ''Milletimiz şundan emin olmalıdır ki böylesine bir bela karşısında Türk Silahlı Kuvvetleri gibi ve Türk güvenlik güçleri gibi güçler olmasaydı terörde bu kadar başarı elde edilemezdi'' dedi.

''Elbette şehitlerimiz var, gazilerimiz var, yaralılarımız var ama başarılı bir mücadeleyi de Türkiye Cumhuriyeti devleti, onun güvenlik güçleri ve hükümeti kararlılıkla sürdürüyor'' diyen Bakan Çiçek, şöyle devam etti:

''Sürdürmeye de devam ediyor. Terörle mücadele dinamik bir mücadeledir ve yöntemleri de devamlı değişmektedir. Ve karmaşık bir mücadeledir. Onun için alınan tedbirleri belki her gün, belki her vesileyle bir defa daha gözden geçirilmesi gerekmektedir. Yani bir süre önce aldığınız tedbirler belki bir süre sonra yeni baştan ele alınması gerekmekte, ilave tedbirler söz konusu olabilmektedir'' diye konuştu.

Perşembe günü Milli Güvenlik Kurulu'nun toplanacağını belirten, bugün de Çankaya Köşkü'nde konunun ele alındığını anımsatan Bakan Çiçek, konunun, bugüne kadar alınan tedbirlerin değişik yönleriyle değerlendirildiğini, ilave olarak ne tedbir alınacaksa dış boyutlarıyla beraber üzerinde en ayrıntılı şekilde durulduğunu söyledi.

Bu tedbirlerin bir kez daha gözden geçirildiğini anlatan Çiçek, şöyle devam etti:

''Terör tek başına bir şey değildir. Terör bir politikanın aracıdır. Bir ülkede istikrarsızlık meydana getirmek istiyorsanız, bu ülkenin birliğini, dirliğini huzurunu bozmak istiyorsanız, gelişmesini engellemek istiyorsanız, o ülkeye yönelik bir kısım politikalarınız var bunu o ülkeye zorlamak istiyorsanız ve benzeri nedenlerle, bugün başvurulabilen en önemli silah terördür ve terör örgütleri yoluyla bunu gerçekleştirmektir. Türkiye böylesine bir olguyla uzun zamandan beri karşıdır, bu oyunları bozmaya, ülkenin birliğini, dirliğini, huzurunu, barışını sağlamaya yönelik olarak da ciddi bir mücadele yürütmektedir. Ve bunda da kabul etmek gerekir ki son derece de başarılıdır. Allah'a şükür milletimizin birliğini ve beraberliğini bozmaya bütün bu teşebbüsler yetmemiştir...

Hükümet, alınması gereken tedbirleri bugüne kadar almıştır. bunu bir defa daha ifade ediyorum. İç politika malzemesi olarak, hükümete yönelik bir kısım eleştiriler olabilir, bunları anlayışla karşılarız. Ancak bunların hiçbirisi sağlıklı bir bilgiye dayanmış değildir. Esasen, bu tenkitleri yapanlar, alınması gereken tedbirleri söylemiş olsalar da... Vatandaşımız bu noktada daha net bir kanaatin sahibi olsa.

Vatandaşlarımız emin olmalıdır ki sizin aracılığınızla ifade ediyorum, devletin imkan ve kabiliyeti içerisinde, siyasi merci olarak, siyasi iktidar olarak ve karar verici olarak, alınması gereken ne tedbir varsa bunların hepsini aldık. Bundan sonra da tereddütsüz olarak bunları almakta kararlıyız, bundan herkesi emin olması lazım. Neden bu türlü sonuçlar oluyor diyorsanız? Bu da mücadelenin karmaşıklığından, büyüklüğünden, sınır ötesi sıkıntılardan ve başkaca sebeplerden kaynaklanıyor. Tabiatıyla böylesine bir konunun belki tedbir boyutunu çok açık konuşma imkanımız olmayabilir. Bu noktada da sizlerin ve kamuoyunu meseleyi anlayışla değerlendireceğine inanıyoruz. Ama herkes emin olmalıdır ki alınabilecek, neticeye yönelik ne tedbir varsa bugüne kadar aldık, bundan sonra da almakta en ufak bir tereddütümüz yoktur. Konuyu bu kararlılık içinde, bugün bir defa daha değerlendirmiş olduk.''

Çiçek'in konuşmasından satır başları

Terör hareketlerinin Türkiye'nin her döneminde olduğunu, tek parti ve çok partili dönemlerde de yaşandığını, konunun hükümetlerden bağımsız olarak milli bir mesele olarak ele alınmasında sayısız fayda olacaktır.

Terör konusu bir uluslararası sorun olmasına rağmen, Türkiye tecrübesinden çok iyi biliyoruz, yakın bir işbirliğinin ya hiç olmadığı ya da yeterince olmadığı muhakkaktır. Bir takım anlaşmalar olmasına rağmen durum budur. Yurt dışı temaslarda en çok vurgu yaptığı konulardan bir tanesi teröre karşı işbirliği konusudur. Çiçek "Bir ülkeye birşey kabul ettirmek isteniyorsa teröre başvurulabilir." dedi.

Bakan Çiçek, terörle mücadele dinamik bir mücadele olduğunu, yöntemlerinin sürekli değiştiğini, alınan tedbirlerin sürekli ele alınması ve değiştirilmesi gerektiğini belirterek terörün tek başına bir hareket olmadığını bunun için terörün dış boyutunun iyi birşekilde görülmesi gerektiğini tedbirlerin de buna göne alınması gerektiğini dile getirerek " Hükümet alınması gereken önlemleri alınmıştır. Vatandaşlarımız emin olmalıdırki devletin imkan ve kabileyeti çerçevesi içinde siyasi irade olarak alınması gereken ne tedbir varsa alınmıştır. Buna rağmen sorunların yaşanmasının nedeni de terörist hareketin karmaşıklığı ve çok boyutlu olmasından kaynaklanmasıdır.

Türkiye'nin birçok ülke ile suçluların iadesi konusunda anlaşmalar yaptığını, suçluların tespit edilmesine rağmen örgüt, finansını eğitim desteğini propagandasını hangi yollarla temin ediyorlar, buradan kaçan teröristlerin hangi ülkelerde barındırıldığı bilinen birşeydir. Bugüne kadar yurt dışına kaçanların hiçbiri iade edilmedi. Bunu bir hükümet yetkilisine söyletmek yerine bunu medya da araştırırsa bulabilir.

Bakan Çiçek, hükümet olarak özeleştiri her dönem toplantılar yaptıkları, eksiklikler veya yapılanlarla ilgili değerlendirmeler konusunu ele aldıklarını personel konusunda da değerlendirmeler yapıldığını bugüne kadar aldıklarımıza kaşın yetmeyen tedbirleri bundan sonra da alacağız.

Çiçek gündemlerinde OHAL gibi birşeyin olmadığını söyledi. Çiçek uluslararası işbirliğinin istihbaratttan ibaret olmadığını açıkladı.

Bakan Çiçek, sadece ABD'den değil PKK'yı terörist örgüt olarak kabul eden ülkelerin de daha aktif bir işbirliği içinde olmalarını beklediklerini buna karşın terörle mücadelede kendi gücümüz kendi çabamızla vermek zorunda olduğumuzu biliyoruz. Dışardan gelecek desteğe umut bağlamış değiliz.