Kayseri Belediye Başkanı Özhaseki: 'Bütün Dosyalarımı Alıp Gitmeye Hazırım'
Kayseri Belediye Başkanı Mehmet Özhaseki, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun kendisini çağırması halinde dosyalarını alıp gitmeye hazır olduğunu belirterek, "Bütün dosyalarımızı alıp gitmeye hazırım
Kayseri Belediye Başkanı Mehmet Özhaseki, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun kendisini çağırması halinde dosyalarını alıp gitmeye hazır olduğunu belirterek, "Bütün dosyalarımızı alıp gitmeye hazırım. Eğer isterlerse ekibimle birlikte giderim. Büyük ihtimalle 'hata ettik, hakkınızı helal edin' diyeceklerdir" dedi.
Kayseri Belediye Başkanı Mehmet Özhaseki, Tüm Terör Mağdurları ve Aileleri Güç Birliği Derneği'nin (TEMADER) ödül törenine katılmak üzere geldiği Dedeman Oteli girişinde basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Özhaseki, CHP Lideri Kılıçdaroğlu'nun Meclis'te gündeme getirdiği iddialarla ilgili olarak, Kayseri'de kendi halinde çalışan bir belediye başkanının bir anda Türkiye gündemine oturmasının kendisini de şaşırttığını belirterek, "Yıllar önce yaşanmış, adalete intikal etmiş, yargılamaları sürmüş,
bağımsız mahkemeler tarafından kararlar verilmiş, temyiz safhası geçmiş ve aradan 1,5-2 seneye yakın bir süre geçtikten sonra Meclis gündeminde bir akşam bir dosyayla havada sallanarak bir anda suçlanmak bize çok garip geldi" dedi.
Mahkeme sürecinde olan biten her şey göz önündeyken, Kayseri CHP İl Örgütü, diğer partiler bunu yakından takip etmişken, Kayseri'deki bütün arkadaşlarının olaydan haberi varken böyle bir şeye malzeme olmanın kendisini üzdüğünü ifade eden Özhaseki, "İlk ifadeleri genel başkandan dinlediğim zaman bir sürü yanlışlar vardı, herhalde öyle yönlendirmişlerdir. Her halde yanlış yönlendirdikleri için üst üste yanlışları söyleyerek suçlaması garip bir şeydi. Masum bir adam gitmiş rüşvet çarkını anlatmış. Adamın
üzerine çullanılmış ve adam yok edilmiş gibi bir ifade var. Baştan sona ifade bu. Hayır öyle değil" diye konuştu.
Bir duyum üzerine Teftiş Kurulu'nu görevlendirdiğini söyleyen Özhaseki, Teftiş Kurulu daha raporu tamamlamadan orada bir koku olduğunu hissettiği için 25 Haziran'da savcılığa suç duyurusunda bulunduğunu söyledi. İlgili şahsın anında 25 gün kadar ortadan kaybolduğunu belirten Özhaseki, "Sonra Tekirdağ'da bir inşaatta karışık kuruşuk adamlarla ortaya çıktı, polis buldu. Kayseri'ye getirdiklerinde 26 sayfalık bir senaryo yazdı. Bu senaryoyu tabii ki emniyet götürdü savcılığa teslim etti. İkinci yanlışlık;
'Burada ifadeler eksik, kayboldu, yok' diyorlar. Emniyet 26 sayfa tutanakla teslim etmiş. Hiçbir şey eksik değil. Bir santim, bir satır eksik değil. Orada daha sonra idari işlerde şöyle bir şey var. Bunu herkes bilir. Bu suçlar direkt savcılığın soruşturacağı suçlar mı, yoksa memur suçu olup da valiliğin muhakkik tayini ile ilgili soruşturulacak suçlar mı?" şeklinde konuştu.
Özhaseki, adının geçtiği her yerin, gerek valilik muhakkikleri tarafından, bilirkişiler tarafından gerekse savcılık tarafından resen soruşturulduğunu ifade ederek, "Kemal Bey yine yanlış bir şey söylüyor. 'Efendim dosya anında kapatıldı' diyor. Dosyanın kapatılması diye bir şey söz konusu olabilir mi? Savcılık oradaki suçlamalarla ilgili zanlının, yakalanan çocuğun ilk günlerdeki ifadeleriyle ilgili 9 ay boyunca ne demişse, ne iddia etmişse tek tek hepsini soruşturdu. Bunun neticesinde tek bir somut
delil yok" dedi.
Söz konusu şahsa 8 kişiden para alıp ödemediği için Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 2 yıl ceza verildiğini ve bu cezanın kesinleştiğini belirten Özhaseki, "Yeni bir iddiaları, belgeleri varsa, ki bu iddiaları her gün değiştirerek söylüyorlar. Bunu hemen götürüp Cumhuriyet Başsavcılığı'na teslim etmeleri gerekiyor. Ben dokunulmazlığı olan bir insan değilim. Herkes bana dava açabilir, savcılık bunu kontrol eder, takip eder. Birinci gün bunları söyledim, yalanladım. Belgeleri dağıttım. İkinci gün 'Biz
onlardan bahsetmiyoruz ki, bir dosyadan bahsediyoruz' gibi garip bir şey söylediler. Güler misiniz, ağlar mısınız. Olay tek. Bununla ilgili açılmış dosyalar ve davalar var. Ama aynı olaydan bahsediyoruz" diye konuştu.
Özhaseki, avukatın otel parasının belediye tarafından ödendiği ve çantalarla paraların gelip gittiği iddialarının olduğunu kaydederek, "Ne söylüyorlarsa, yarın için ne hazırlık yaptılarsa, ertesi gün ne yalan hazırladılarsa, ne olur götürüp savcılığa versinler de, savcılık incelesin. Nihayetle iki insan arasında kavga çıkarsa, denmez mi mahkemeye gidin, mahkeme karar versin. Eski olayda mahkeme karar vermiş. Bir daha mı yargılayalım? Ellerinde yeni delil varsa, zaten bunu da savcılığa götürmek onların
görevidir. Götürsünler, versinler" dedi.
Kılıçdaroğlu ve Kulkuloğlu'yu mahkemeye vereceğine ilişkin açıklamalarının hatırlatılması üzerine Özhaseki, "Kemal Bey beni çağırır, bir çay içelim, konuşalım derse, dosyalarımı alıp gitmeye hazırım. Bütün dosyalarımızı alıp gitmeye hazırım. Eğer isterlerse ekibimle birlikte giderim. Onlar da hukukçularını çağırırlar, mühendislerini çağırırlar. Büyük ihtimalle 'hata ettik, hakkınızı helal edin' diyeceklerdir. Bu denildiği anda dava falan açmayacağım. Veyahut 'Gel senle televizyonda konuşalım' derse Kemal
Bey, 'herkese hodri meydan' diyor, kabul buyururlarsa istediği televizyona gitmeye hazırım. Bunların hiçbiri olmayacaksa, 70 milyonun izlediği bütçe görüşmelerinde eline dosyayı alıp, Kayseri Belediye Başkanı hırsızlık, yolsuzluk yaptı gibi suçlamalarla dosya sallayıp da, sonra da bu işi sönmeye bırakıp, üstünü kapatıp, küllendirip, kaybolacaklarsa, ben dava açacağım. Bu benim doğal hakkım. Biz onurlu insanlarız. Ben tek gün ceza almadım, hakkımda tek bir dava yok. Böyle suçlamalardan da utanırız. O zaman
hakkımı sonuna kadar arayacağım. Maddi manevi tazminat davası açacağım. Bunları sonuna kadar takip edeceğim" ifadelerini kullandı.
(AUÖ-CC-Y)
Kayseri Belediye Başkanı Mehmet Özhaseki, Tüm Terör Mağdurları ve Aileleri Güç Birliği Derneği'nin (TEMADER) ödül törenine katılmak üzere geldiği Dedeman Oteli girişinde basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Özhaseki, CHP Lideri Kılıçdaroğlu'nun Meclis'te gündeme getirdiği iddialarla ilgili olarak, Kayseri'de kendi halinde çalışan bir belediye başkanının bir anda Türkiye gündemine oturmasının kendisini de şaşırttığını belirterek, "Yıllar önce yaşanmış, adalete intikal etmiş, yargılamaları sürmüş,
bağımsız mahkemeler tarafından kararlar verilmiş, temyiz safhası geçmiş ve aradan 1,5-2 seneye yakın bir süre geçtikten sonra Meclis gündeminde bir akşam bir dosyayla havada sallanarak bir anda suçlanmak bize çok garip geldi" dedi.
Mahkeme sürecinde olan biten her şey göz önündeyken, Kayseri CHP İl Örgütü, diğer partiler bunu yakından takip etmişken, Kayseri'deki bütün arkadaşlarının olaydan haberi varken böyle bir şeye malzeme olmanın kendisini üzdüğünü ifade eden Özhaseki, "İlk ifadeleri genel başkandan dinlediğim zaman bir sürü yanlışlar vardı, herhalde öyle yönlendirmişlerdir. Her halde yanlış yönlendirdikleri için üst üste yanlışları söyleyerek suçlaması garip bir şeydi. Masum bir adam gitmiş rüşvet çarkını anlatmış. Adamın
üzerine çullanılmış ve adam yok edilmiş gibi bir ifade var. Baştan sona ifade bu. Hayır öyle değil" diye konuştu.
Bir duyum üzerine Teftiş Kurulu'nu görevlendirdiğini söyleyen Özhaseki, Teftiş Kurulu daha raporu tamamlamadan orada bir koku olduğunu hissettiği için 25 Haziran'da savcılığa suç duyurusunda bulunduğunu söyledi. İlgili şahsın anında 25 gün kadar ortadan kaybolduğunu belirten Özhaseki, "Sonra Tekirdağ'da bir inşaatta karışık kuruşuk adamlarla ortaya çıktı, polis buldu. Kayseri'ye getirdiklerinde 26 sayfalık bir senaryo yazdı. Bu senaryoyu tabii ki emniyet götürdü savcılığa teslim etti. İkinci yanlışlık;
'Burada ifadeler eksik, kayboldu, yok' diyorlar. Emniyet 26 sayfa tutanakla teslim etmiş. Hiçbir şey eksik değil. Bir santim, bir satır eksik değil. Orada daha sonra idari işlerde şöyle bir şey var. Bunu herkes bilir. Bu suçlar direkt savcılığın soruşturacağı suçlar mı, yoksa memur suçu olup da valiliğin muhakkik tayini ile ilgili soruşturulacak suçlar mı?" şeklinde konuştu.
Özhaseki, adının geçtiği her yerin, gerek valilik muhakkikleri tarafından, bilirkişiler tarafından gerekse savcılık tarafından resen soruşturulduğunu ifade ederek, "Kemal Bey yine yanlış bir şey söylüyor. 'Efendim dosya anında kapatıldı' diyor. Dosyanın kapatılması diye bir şey söz konusu olabilir mi? Savcılık oradaki suçlamalarla ilgili zanlının, yakalanan çocuğun ilk günlerdeki ifadeleriyle ilgili 9 ay boyunca ne demişse, ne iddia etmişse tek tek hepsini soruşturdu. Bunun neticesinde tek bir somut
delil yok" dedi.
Söz konusu şahsa 8 kişiden para alıp ödemediği için Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 2 yıl ceza verildiğini ve bu cezanın kesinleştiğini belirten Özhaseki, "Yeni bir iddiaları, belgeleri varsa, ki bu iddiaları her gün değiştirerek söylüyorlar. Bunu hemen götürüp Cumhuriyet Başsavcılığı'na teslim etmeleri gerekiyor. Ben dokunulmazlığı olan bir insan değilim. Herkes bana dava açabilir, savcılık bunu kontrol eder, takip eder. Birinci gün bunları söyledim, yalanladım. Belgeleri dağıttım. İkinci gün 'Biz
onlardan bahsetmiyoruz ki, bir dosyadan bahsediyoruz' gibi garip bir şey söylediler. Güler misiniz, ağlar mısınız. Olay tek. Bununla ilgili açılmış dosyalar ve davalar var. Ama aynı olaydan bahsediyoruz" diye konuştu.
Özhaseki, avukatın otel parasının belediye tarafından ödendiği ve çantalarla paraların gelip gittiği iddialarının olduğunu kaydederek, "Ne söylüyorlarsa, yarın için ne hazırlık yaptılarsa, ertesi gün ne yalan hazırladılarsa, ne olur götürüp savcılığa versinler de, savcılık incelesin. Nihayetle iki insan arasında kavga çıkarsa, denmez mi mahkemeye gidin, mahkeme karar versin. Eski olayda mahkeme karar vermiş. Bir daha mı yargılayalım? Ellerinde yeni delil varsa, zaten bunu da savcılığa götürmek onların
görevidir. Götürsünler, versinler" dedi.
Kılıçdaroğlu ve Kulkuloğlu'yu mahkemeye vereceğine ilişkin açıklamalarının hatırlatılması üzerine Özhaseki, "Kemal Bey beni çağırır, bir çay içelim, konuşalım derse, dosyalarımı alıp gitmeye hazırım. Bütün dosyalarımızı alıp gitmeye hazırım. Eğer isterlerse ekibimle birlikte giderim. Onlar da hukukçularını çağırırlar, mühendislerini çağırırlar. Büyük ihtimalle 'hata ettik, hakkınızı helal edin' diyeceklerdir. Bu denildiği anda dava falan açmayacağım. Veyahut 'Gel senle televizyonda konuşalım' derse Kemal
Bey, 'herkese hodri meydan' diyor, kabul buyururlarsa istediği televizyona gitmeye hazırım. Bunların hiçbiri olmayacaksa, 70 milyonun izlediği bütçe görüşmelerinde eline dosyayı alıp, Kayseri Belediye Başkanı hırsızlık, yolsuzluk yaptı gibi suçlamalarla dosya sallayıp da, sonra da bu işi sönmeye bırakıp, üstünü kapatıp, küllendirip, kaybolacaklarsa, ben dava açacağım. Bu benim doğal hakkım. Biz onurlu insanlarız. Ben tek gün ceza almadım, hakkımda tek bir dava yok. Böyle suçlamalardan da utanırız. O zaman
hakkımı sonuna kadar arayacağım. Maddi manevi tazminat davası açacağım. Bunları sonuna kadar takip edeceğim" ifadelerini kullandı.
(AUÖ-CC-Y)
