Tajev'in 'Sadece Benim İçin' Sosyal Sorumluluk Projesi Başladı

Türk-Alman Jinekoloji Eğitim, Araştırma ve Hizmet Vakfı (TAJEV), sosyal sorumluluk çalışmaları kapsamında "Sadece benim için" sloganıyla Şanlıurfa ve Birecik'te eğitim vererek, tarama çalışması yapıyor

  Türk-Alman Jinekoloji Eğitim , Araştırma ve Hizmet Vakfı ( TAJEV ) , sosyal sorumluluk çalışmaları kapsamında " Sadece benim için " sloganıyla Şanlıurfa ve Birecik ' te eğitim vererek , tarama çalışması yapıyor . Halkın ve sağlık çalışanlarının daha bilgili ve bilinçli olmasını , jinekolojik hastalıklara daha çok önem verilmesini sağlamayı amaçlayan TAJEV , Bingöl ' ün ardından projenin ikinci ayağını bugün Şanlıurfa ' da gerçekleştirdi , yarın ise Birecik ilçesinde gerçekleştiriyor .
Türk-Alman Jinekoloji Eğitim , Araştırma ve Hizmet Vakfı ( TAJEV ) Başkanı Prof . Dr . Cihat Ünlü , sosyal sorumluluk çalışmaları kapsamında , " Sadece Benim İçin " adı altında Şanlıurfa ve Birecik ' te eğitim-tarama çalışması gerçekleştirdiklerini belirterek , proje kapsamında Türkiye ' nin önemli kadın doğum uzmanlarının Şanlıurfa ' ya geldiğini belirtti . Prof . Dr . Ünlü , Doğu bölgelerinde yaşanan anne ve bebek ölümlerini azaltmak , evde doğumların önlenmesi için bilinç kazandırmak , gebelik takibinin , tetkiklerin
düzenli yapılmasının önemini vurgulamak , rahim ağzı kanseri gibi durumlarda erken teşhis ve aşılamanın önemine dikkat çekmek amacıyla yürütülen proje ile bu konularda bilinçli toplum yaratmayı amaçladıklarını ifade etti . Prof . Dr . Ünlü , " TAJEV ' in , Sağlık Bakanlığı AÇSAP Genel Müdürlüğü , Sağlık Bakanlığı Kanserle Savaş Dairesi Başkanlığı , Şanlıurfa Belediyesi , Şanlıurfa Valiliği , İl Sağlık Müdürlüğü , Harran Üniversitesi Tıp Fakültesi ve Birecik Kaymakamlığı ' nın desteğini alarak üstlendiği bu proje ile
anne ve anne adaylarının sağlıklı gebelik ve doğum süreci , kadın hastalıkları , meme ve rahim ağzı kanseri gibi konularda bilgilendirildiğini , ayrıca sağlık taramaları ile de var olan sağlık problemlerinin belirlenmesi için örnek bir çalışma yaptığımıza ve bu projeyle sağlık alanında Türkiye için önemli bir adım attığımıza inanıyoruz " diye konuştu .
Katılımın ücretsiz olduğu projede , sağlık çalışanları ve halka yönelik olmak üzere iki bölümden oluşan seminerler ile Şanlıurfa ve çevre illerdeki hekimler , ebeler ve sağlık çalışanlarının konu ile bilgilendirilmesinin hedeflendiği belirtildi .

ANNE BEBEK ÖLÜMÜ KIRSALDA ARTIYOR
" Sadece benim için " projesi nedeniyle Şanlıurfa ' da bulunan Türk-Alman Jinekoloji Eğitim , Araştırma ve Hizmet Vakfı ( TAJEV ) Başkanı Prof . Dr . Cihat Ünlü , anne ve bebek ölümlerinin sosyo-ekonomik faktörlere bağlı olduğunu belirtti . Bu konuda sağlık hizmetlerinde erişilebilirlik ve bilinçlenmenin önemine dikkat çeken Dr . Ünlü , gebelik öncesi ve sonrası bakımın , yeterli ve dengeli beslenmenin bu ölümlerin önlenmesinde çok gerekli olduğunu bildirdi .
Sağlık Bakanlığı ' nın bir araştırmasına değinen Prof . Dr . Cihat Ünlü , gebeliğe bağlı hayatını kaybeden kadınların yüzde 26 ' dan fazlasının 4 ' den fazla gebeliği olduğunu belirterek şöyle devam etti :
" Gebeliğe bağlı ölümlerin yüzde 49 , 3 ' ünde , anne ölümlerinin ise yüzde 61 , 6 ' sında bir ya da daha fazla önlenebilir faktörün bulunduğu tespit edilmiş , ayrıca kentlerde gözlenen gebeliğe bağlı ölümlerin yüzde 46 , 3 ' ünde , kırsal yerleşim yerlerindekilerin ise yüzde 51 , 8 ' inde önlenebilir faktörlerin etkisi olduğu saptanmıştır . "
Gebeliğe bağlı ölümlerde kadının ya da ailesinin sorunu fark etmemesi yüzde 44 , 3 ile birinci sırada risk faktörüyken , tedavi için başvuruda gecikme yüzde 40 , 7 ile ikinci sırada risk faktörü olarak ortaya çıktığı belirtildi .

ANNE ÖLÜM ORANLARI AVRUPA ÜLKELERİNE YAKIN
Avrupa ülkelerinde 100 bin canlı doğumda 24 olan anne ölüm oranının Türkiye ' de 100 bin canlı doğumda 28 olduğu belirlendiğini belirten Prof . Dr . Ünlü , bu oranın düşük olmasında sürekli artan doğum öncesi ve sonrası bakımın etkileri bulunduğu yorumunu yaparken , oranların kırsal alanlarla kentler arasında farklılıklar gösterdiğine de dikkat çekti . Son yıllarda Sağlık Bakanlığı ve sivil toplum kuruluşlarının bilinçlendirme ve tarama çalışmalarıyla anne ve bebek ölümü oranlarında gerilemenin bulunduğunu da
sözlerine ekledi .

İYOT EKSİKLİĞİ ÖLÜ DOĞUM VE DÜŞÜK RİSKİNİ ARTTIRIYOR
Türk-Alman Jinekoloji Eğitim , Araştırma ve Hizmet Vakfı ( TAJEV ) Başkanı Prof . Dr . Cihat Ünlü , İyot eksikliğinin hamilelerde gebelik sırasında ölü doğum ve düşük olasılığını artırdığını , aynı zamanda çocuklarda gelişim bozukluğu ve zekâ geriliğine neden olduğunu belirterek iyot eksikliğini gidermek için tüketilen tuz konusunda duyarlı olunması gerektiğini belirtti .
Şanlıurfa ' da yapılan bir çalışmada halkın yüzde 58 ' inin evlerinde iyotlu tuz kullanmakta olduğu ve yüzde 42 ' sinin iyotsuz tuz kullandığının belirlendiğini hatırlatan Prof . Dr . Ünlü , iyodun insan vücudunda çok az bulunan , normal büyüme ve gelişme için gerekli olan mineral olduğu belirterek şöyle devam etti :
" Sağlıklı ve zeki nesiller yetiştirmemiz için iyotlu tuz kullanılması gerekmektedir . İyot eksikliği tiroit hormonunun yapımının az olmasına yol açar . Annedeki iyot eksikliği düşüklere , ölü , erken , düşük ağırlıklı doğumlara , bağışıklık sisteminin yetersizliğine , bebek ölümlerindeki artışa , bebekte guatr ve hipotroide neden olur . Ayrıca bebekte sağırlık , dilsizlik ve cücelik oluşabilir . İyot eksikliğinin en ağır şekline ' Kretinizm ' denir . Kretinizm zeka geriliği ile karakterizedir . Sıklıkla cücelik de
gözlenir . "

GÜNEYDOĞU ' DA KADINLAR ERKEK ÇOCUK İÇİN DOĞURUYOR ÖLÜMÜ KIRSALDA ARTIYOR
" Sadece benim için " p
TAJEV Başkanı Prof . Dr . Cihat Ünlü yaptığı açıklamada , Güneydoğu Anadolu Bölgesi ' nde , erkek çocuk sahibi olma isteğinin , doğurganlık oranının yüksek olmasına yol açan önemli nedenlerden biri olduğunu bildirdi .
Prof . Dr . Ünlü , doğurganlık oranının diğer yörelere göre yüksek olduğu bölgede , buna sebep olan durumun başında erkek çocuk sahibi olma isteği yatarken , özellikle kırsal kesimde ilk çocukları kız olan annelerin art arda hamile kaldığının tespit edildiğini belirtti . Prof . Dr . Ünlü , " Bu bölgede görev yapan meslektaşlarımızdan aldığımız bilgiler , diğer bölgelere göre bu bölgede doğum oranlarının çok yüksek olduğu ve bunun birçok nedeni olduğunu görüyoruz . Bunlardan biri ataerkil aile yapısıdır . Ayrıca ,
doğum kontrol yöntemlerinin yeterince uygulanmaması , annelerin eğitim düzeyinin düşük olması doğurganlık oranının yüksek olmasına neden oluyor . Ailelerin erkek çocuk sahibi olma arzusu var . Bu arzu nedeniyle kadınlar peş peşe hamile kalıyor . Hele ikinci , üçüncü kız ise erkek çocuk olması için dört , beş hatta altıncı doğuma kadar gidiliyor " diye konuştu .
Çok sayıda doğumun , kadın sağlığı üzerinde olumsuz etkisinin bulunduğunu , anne sağlığı açısından ailelerin bakabilecekleri kadar çocuk yapmaları gerektiğini dile getiren Prof . Dr . Ünlü , sık değil aralıklarla hamile kalınmasının , kadın sağlığı açısında faydalı olduğunu ifade ederek , geleneksel olarak doğum kontrolünün ikinci planda tutulduğuna işaret etti . Prof . Dr . Ünlü : " Bazı kadınlar erkek çocuğu doğurmak için art arda hamile kalıyor . Erkek çocuk beklentisi de doğum sayısını artıran etkenlerdir birisi .
Sosyoekonomik düzeyi düşük olan yerlerde doğum oranı yüksek oluyor " dedi .

RAHİM AĞZI KANSERİ GÜNEYDOĞU ' DA ARTIYOR
Erken yaşta evlilik , çok doğum ve çoklu evlilik , Doğu ve Güneydoğu kadınının rahim ağzı kanserine yakalanmasındaki en büyük etkendir olduğunu ifade eden Prof . Dr . Cihat Ünlü , hijyene dikkat edilmemesinin de hastalığın bulaşmasında etkili olduğunu söyledi . TAJEV Başkanı Prof . Dr . Cihat Ünlü , rahim ağzı kanserinin , yapılan araştırmalara göre çoğunlukla erkekler tarafından Human Papilloma Virüs ( HPV ) adı verilen mikrop aracılığıyla kadınlara bulaştığını belirtti . HPV mikrobunun erkeğin cinsel teması sonucu
kadına taşınarak rahim ağzı kanserine yol açtığını vurgulayan Ünlü , hastalığın Türkiye ' de en fazla Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki kadınlar açısından risk oluşturduğunu ifade etti .
Kadınların erken yaşta evlendirilmesi , doğum oranının fazla olması ve erkeklerin birden fazla kadınla evlenmesi bölge kadınının kansere yakalanmasındaki en büyük etkendir diyen Ünlü , kadınların cinsel sağlığının da kanserle yakından ilgili olduğuna işaret etti . Prof . Dr . Ünlü , " Çok eşlilik , erken yaşta evlendirilme , stres , temizliğin önemsenmemesi , sosyo- ekonomik seviyenin düşük olması , fazla doğum ve sağlıklı beslenilmemesi , kadınlar için büyük risk oluşturuyor . Tüm bunları göz önünde bulundurduğumuzda
rahim ağzı kanserinin ülkemizde en fazla Doğu ve Güneydoğulu kadını tehdit ettiğini görüyoruz . Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki bazı illerde bu kanser türüne çok sık rastlamaktayız " diye belirtti .
Toplantıya katılan bayanlar ise , Şanlıurfa ' da en büyük sıkıntının eğitimsizlik olduğunu ifade ederek , " Erkeklerimiz iyidir ama onlarında bilgilendirilmesini istiyoruz . Kadınlar , erkelere Allah ' ın gönderdiği bir emanettir . Kadınlara hayvan gibi davranmasınlar . Bu toplantıya geldik bir çok bilgi öğrendik " dediler .