BDP'li kadına tecavüz iddiası

Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) Kadın Meclisi çalışmalarını yürüten Demokratik Özgür Kadın Hareketi (DÖKH) üyesi K.S'nin kimliği belirsiz kişilerce k

Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) Kadın Meclisi çalışmalarını yürüten Demokratik Özgür Kadın Hareketi (DÖKH) üyesi K.S'nin kimliği belirsiz kişilerce kaçırılıp tecavüz uğradığı iddia edildi. İddialar üzerine İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul şubesinde düzenlenen basın toplantısında konuşan BDP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel, sorumluların bir an önce ortaya çıkarılıp cezalandırılmasını istedi.

K.S'nin tecavüze uğradığı iddiasıyla ilgili BDP üyeleri İHD binasında olayı protesto etmek amacıyla bir araya geldi. BDP adına hazırlanan açıklamayı okuyan İstanbul İl Eşbaşkanı Çiğdem Kılcıgünaçar, DÖKH üyesi bir arkadaşının sivil polis olduklarından şüphelendikleri kişiler tarafından kaçırılarak cinsel şiddete maruz bırakıldığını iddia etti. K.S'nin 07 Haziran 2010 tarihinde Bağcılar Fevzi Çakmak Mahallesi'nde akşam saatlerinde sivil iki kişi tarafından zor kullanılarak bir araca bindirildiğini ileri süren Kılcıgünaçar, bilinmeyen bir eve götürülerek tecavüz edildiğini öne sürdü. Örgütlü kadın mücadelesi yürüten kadınlara yönelik bu saldırının ilk olmadığını söyleyen Kılcıgünaçar, "Kadınlar özgürlük mücadelesini erkek egemen sisteme karşı örgütlü mücadeleyi yükselttikleri dönemde bu tip saldırılarla karşı karşıya kalmaktadır. DÖKH olarak bu saldırılar karşısında sessiz kalmayacağız. Sorumlular açığa çıkarılıp sorgulanıncaya kadar mücadelemizi sürdüreceğiz." diye konuştu.

Basın açıklamasının ardından söz alan BDP İstanbul milletvekili Sebahat Tuncel de, öfkeli olduklarını Kürt kadınlarına yönelik gözaltındaki taciz, kaçırıp tecavüz girişimlerinin ilk olmadığını söyledi. Bu saldırılar karşısında kadın hareketleri olarak mücadele verdiklerini söyleyen Tuncel, bugüne kadar yaşanan olaylardan taciz ve tecavüz olaylarından bahsetti. Olaylardan Hükümeti sorumlu tutan Tuncel, bir an önce sorumluların ortaya çıkartılarak, bu tip olayların tekrar yaşanmaması için cezalandırılmasını istedi.

Avukat Eren Keskin de, Türkiye'de cinsel işkencelerin bir devlet politikası olduğunu öne sürdü. Uzun yıllardır bu ve benzeri davalara baktığını hatırlatan Keskin, cinsel istismar ve tecavüz olaylarında yüzde 90'nının Kürt kökenli kadınlar olduğunu iddia etti. Keskin, bu dosyanın da kapatılmadan sorumluların biran ortaya çıkarılmasını istedi.