Düzce'de Binalar Depreme Dayanıklı Değil

Düzce İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı Kayhan Özdemir, Türkiye'de son 20 yılda meydana gelen depremlerde ciddi mal ve can kaybının meydana geldiğini belirterek, mevcut binaların neredeyse tamamının deprem dayanımına sahip olmadığını söyledi

Düzce'de Binalar Depreme Dayanıklı Değil
Düzce İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı Kayhan Özdemir, Türkiye'de son 20 yılda meydana gelen depremlerde ciddi mal ve can kaybının meydana geldiğini belirterek, mevcut binaların neredeyse tamamının deprem dayanımına sahip olmadığını söyledi. Özdemir ayrıca Düzce'de 1999 yılından önce yapılan binaların bir depremi daha kaldıramayacağını ifade etti.
Özdemir, büyük bir bölümü deprem tehlikesi altında olan Türkiye'de son 20 yılda meydana gelen 1992 Erzincan, 1995 Dinar, 1998 Adana-Ceyhan, 1999 Kocaeli, Düzce, 2002 Afyonkarahisar ve 2003 Bingöl depremlerinin ciddi mal ve can kaybına yol açtığını söyledi. Türkiye'de yaşanan depremlerin büyük hasarlara neden olmasının en önemli nedeninin, binaların çok büyük bir kısmının, hangi yılda yapılmış olurlarsa olsun deprem etkileri dikkate alınmadan ya da gerekli mühendislik hizmetini almadan tasarlanmış ya da yapılmış olması olduğunu ifade eden Özdemir, "Bu açıdan bakıldığında, mevcut binalarımızın neredeyse tamamı gerekli deprem dayanımına sahip değildir. Son dönemde gerek deprem bilincinin artması gerekse Deprem Yönetmelikleri'nde öngörülen depreme dayanıklı tasarım koşullarının dikkate alınması ile geçmişe nazaran deprem dayanımı daha yüksek yapılar inşa edilmektedir. Ancak mevcut yapı stoğu içerisinde deprem dayanımı yeterli olmayan binalar çok fazladır. Bu nedenle gelecekte meydana gelecek ve yerleşim bölgelerini etkileyecek depremlerde deprem zararlarının ortaya çıkma ihtimalinin az olmadığı tüm kamuoyu tarafından bilinen bir gerçektir" dedi.
Elazığ'da yaşanan 6.0 büyüklüğündeki depremde ortaya çıkan mal ve can kayıplarının da, ülkenin her bölgesinde mevcut yapı stoğunun yetersizliğine bağlı olarak her an can ve mal kayıplarının yaşanabileceğini bir kez daha ortaya koyduğunu belirten Özdemir, "Türkiye'deki mevcut yapıların durumunu belirlemek için yapılan bilimsel çalışma ve araştırmalarda ortaya çıkan ortak kanaat, yapıların önemli eksiklerinin bulunduğudur. Yapılarda deprem dayanımı açısından gözlenen en önemli eksiklikler beton ve donatı kalitesinin yeterli olmaması, betonarme elemanlarda yeterli donatı sargılamasının yapılmaması, binalarda yumuşak kat ve kısa kolonlara sıklıkla rastlanması ve birleşim bölgelerinde kuvvetli kolon-zayıf kiriş koşulunun sağlanmamasıdır. Deprem hasarlarının azaltılabilmesi için halkımızın deprem bilincinin artması, inşaat mühendisliği mesleğinin öneminin kamuoyu tarafından değerlendirilmesi ve bina tasarımında ve yapımında mutlaka inşaat mühendisliği hizmetinin alınması gerekmektedir. Bununla beraber, mevcut binaların deprem performanslarının belirlenmesi çok önemlidir. Özellikle yıkılma veya ağır hasar görme riski yüksek olan binaların güçlendirilmesi, eğer güçlendirme işlemi ekonomik olarak verimli değilse de yıkılarak yeniden yapılması depremde en etkili zarar azaltma önlemidir" diye konuştu.
Özdemir, birinci derece deprem bölgesinde yer alan Düzce'de de mevcut yapı stoğunun, Türkiye'de genel olarak gözlenen eksiklikleri barındırdığı, yapılan bilimsel çalışmalarla çeşitli zamanlarda ortaya konulduğunu belirtti. Özdemir, Düzce'de ki binaların 1999 yılında yaşanan depremde ağır iki kalp krizi geçirdiğini bir sonra ki depreme dayanamayacaklarını da kaydetti.