Mersin'de Chp İl Binası'nın İşgal Edilmesi
Mersin'de sendikaya üye oldukları iddiasıyla işten çıkartılan ve dün CHP Mersin İl Binası'nı işgal ederek eylem yapan işçilerin çalıştığı Akdeniz Çivi ve Tel Fabrikası'nın sahibi Serhat Dövenci, kendini savundu
Mersin'de sendikaya üye oldukları iddiasıyla işten çıkartılan ve dün CHP Mersin İl Binası'nı işgal ederek eylem yapan işçilerin çalıştığı Akdeniz Çivi ve Tel Fabrikası'nın sahibi Serhat Dövenci, kendini savundu. Dövenci, yaşananların işçi ve işveren arasındaki bir sorun olduğunu vurgulayarak, eylemin artık CHP'yi yıpratmaya dönük bir girişime dönüştüğünü ileri sürdü.
Mersin Gazeteciler Cemiyeti (MGC) Basın Merkezi'nde gazetecilerin sorularını yanıtlayan Dövenci, işletme olarak son 3-4 aylık zaman diliminde planlı olduğunu düşündükleri 'verim düşürme eylemi' ile karşı karşıya olduklarını öne sürdü. Buna bağlı olarak üretilen kalitesiz ürünlerin müşteriden geri döndüğünü ve bu durumun da kendilerini zor durumda bıraktığını kaydeden Dövenci, "Verim düşüklüğü ve kalitesiz üretim sonucu Akdeniz Çivi, son 4 aydır mali olarak zarar etmiştir. Bu dönemde üretim faaliyetleri
zararımız, bankalara olan kredi borçlarımızı 1 yıl önceki döneme göre iki katına çıkmıştır. Bu durumu daha fazla taşımamız ve zararı telafi etmemiz mümkün değil" dedi.
Söz konusu tutum ve davranışlar içindeki çalışanlarla üretimi sürdürme zorunluluğu nedeniyle tüm çalışanlarının maaş, izin alacakları, kıdem ve ihbar alacaklarının bir kısmının kendilerine ödendiğini, kalanını da 2 ay taksitle ödemeyi taahhüt ederek üretimi durdurma kararı aldıklarını anlatan Dövenci, bu uygulamanın da tamamen yasal çerçevelerde gerçekleştirildiğinin altını çizdi. Üretim faaliyetlerini durdurma çalışmaları içindeyken işçilerin eylemleriyle karşı karşıya kaldıklarını dile getiren Dövenci,
"İşçilerimizin bir kısmı üretimini durdurduğumuz fabrika önünde yaklaşık bir ay kanunlara aykırı olarak eylem yaptı. Bu süreçte kendileriyle temas kurmak istediğimizde herhangi bir yetkisi ve tarafımızca da tanınırlığı olmayan ve kendisini 'sendika yetkilisi' olarak tanıtan birtakım kişiler ortaya çıkmışsa da herhangi bir anlaşma zemini sağlanamamıştır" diye konuştu.
"FABRİKAMIZDA YETKİ ALAN VEYA ÇOĞUNLUĞU SAĞLAYAN SENDİKA YOK"
İşletme olarak kendilerinin yasa ve kanunlara aykırı bir tutum sergilemediklerini, bu yönde bir iddia varsa da Türk adaletinin vereceğe karara da güvendiklerini ifade eden Serhat Dövenci, şirketleriyle herhangi bir ilgisi olmayan CHP İl Binası'nın işgal edilmesinin yanında kendisinin CHP'den belediye meclis üyesi olmasının tamamen sansasyonel bir durum oluşturmaya yönelik olduğu gibi, bu durumun belirli birtakım kişilerin kamuoyu oluşturma çabası olarak öne çıktığını vurguladı. İşten çıkartılan işçilerin
sendikalı olduklarını sonradan öğrendiklerini kaydeden Dövenci, ancak işletmede yetki alan veya çoğunluğu sağlayan herhangi bir sendika da olmadığına dikkat çekti.
Şu anda işletme olarak toplam borçlarının 9 milyon TL'ye ulaştığı bilgisini de veren Dövenci, iyi niyetli bir şekilde hiçbir işçi çıkartmadan yola devam etme kararı aldığında bu borcun da kısa sürede 13 milyon TL'ye ulaşabileceğini, bu nedenle de 'küçülme'nin kaçınılmaz olduğunu söyledi. Yaşanan tüm bu gelişmelere bağlı olarak 57 işçinin işine son verildiğini ve işten çıkartılmanın 'sendikal faaliyetler' ile de hiçbir ilgisinin olmadığını vurgulayan Dövenci, işçilerin bir aydan bu yana sürdürdüğü
eylemlerin de CHP'yi yıpratmaya dönük bir girişime dönüştüğünü öne sürdü. Kendisi ve şirketi üzerinden CHP'nin yıpratılmak istendiğini ileri süren Dövenci, yaşananların siyasal değil aksine ekonomik bir durum olduğu gibi işçi ve işveren arasındaki bir sorun olduğunu hatırlattı.
"TİCARİ İLİŞKİLERİM ZEDELENDİ VE BÜYÜK BİR HAKSIZLIĞA UĞRADIM"
Dövenci, konuşmasını da şöyle sürdürdü; "Bu olayın sansasyonel bir hale gelmesi, benim gelecekteki tüm ticari ilişkilerimi de zedelemiştir. Müşterilerim şu anda beni arıyor ve sipariş iptalleri bile söz konusu. Çok ciddi anlamda mağdur edildik ve büyük bir haksızlığa uğradığımı düşünüyorum. İşçi ve işveren arasındaki bir olay, bilinçli olarak farklı mecralara taşındı. CHP İl Başkanı Yılmaz Şanlı, benim mali müşavirim olduğu için olaylara sessiz kaldığı yönünde iddialar var. Bunlar asılsız iddialardı.
Sayın Şanlı ile çok eskiye dayalı bir ticari ilişkimiz var ve kendisiyle 1982 yılından bu yana çalışıyoruz. İl Başkanımız bizim ekonomik durumumuz ne olduğunu başından beri biliyor. İş tamamen ekonomiktir. İşçilerin sağduyulu davranıp, eylemlerini bir kişinin burnu dahi kanamadan eylemlerini sonlandırmaları sevindirici bir gelişme."
"PARTİDEKİ GÖREVİMDEN ŞU ANDA İSTİFA ETMEYİ DÜŞÜNMÜYORUM"
Akdeniz Çivi ve Tel Fabrikası'nın zarar ettiğini ve bu nedenle işçilerin yeniden işlerinin başına dönmesi gibi bir durumun da söz konusu olmadığını ancak 30 işçinin, kendilerine ait diğer fabrikada çalışmaları geriye kalan işçilerin de mağdur edilmemesi için bir ara yol bulmaya çalıştıklarını anlatan Dövenci, bu konudaki görüşmelerin de sürdüğünü belirtti. Bir gazetecinin; 'CHP Yenişehir Belediye Meclis Üyeliği görevinden istifa etmeyi düşünüyor musunuz?' şeklindeki sorusuna Dövenci, şu yanıtı verdi:
"Partideki görevimden şu anda istifa etmeyi düşünmüyorum. Çünkü yanlış bir şey yapt ığıma inanmıyorum. Yaşananlar işçi ve işveren arasındadır. Ben hiç kimsenin hakkını yemedim. İşçilerin mağdur olmaması için ne gerekiyorsa yaptım. Arkadaşlarımız bir aydır işsizler ama bir buçuk aylık maaşlarını kendilerine ödedik. Yaptıklarımdan utanmadığım ve yanlış bir şey yaptığımı da düşünmediğim için istifa etmeyi düşünmüyorum."
(SNK-EA-E)
Mersin Gazeteciler Cemiyeti (MGC) Basın Merkezi'nde gazetecilerin sorularını yanıtlayan Dövenci, işletme olarak son 3-4 aylık zaman diliminde planlı olduğunu düşündükleri 'verim düşürme eylemi' ile karşı karşıya olduklarını öne sürdü. Buna bağlı olarak üretilen kalitesiz ürünlerin müşteriden geri döndüğünü ve bu durumun da kendilerini zor durumda bıraktığını kaydeden Dövenci, "Verim düşüklüğü ve kalitesiz üretim sonucu Akdeniz Çivi, son 4 aydır mali olarak zarar etmiştir. Bu dönemde üretim faaliyetleri
zararımız, bankalara olan kredi borçlarımızı 1 yıl önceki döneme göre iki katına çıkmıştır. Bu durumu daha fazla taşımamız ve zararı telafi etmemiz mümkün değil" dedi.
Söz konusu tutum ve davranışlar içindeki çalışanlarla üretimi sürdürme zorunluluğu nedeniyle tüm çalışanlarının maaş, izin alacakları, kıdem ve ihbar alacaklarının bir kısmının kendilerine ödendiğini, kalanını da 2 ay taksitle ödemeyi taahhüt ederek üretimi durdurma kararı aldıklarını anlatan Dövenci, bu uygulamanın da tamamen yasal çerçevelerde gerçekleştirildiğinin altını çizdi. Üretim faaliyetlerini durdurma çalışmaları içindeyken işçilerin eylemleriyle karşı karşıya kaldıklarını dile getiren Dövenci,
"İşçilerimizin bir kısmı üretimini durdurduğumuz fabrika önünde yaklaşık bir ay kanunlara aykırı olarak eylem yaptı. Bu süreçte kendileriyle temas kurmak istediğimizde herhangi bir yetkisi ve tarafımızca da tanınırlığı olmayan ve kendisini 'sendika yetkilisi' olarak tanıtan birtakım kişiler ortaya çıkmışsa da herhangi bir anlaşma zemini sağlanamamıştır" diye konuştu.
"FABRİKAMIZDA YETKİ ALAN VEYA ÇOĞUNLUĞU SAĞLAYAN SENDİKA YOK"
İşletme olarak kendilerinin yasa ve kanunlara aykırı bir tutum sergilemediklerini, bu yönde bir iddia varsa da Türk adaletinin vereceğe karara da güvendiklerini ifade eden Serhat Dövenci, şirketleriyle herhangi bir ilgisi olmayan CHP İl Binası'nın işgal edilmesinin yanında kendisinin CHP'den belediye meclis üyesi olmasının tamamen sansasyonel bir durum oluşturmaya yönelik olduğu gibi, bu durumun belirli birtakım kişilerin kamuoyu oluşturma çabası olarak öne çıktığını vurguladı. İşten çıkartılan işçilerin
sendikalı olduklarını sonradan öğrendiklerini kaydeden Dövenci, ancak işletmede yetki alan veya çoğunluğu sağlayan herhangi bir sendika da olmadığına dikkat çekti.
Şu anda işletme olarak toplam borçlarının 9 milyon TL'ye ulaştığı bilgisini de veren Dövenci, iyi niyetli bir şekilde hiçbir işçi çıkartmadan yola devam etme kararı aldığında bu borcun da kısa sürede 13 milyon TL'ye ulaşabileceğini, bu nedenle de 'küçülme'nin kaçınılmaz olduğunu söyledi. Yaşanan tüm bu gelişmelere bağlı olarak 57 işçinin işine son verildiğini ve işten çıkartılmanın 'sendikal faaliyetler' ile de hiçbir ilgisinin olmadığını vurgulayan Dövenci, işçilerin bir aydan bu yana sürdürdüğü
eylemlerin de CHP'yi yıpratmaya dönük bir girişime dönüştüğünü öne sürdü. Kendisi ve şirketi üzerinden CHP'nin yıpratılmak istendiğini ileri süren Dövenci, yaşananların siyasal değil aksine ekonomik bir durum olduğu gibi işçi ve işveren arasındaki bir sorun olduğunu hatırlattı.
"TİCARİ İLİŞKİLERİM ZEDELENDİ VE BÜYÜK BİR HAKSIZLIĞA UĞRADIM"
Dövenci, konuşmasını da şöyle sürdürdü; "Bu olayın sansasyonel bir hale gelmesi, benim gelecekteki tüm ticari ilişkilerimi de zedelemiştir. Müşterilerim şu anda beni arıyor ve sipariş iptalleri bile söz konusu. Çok ciddi anlamda mağdur edildik ve büyük bir haksızlığa uğradığımı düşünüyorum. İşçi ve işveren arasındaki bir olay, bilinçli olarak farklı mecralara taşındı. CHP İl Başkanı Yılmaz Şanlı, benim mali müşavirim olduğu için olaylara sessiz kaldığı yönünde iddialar var. Bunlar asılsız iddialardı.
Sayın Şanlı ile çok eskiye dayalı bir ticari ilişkimiz var ve kendisiyle 1982 yılından bu yana çalışıyoruz. İl Başkanımız bizim ekonomik durumumuz ne olduğunu başından beri biliyor. İş tamamen ekonomiktir. İşçilerin sağduyulu davranıp, eylemlerini bir kişinin burnu dahi kanamadan eylemlerini sonlandırmaları sevindirici bir gelişme."
"PARTİDEKİ GÖREVİMDEN ŞU ANDA İSTİFA ETMEYİ DÜŞÜNMÜYORUM"
Akdeniz Çivi ve Tel Fabrikası'nın zarar ettiğini ve bu nedenle işçilerin yeniden işlerinin başına dönmesi gibi bir durumun da söz konusu olmadığını ancak 30 işçinin, kendilerine ait diğer fabrikada çalışmaları geriye kalan işçilerin de mağdur edilmemesi için bir ara yol bulmaya çalıştıklarını anlatan Dövenci, bu konudaki görüşmelerin de sürdüğünü belirtti. Bir gazetecinin; 'CHP Yenişehir Belediye Meclis Üyeliği görevinden istifa etmeyi düşünüyor musunuz?' şeklindeki sorusuna Dövenci, şu yanıtı verdi:
"Partideki görevimden şu anda istifa etmeyi düşünmüyorum. Çünkü yanlış bir şey yapt ığıma inanmıyorum. Yaşananlar işçi ve işveren arasındadır. Ben hiç kimsenin hakkını yemedim. İşçilerin mağdur olmaması için ne gerekiyorsa yaptım. Arkadaşlarımız bir aydır işsizler ama bir buçuk aylık maaşlarını kendilerine ödedik. Yaptıklarımdan utanmadığım ve yanlış bir şey yaptığımı da düşünmediğim için istifa etmeyi düşünmüyorum."
(SNK-EA-E)
