12. Aile Çalıştayı
Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanlığı'nın bugüne kadar 11 şehirde düzenlediği Aile Çalıştayları'nın 12'incisi İzmir'de gerçekleştirildi
Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanlığı'nın bugüne kadar 11 şehirde düzenlediği Aile Çalıştayları'nın 12'incisi İzmir'de gerçekleştirildi. Aileyi ilgilendiren sosyal, hukuk, eğitim, sağlık ve ekonomik sorunlara kalıcı çözümlerin bulunmasının hedeflendiği çalıştayların sonucunda ortaya çıkan çözümler derlenerek toplumun her alanında uygulanacak. Balçova Termal Oteli'nde düzenlenen 12. Aile Çalıştayı'na belirlenen konularda çalışmalar yürüten kamu, üniversite, yerel yönetim ve sivil toplum
örgütü temsilcileri katıldı.
Başbakanlık Aile ve Sosyal Araştırmalar Genel Müdürlüğü'nün hazırladığı sinevizyon gösteriminden sonra konuşan Sosyal Hizmetlerden Sorumlu İzmir Vali Yardımcısı Özlem Bozkurt Gevrek, Türkiye'nin en önemli probleminin aile yapısının korunması olduğunu söyledi. Çocuk yuvası ziyareti sırasında 12 yaşında bir kız çocuğunun "Keşke aç yatsaydım da anamın koynunda uyusaydım" dediğini ifade eden Gevrek, "İşte o an çocuklara ne kadar iyi yaşam standartları sunulursa sunulsun yurtlarda, evlerinde yiyemeyecekleri
yemekleri yeseler de en büyük eksiklik olan aileyi sunamayız" şeklinde konuştu.
Türkiye'deki en iyi kurumun en olumsuz aile şartlarından daha iyi olamayacağını anlatan Gevrek, sözlerine şöyle devam etti: "Çocuklara yaşam şartları imkanlarını en iyi sunsanız dahi aile sevgisi veremiyorsunuz. Bunun telafisi imkansız. Yurtlardaki çocuklar bu eksikliği hayatları boyunca üzerinden atamıyor. Aileyi her şart ve koşulda korumamız gerekiyor. Bunun için devlet ve sivil toplum örgütleri olarak elimizden geleni yapmalıyız. Biz çocuklarımızın geleceği için ne kadar çok çalışırsak çalışalım bir
gün koklamaya kıyamadığımız evladımızın onun kadar şanslı olmayan bir gencin bıçak darbesiyle hayata veda etmeyeceğinin garantisi olmaz. Bu yüzden devlet, yerel yönetimler, üniversiteler ve sivil toplum örgütleri çocuklarımızın geleceği için işbirliği içinde çalışmalıyız."
AİLE SORUNLARIN ÇÖZÜLDÜĞÜ YERDİR
Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürü İsmail Barış da, aileyi normal şartlarda sorun üretilen, üretildiğinin iki katı kadar çözüm üretilen merkezler olarak nitelendirdi.
Ev içinde çıkan sorunların aile bağları sayesinde sorun çözme mekanizması olduğunu anlatan Barış, sözlerini şöyle sürdürdü: "Aile ortamı sorunların çözüldüğü yerdir. Hiçbir erkek, hiçbir kadın veya çocuk sorunu aile içindeki sorunu başkalarıyla çözme noktasına gitmiyor. Önce kendi içinde çözüyor. Bu yapı ciddi manada açılmalara uğradı. Şimdi sorun çıkıyor ve insanlar sorunu dışarıda çözmek zorunda kalıyor. Ancak çözemiyorlar. Çözemeyince de toplumda her gün duyduğumuz olumsuzluklar ortaya çıkıyor."
Çağdaş ve gelişmiş ülkelerde en önemli sorunlardan birinin aile sorunu olduğunu anlatan Barış, aileyi yeniden eski hale getirmek için ciddi zaman ve kaynak harcamaları yaptıklarını anlattı. Ok yaydan çıktıktan sonra pahalıya ve zamana mal olduğunu belirten Barış, şunları söyledi: "Bir takım nesiller toplumdan gerekli desteği alamadığı için mahvolup gidiyor. Gerçekleştirdiğimiz bu çalıştaylar toplumun daha iyi olabilmesine katkı sağlayacaktır."
Toplantıdan sonra İHA'ya açıklama yapan SHÇEK Genel Müdürü İsmail Barış, şunları söyledi: "Çalıştaylarımız Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanı Selma Aliye Kavaf'ın talimatlarıyla 12 bölge 81 ilimizi kapsayacak şekilde tertip edildi. Ailenin dirliğinin ve düzeninin korunmasını sağlayabilmesi için Aile Araştırmaları Kurumu'nun yapmış olduğu çalışmaların, alanda ise hem sivil toplum örgütlerinin hem de sorunlarını birebir yaşayan insanlarla görüşülüp yeni bir yol haritası çıkarılacak ve bu haritaya göre
ailenin bütünlüğünün korunması, ailenin şartlarının iyileştirilmesi için alınması gereken tedbirleri oluşturacağız."
Aileyi bir suya benzeten Barış, sözlerini şöyle tamamladı: "Aile toplumun suyudur. Hidrojeni ve oksijeni ayırdığınız zaman biri yanıcı diğeri yakıcı bir hale gelir. Dolayısıyla ailede dirlik düzen olmazsa toplum cehenneme döner. Bu yüzden suyu en iyi şekilde muhafaza edip gelecek nesillere sağlıklı bir şekilde aktarabilmek için bu çalışmayı Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak gerçekleştiriyoruz."
(BŞ-HO-Y)
örgütü temsilcileri katıldı.
Başbakanlık Aile ve Sosyal Araştırmalar Genel Müdürlüğü'nün hazırladığı sinevizyon gösteriminden sonra konuşan Sosyal Hizmetlerden Sorumlu İzmir Vali Yardımcısı Özlem Bozkurt Gevrek, Türkiye'nin en önemli probleminin aile yapısının korunması olduğunu söyledi. Çocuk yuvası ziyareti sırasında 12 yaşında bir kız çocuğunun "Keşke aç yatsaydım da anamın koynunda uyusaydım" dediğini ifade eden Gevrek, "İşte o an çocuklara ne kadar iyi yaşam standartları sunulursa sunulsun yurtlarda, evlerinde yiyemeyecekleri
yemekleri yeseler de en büyük eksiklik olan aileyi sunamayız" şeklinde konuştu.
Türkiye'deki en iyi kurumun en olumsuz aile şartlarından daha iyi olamayacağını anlatan Gevrek, sözlerine şöyle devam etti: "Çocuklara yaşam şartları imkanlarını en iyi sunsanız dahi aile sevgisi veremiyorsunuz. Bunun telafisi imkansız. Yurtlardaki çocuklar bu eksikliği hayatları boyunca üzerinden atamıyor. Aileyi her şart ve koşulda korumamız gerekiyor. Bunun için devlet ve sivil toplum örgütleri olarak elimizden geleni yapmalıyız. Biz çocuklarımızın geleceği için ne kadar çok çalışırsak çalışalım bir
gün koklamaya kıyamadığımız evladımızın onun kadar şanslı olmayan bir gencin bıçak darbesiyle hayata veda etmeyeceğinin garantisi olmaz. Bu yüzden devlet, yerel yönetimler, üniversiteler ve sivil toplum örgütleri çocuklarımızın geleceği için işbirliği içinde çalışmalıyız."
AİLE SORUNLARIN ÇÖZÜLDÜĞÜ YERDİR
Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürü İsmail Barış da, aileyi normal şartlarda sorun üretilen, üretildiğinin iki katı kadar çözüm üretilen merkezler olarak nitelendirdi.
Ev içinde çıkan sorunların aile bağları sayesinde sorun çözme mekanizması olduğunu anlatan Barış, sözlerini şöyle sürdürdü: "Aile ortamı sorunların çözüldüğü yerdir. Hiçbir erkek, hiçbir kadın veya çocuk sorunu aile içindeki sorunu başkalarıyla çözme noktasına gitmiyor. Önce kendi içinde çözüyor. Bu yapı ciddi manada açılmalara uğradı. Şimdi sorun çıkıyor ve insanlar sorunu dışarıda çözmek zorunda kalıyor. Ancak çözemiyorlar. Çözemeyince de toplumda her gün duyduğumuz olumsuzluklar ortaya çıkıyor."
Çağdaş ve gelişmiş ülkelerde en önemli sorunlardan birinin aile sorunu olduğunu anlatan Barış, aileyi yeniden eski hale getirmek için ciddi zaman ve kaynak harcamaları yaptıklarını anlattı. Ok yaydan çıktıktan sonra pahalıya ve zamana mal olduğunu belirten Barış, şunları söyledi: "Bir takım nesiller toplumdan gerekli desteği alamadığı için mahvolup gidiyor. Gerçekleştirdiğimiz bu çalıştaylar toplumun daha iyi olabilmesine katkı sağlayacaktır."
Toplantıdan sonra İHA'ya açıklama yapan SHÇEK Genel Müdürü İsmail Barış, şunları söyledi: "Çalıştaylarımız Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanı Selma Aliye Kavaf'ın talimatlarıyla 12 bölge 81 ilimizi kapsayacak şekilde tertip edildi. Ailenin dirliğinin ve düzeninin korunmasını sağlayabilmesi için Aile Araştırmaları Kurumu'nun yapmış olduğu çalışmaların, alanda ise hem sivil toplum örgütlerinin hem de sorunlarını birebir yaşayan insanlarla görüşülüp yeni bir yol haritası çıkarılacak ve bu haritaya göre
ailenin bütünlüğünün korunması, ailenin şartlarının iyileştirilmesi için alınması gereken tedbirleri oluşturacağız."
Aileyi bir suya benzeten Barış, sözlerini şöyle tamamladı: "Aile toplumun suyudur. Hidrojeni ve oksijeni ayırdığınız zaman biri yanıcı diğeri yakıcı bir hale gelir. Dolayısıyla ailede dirlik düzen olmazsa toplum cehenneme döner. Bu yüzden suyu en iyi şekilde muhafaza edip gelecek nesillere sağlıklı bir şekilde aktarabilmek için bu çalışmayı Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak gerçekleştiriyoruz."
(BŞ-HO-Y)
